Ppc türkçesi Ppc nedir

  • Üretim olanakları eğrisi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ekonomide belli bir dönemde veri teknoloji ve tam işlendirme koşullarında, tüm üretim faktörleriyle ençok üretilebilecek iki mal veya mal grubu bileşimlerinin geometrik yeri. bk. ürün dönüşüm eğrisi.

Ppc ile ilgili cümleler

English: The abbreviation of "Chinese People's Political Consultative Conference" is "CPPCC".
Turkish: "Chinese People's Political Consultative Conference"' in kısaltılmış şekli "CPPCC"'dir

İngilizce Ppc Türkçe anlamı, Ppc eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ppc ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skin flick : Porno film.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Microprocessor : Mikro işlemci. Mikroişleyici. Çok büyük çapta tümleşme teknikbiliminin olanaklarıyla, tüm ana işlem biriminin tek bir yonga üzerinde oluşturulduğu bir birleşen. mikroişleyiciler standart olarak 2”x1/2" x 1/8" boyutlarında, 40 çıkışlı bir birleşen biçiminde sunulmaktadır. mikroişlemci sözcüğü de kullanılmaktadır. Mikroişlemci. Mikroişlem birimi. Mikroişlemciler.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Documentary film : Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belge filmi. Gerçek yaşamdan alınan herhangi bir olguyu, kendi doğal çevresi ve akışı içinde ya da buna en yakın biçimde sonradan kurulmuş bezemler, seçilmiş yerlerde işleyen, çok kez belirli bir amacı yansıtan film çeşidi. Dokümanter film. Belgesel film. Gerçek bir olayı, bir sorunu, kendi doğal ortamı ve akışı içinde ya da buna en yakın bir görünüm sağlayan dekorlar arasında ele alıp yansıtan film.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

 

Transformation curve : Dönüşüm eğrisi. Transformasyon eğrisi. İki ürün için üretim etkinliğinin limit olasılıklarını gösteren grafik (ekonomi).

Microcomputer : Ana işlem birimi olarak bir mikroişleyiciyle bellek ve öteki donanım birimleri olarak çok büyük çapta tümleşik (çbçt) birleşenlerden oluşan bir bilgisayar türü. çbçt teknik biliminin geliştirdiği mikroizlenceleme olanağı donanım ile yazılım arasında esnek bir köprü sağlamakta, ana işlem biriminin sağladığı temel komutlar kullanıcıya mikroizlencelerle geliştirilmiş daha yüksek düzeyli komutlar biçiminde sunulmaktadır. Mikrobilgisayar. Mikro bilgisayar. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

Slow motion : Ağır çekimli film. Ağır çekim. Yavaşlatılmış hareket.

Ppc synonyms : motion picture show, collage film, picture show, infotainment, coming attraction, 3d, cinema verite, pc board, final cut, short subject, 3 d, musical theater, shoot 'em up, moving picture show, ppf, scene, abnormal budget, caption, feature film, portable computer, silent movie, production, a change in demand, desktop computer, shot, a group shares, talkie, show, production possibility frontier, documentary, a shift in supply, talking picture, home movie.