Precaution türkçesi Precaution nedir

Precaution ile ilgili cümleler

English: It's just a precaution.
Turkish: Bu sadece bir önlem.

English: I would have to take precautionary steps to keep him out.
Turkish: Onu içeriye sokmamak için, ihtiyati tedbirler almak zorunda kaldım.

English: It was a wise precaution.
Turkish: O akıllıca bir tedbirdi.

English: Didn't you take precautions?
Turkish: Önlemler almadın mı?

English: I didn't take any precautions.
Turkish: Herhangi bir önlem almadım.

Precaution ingilizcede ne demek, Precaution nerede nasıl kullanılır?

Air raid precaution : Hava saldırısı korunma önlemi. Pasif korunma önlemleri. Hava saldırısı dorumunda alınan önlemler.

Safety precaution : Güvenlik önlemleri. Emniyet tedbiri. Güvenliği artırmak için tedbir veya ikaz araçları. Güvenlik tedbirleri.

Precautional : Tedbirli.

Precautional patents : Başkalarının incelemesine sunulan ve onların karşı koymalarını sağlamak üzere çok kısa bir süre için verilen belge. Geçici koruma belgeleri.

Precautionary : Tedbiri. İhtiyatlı. Uyarı niteliğinde olan. İhtiyati. Tedbirli.

Air raid precautions : Hava saldırısı önlemleri.

Take precautions : Önlemlere başvurmak. Önlem almak. Bir dizi önlem almak. Tedbir almak. Önceden önlem almak.

 

Precautions : Tedbir. İhtiyat. Önlemler. Önlem.

Precautionary saving : İhtiyati tasarruf. İhtiyat tasarrufu. Yaşam süresi ve gelecekteki gelirlerle ilgili risk ve belirsizliklere bağlı olarak yapılan ek birikim.

Precautious : Tedbirli. İlerisini gören. İhtiyatlı. İhtiyat kabilinden.

İngilizce Precaution Türkçe anlamı, Precaution eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precaution ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Countermeasure : Karşı tedbir. Karşı önlem. Sayaç değeri.

Security measures : Güvenlik tedbirleri. Emniyet tedbirleri. Güvenlik önlemleri.

Deliberations : Danışma. Kafa yorma (argo terim). Müzakereler. Tedbirli olma. Üzerinde düşünme.

Perceptions : Algı. Algılama. İdrak. Kavrama. Tahsil (para). Seziş. Algılar. İdrak yeteneği. Sezme.

Premonitions : Malum olma. Hissikablelvuku. Önsezi. Kişinin hastalık nöbetinin geleceğini önceden sezinlemesi. Hastanın hissettiği öncü belirti. İçine doğma. Uyarma. Hastalık nöbetinin geleceğini gösteren sübjektif belirti.

Clampdown : Sınırlama. Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon yürütme. Resmi kısıtlama. Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon düzenleme. Önleme.

Discreetness : Tedbirlilik. Ağız sıkılığı. Sır tutma.

Acumen : Zeka. Çabuk kavrama. Keskin zek­a. Çabuk kavrama yeteneği. Yetenek. Çabuk kavrayış. Yerinde ve doğru karar alma. Yerinde ve doğru karar alma yetisi. Feraset.

Absolute discretion : Mutlak takdir hakkı.

Deliberation : Kafa yorma. Dikkat ve itina. Düşünüp taşınma. Tasarlama. Danışma. Temkin. Uzun uzun düşünme. Tartışma. Düşünme.

 

Precaution synonyms : prevision, expediences, hedge, expedients, discretion, conservative, caution, manoeuvred, countermeasures, circumspection, cautioning, capital reserve, hedges, forethought, discernment, backlogs, clairvoyances, prudence, maneuvered, chariness, perception, prudences, cautiousness, emergency reserve, diligence, expedience, manoeuvreing, manoeuvre, caginess, step, premonition, measure, forestallment.

Precaution zıt anlamlı kelimeler, Precaution kelime anlamı

Injudiciousness : Gevezelik. Zayıf muhakeme. Akıl edememe. Tedbirsizlik. Mantıksızlık. Patavatsızlık. Boşboğazlık. Düşüncesizlik.

Precaution ingilizce tanımı, definition of Precaution

Precaution kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Previous caution or care. Caution previously employed to prevent mischief or secure good. As, his life was saved by precaution. To warn or caution beforehand.