Preteen türkçesi Preteen nedir

  • 8-12 yaş arası çocuk.
  • 9-12 yaş arası çocuk.
  • On-on iki yaş arası çocuk.
  • On oniki yaşında.

Preteen ingilizcede ne demek, Preteen nerede nasıl kullanılır?

Preteens : 8-12 yaş arası çocuk. 9-12 yaş arası çocuk. On oniki yaşında çocuk.

Pretence : İddia. Numara. Rolüne girme. Rol. Yalan. Oyun. Bahane. Yalandan yapma. Hile.

Pretend : Yapar gibi görünmek. Olmak. Rol kesmek. Bahane etmek. Yalandan yapmak. Gibi yapmak. (yalandan) -miş gibi yapmak. Numarası yapmak. Numara yapmak. Gelmek.

Pretend to : Süsü vermek. İddiasında olmak. Taslamak. İddia etmek.

Pretend to the throne : Tahtta hak iddia etmek.

Pretends : Olmak. -miş gibi davranmak. Rol kesmek. Gibi yapmak. Yalandan yapmak. Hak iddia etmek. Numarası yapmak. Bahane etmek. Yapar gibi görünmek. Gelmek.

Pretending : Gösterişçi. Numarası yapmak. Numara yapmak. Bahane etmek. Yapar gibi görünme. Yapar gibi görünmek. Hak iddia etmek. Yalandan yapmak.

Pretentious : Yüksekten atıp tutan. Kurumlu. Kasıntı. Kendini beğenmiş. Yüksekten atan. Gösterişçi. İddialı. Gösterişli. Fiyakalı.

Pretenders : Talip. Tahta talip olan. Davacı. Tahta hak iddia eden sahtekar. Hak iddia eden kimse. Hak iddia eden. İsteyen kimse.

Pretense : Numara. İddia. Bahane. Yalandan yapma. Hile. Oyun. Rolüne girme. Yalan.

İngilizce Preteen Türkçe anlamı, Preteen eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Preteen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Young : Döl. Hayvan yavrusu. Yeni. Genç. Gençler. Taze. (hayvan) yavru. Yavru. Gençlik. Küçük.

Immature : Olmamış. Olgun olmayan. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Toy. Çocukça. Gelişmemiş. İmmatür. Olgunlaşmamış.

Juvenile : Delikanlı. Genç erkek rolü. Gençlik. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Juvenil. Gençlere özgü. Olgunlaşmamış. Çocuksu. Jüvenil. Yavru.

Preadolescent : Ergenlik öncesi çağda olan kimse.

Preteen synonyms : preteenager, juvenile person.

Preteen zıt anlamlı kelimeler, Preteen kelime anlamı

Adult : Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Yetişkin. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan. Yetişkin kişi. Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Reşit. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Büyümüş. Erişkin.

Old : Pişkin. İhtiyar. Eskimiş. Köhne. Yaşlı. Büyük. Kart. Eski. ...yaşında. Önceki.