Pride türkçesi Pride nedir

  • Kendini beğenmişlik.
  • Debdebe.
  • En parlak zaman.
  • Şeref.
  • Kıvanç.
  • Tafra.
  • Gurur.
  • İhtişam.
  • Gurur duymak.
  • Övünç.
  • Övünmek.
  • Kibir.
  • Onur.
  • Övünç kaynağı.
  • Haysiyet.
  • İftihar.
  • Azamet.
  • İzzetinefis.
  • Özsaygı.
  • Ağalık.
  • Kibirlilik.
  • Gösteriş.
  • Aslan sürüsü.
  • Tüylerini kabartmak (kuş).

Pride ile ilgili cümleler

English: He took pride in his dog.
Turkish: Köpeğiyle gurur duydu.

English: Human pride is human weakness.
Turkish: İnsanın kibri, onun zayıflığıdır.

English: His pride prevented him from asking others for help.
Turkish: Onun gururu başkalarından yardım istemeyi önledi.

English: His pride did not allow him to take the money.
Turkish: Onun gururu onun parayı almasına izin vermedi.

English: His pride won't allow him to ask questions.
Turkish: Onun gururu sorular sormasına izin vermez.

Pride ingilizcede ne demek, Pride nerede nasıl kullanılır?

Pride of place : Konumun üstünlüğü. Tepe mevki. En yüksek mevki.

Pride oneself on : İle övünmek. Övünmek. Gurur duymak. Gururlanmak. Gururunu yaşamak.

Take a pride in : İftihar etmek. Gurur duymak.

Take pride in : Gurur duymak. Gururlanmak. Gururunu yaşamak. İftihar etmek. İle iftihar etmek. Kıvanmak. İle övünmek.

Take pride of place : Başa geçmek. En yüksek mevkiye gelmek. Gözönünde olmak. Vitrinde olmak.

 

Neurotic pride : Nevrotik gurur.

A peacock in his pride : Gösteriş yapan kişi.

Legitimate pride : Haklı gurur.

In grease of pride : Semiz.

London pride : Taşkıran.

İngilizce Pride Türkçe anlamı, Pride eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pride ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contempts : İğrenme. Hakaret. Mahkemeye itaatsizlik. Aşağılama. Hor görme. Hürmetsizlik. Hakir görme. Küçümseme. Yüz karası. Hor görmek.

Lordliness : Soyluluk. Görkemlilik. Lordvarilik. Haşmet. Amiranelik. Gururluluk. Lorda yaraşırlık.

Splendour : Tantana. Saltanat. Nur. Görkem. Şaşaa. Parlaklık. Pırıltı.

Affectation : Numara. Eda. Yapmacık davranış. Taklit. Sahte tavır. Yapmacık tavır. Naz. Yapmacıklık.

Credit : Onur kaynağı. Hesaptaki para miktarı. Veresiye. Alacaklandırmak. Para yatırmak. Sadakat. Yüksek öğrenim gören öğrencilerden burslu ve parasız yatılılar dışında kalanlara devlet, kamu kuruluşları ya da özel kuruluşlarca verilen ödünç para. Yatırmak. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para. Övgü.

Conceitedness : Kendini beğenme. Aşırı gurur. Övüngenlik.

Self worth : Kendi değeri. Kendi değerinin hissi.

Egotism : Benlikçilik. Benlik. Kendini yüceltme. Benlikçi. Kendine hayranlık. Egotizm. Hodfüruşluk. Övünme. Bencillik. Bencilik.

Pride synonyms : civic spirit, self pride, array, blow hard, boast of, swell, hubris, civic pride, disdains, designating, pomps, honorary, self love, pageantry, be proud, laurels, grander, vanity, orotundity, pomp, conceit, demonstrating, be proud of, eclats, pretentiousness, appearance, bragged, inflation, burst with pride, magnificence, affectations, pridefulness, exult.

 

Pride zıt anlamlı kelimeler, Pride kelime anlamı

Humility : Mahviyet. Alçak gönüllülük. Tevazu. Alçakgönüllülük.

Dissatisfaction : Tatminsizlik. Duyumsuzluk. Doyumsuzluk. Memnuniyetsizlik. Hoşnutsuzluk.

Pride ingilizce tanımı, definition of Pride

Pride kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To plume. A small European lamprey (Petromyzon branchialis). An unreasonable conceit of one`s own superiority in talents, beauty, wealth, rank, etc., which manifests itself in lofty airs, distance, reserve, and often in contempt of others. Inordinate self-esteem. To be proud. To indulge in pride, or self-esteem. Called also prid, and sandpiper. To rate highly. The quality or state of being proud. Used reflexively. To glory.