Primer kemik nedir, Primer kemik ne demek

Primer kemik; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Embriyoda ve kemik kırıklarında tamir sırasında oluşan, bol osteoblastların görüldüğü, matriksin inorganik tuzlar açısından fakir olduğu kemik doku. Lâmelsiz kemik, immatür kemik.

Primer kemik tanımı, anlamı

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması

Primer : Birinci. Sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Birinci derecedeki, birincil, ilk, esas. Yapay olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Birinci, birincil, esas. DNA replikasyonu esnasında, DNA sentezinin başlayabilmesi için kalıp DNA’nın başındaki nükleotit dizisine antiparalel ve komplementer olarak sentezlenen RNA oligonükleotidi. Tek zincirli DNA’ya bağlanan kısa DNA veya RNA parçası.

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Prim : İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış.

Kemik doku : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan bir bağ dokusu türü.

 

Osteoblast : Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.

İnorganik : Cansız olan. Organik olmayan, anorganik. Organlardaki bozukluktan ileri gelmeyen hastalık. Hücrelerin cansız bölümleri.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Kırıklar : Aydın şehri, Dalama bucağına bağlı bir bölge. Çanakkale kenti, Kalkım bucağına bağlı bir bölge. İzmir kenti, Buca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Karabük kenti, Safranbolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

İmmatür : Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. Tam gelişmemiş.

Embriyo : Oğulcuk.

Matriks : İçinde birçok biyolojik olayın meydana geldiği, akıcılığı az, cansız bir sıvı ortam.

Tuzla : Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Tuzlak.

Tamir : Onarma, onarım. Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma.

Kırık : Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

 

Lamel : Mikroskopla yapılmış olan incelemede bazen lamların üstüne kapatılan dört köşe, küçük ve ince cam parçası. Çok ince tabaka.

Fakir : Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

Tami : Fındık kümesi : Tamiler çok. Bir ocaklık çay bitkisi, çay kümesi.

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.

Diğer dillerde Primer kemik anlamı nedir?

İngilizce'de Primer kemik ne demek ? : primary bone tissue, immature bone