Program nedir, Program ne demek

Program; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • İzlence.
  • Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi.
  • Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri.
  • Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek.
  • Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge
  • Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü.
  • Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.

"Program" ile ilgili cümleler

  • "Ne yapacaksa yapmadan kurar hatta programını yanındakilere de söylerdi." - Ö. Seyfettin

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan.

İngilizce'de Program ne demek? Program ingilizcesi nedir?:

program, programme

Program hakkında bilgiler

Program kelimesi şu bağlamlarda kullanılmaktadır.

Program ile ilgili Cümleler

  • Ben PHP ile programlama yapıyorum.
  • Her halukârda program bir başarıydı.
  • Program saat dokuzda başlar.
  • Tom'un izlediği aynı TV programlarını izlemek istiyor gibi görünmüyorum.
  • Program, programcılar tarafından programlandı.
  • Kim programı yapar?
  • Ali bilgisayar programlama hakkında bir şey bilmiyor.
  • Program akşam yedide sona erdi.
  • Program saat yedide bitti.
  • En sevdiğin TV programı nedir?
  • Program sürdürülmelidir.
  • Program yayında.
  • Program bitince radyoyu kapattık.
  • Yana bir bilgisayar programcısı mı?
 

Program tanımı, anlamı:

Paket program : Banda veya filme alınıp gerektiğinde radyo ve televizyonda yayımlamak üzere hazırlanmış program.

Sayfalanmış program : Sayfalar hâlinde düzenlenmiş program.

Ders programı : Öğretim programı.

Eğitim programı : Eğitimi düzenleyen ve yönlendiren sistem.

Müfredat programı : Öğretim programı.

Öğretim programı : Bir okulu bitirmek veya bir alanda uzmanlaşmak için okunması gereken ders ve konuları kapsayan plan, ders programı, müfredat, müfredat programı.

Televizyon programı : Televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri.

Programcı : Yapımcı. Program yapan kimse. Tiyatro, konser vb. yerlerde program satan veya dağıtan kimse.

Programlama : Programlamak veya programlaştırmak işi.

Programlamak : Programa bağlamak, bir şeyin programını yapmak.

Programlanma : Programlanmak işi.

Programlanmak : Programlı duruma gelmek, programa bağlanmak.

Programlaştırma : Programlaştırmak işi.

 

Programlaştırmak : Bir işin programını yaptırmak.

Programlı : Programı olan. Programa bağlanmış, belli bir programa göre düzenlenmiş.

Programsız : Belli bir programı olmayan. Belli bir programa göre düzenlenmemiş, programa bağlanmamış.

Programsızlık : Programsız olma durumu.

Plansız programsız : Düzensiz, belli bir yönteme bağlı kalmayan. Düzensiz, belli bir yönteme bağlı kalmaksızın.

İzlence : Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program.

Okul : Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü. Ekol. Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep.

Hafta : Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem.

Ders : Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Çizelge : Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste. Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel.

Tören : Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılmış olan toplantı, merasim, seremoni. Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Program dergisi : Bir tiyatronun oynadığı oyun, rol dağılımı, yazarı hakkında bilgi veren, içinde tiyatro ile ilgili başka yazılar ve çeşitli rakamlar bulunabilen paralı ya da parasız dağıtılan küçük dergi. Avrupada her yapıt için ayrı bir dergi çıkar.

Program geliştirme : Toplumdaki yeni gelişmeler göz önünde tutularak belli bir öğretim programının ya da tüm programların genel ve özel amaçlar, ders konuları, öğretim yöntemleri ve değerlendirme yolları vb. bakımından araştırma yoluyla düzeltilmesi, yenileştirilmesi ve önerilen değişikliklerin denendikten sonra genelleştirilmesi işi.

Program kredisi : Hükümetlerin uluslararası bir finansman kuruluşundan ya da bir başka hükümetten aldıkları, kullanımı belli bir projenin finansmanı ile sınırlandırılmamış olan ve genellikle ödemeler bilançosu açıklarının kapatılmasına veya kalkınmanın finansmanına yönelik bir dış kredi türü.

Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı dengesi : Program tanımlı konsolide bütçenin gelirleri ile faiz dışı harcamaları arasındaki fark.

Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı fazlası : Program tanımlı konsolide bütçe gelirlerinin faiz dışı bütçe harcamalarından büyük olması, diğer bir deyişle program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı fazlasının pozitif olması durumu. Bu büyüklük IMF’nin önerdiği iktisadi programlarda borçların çevrilebilirliğini gösteren bir başarım ölçütü ve konsolide bütçe faiz dışı fazlasından farklı bir bütçe büyüklüğüdür.

Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı harcamaları : Konsolide bütçe harcamalarından risk hesabının düşürülmesi ve sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan nakit transfer farkının ve konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kaleminin eklenmesiyle hesaplanan harcamalar.

Program tanımlı konsolide bütçe gelirleri : Konsolide bütçe gelirlerinden faiz gelirleri, Merkez Bankası kârı, yeniden değerleme ve devredilen özel gelirler, kamu bankalarından kâr payı gelirleri, özelleştirme gelirleri, konsolide kamu kesimine borç verme-geri ödeme kalemi ve darphane para basım geliri toplamının düşürülmesiyle hesaplanan gelirler.

Program tanımlı konsolide kamu kesimi faiz dışı dengesi : Program tanımlı konsolide kamu kesimini oluşturan her bir biriminin faiz dışı dengeleri toplanmasıyla hesaplanan denge. 2006 yılından itibaren bu denge hesaplanırken program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı dengesi yerine program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı dengesi kullanılmaktadır.

Program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı dengesi : Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirleri ile program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı harcamaları arasındaki fark.

Program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı fazlası : Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirlerinin program tanımlı merkezi faiz dışı bütçe harcamalarından büyük olması, diğer bir deyişle program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı fazlasının pozitif olması durumu. Bu büyüklük IMF’nin önerdiği iktisadi programlarda borçların çevrilebilirliğini gösteren bir başarım ölçütü ve Maliye Bakanlığı kamu hesapları bülteninde yayımlanan merkezi yönetim bütçe faiz dışı fazlasından farklı bir bütçe büyüklüğüdür.

Diğer dillerde Program anlamı nedir?

İngilizce'de Program ne demek? : [program (Amer.) ] n. plan, project,schedule, agenda, written order of events; public presentation; show that is broadcast on television or radio; planned group of activities; prospectus, syllabus; computer program (also programme)

v. schedule, plan; write a system of operating instructions for a computer (Computers); supply a computer or other machine with a set of pre-written instructions (also programme)

n. programme, program, menu

Fransızca'da Program : programme [le], planning [le]

Almanca'da Program : n. Programm

Rusça'da Program : n. программа (F), план (M), расписание (N)