Projektör nedir, Projektör ne demek

Projektör; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Projektör" ile ilgili cümleler

  • "Bu sırada gemilerden telaşla birkaç projektör yandı." - F. R. Atay

Projektör hakkında bilgiler

Projektör belirli bir yöntemde ışık demetinin yaklaşık paralel ışınlarını etkili bir şekilde göstererek yansıtan ve genellikle çevresinde döndürülülebilir olarak tasarlanmış bir aygıttır.

Projektörler ilk olarak Birinci ve İkinci Dünya savaşında yapay ay ışığı yaratarak gece saldırısı fırsatlarını artırmak için kullanıldı. Yapay ay ışığı tarihçi ve tank teoristi Gen. J.F.C. Fuller tarafından icad edildi.

Projektörler yaygın bir şekilde 2. Dünya Savaşı boyunca geceleri hava bombardımanı baskınlarına karşı savunma olarak kullanıldı. Yeni teknoloji olan radarlar yalnız erken uyarı amacıyla kullanılıyordu, uçaksavar silahları görsel olarak hedefi saptayabilme ihitiyacı duyuyordu, hedefi saptayabilmek için jenaratörler gökyüzünde uçakları aydınlatıyor böylece silahlar onları görebiliyordu, ayrıca kuvvetli ışıklar bombacıların görme alanlarını iki misli kısıtlıyordu.

İkinci Dünya Savaşında projektörlere General Electric'in 1942-A projektörleri dahil oldu. Bu projektör 152 cm'lik çaptaki lambası ile 800,000,000 kandela üretebiliyordu. 45 ile 56 kilometreye kadar doğrudan görünürlük kabiliyeti vardı ve 15KW jeneratörle çalışıyordu.

 

Projektör anlamı, tanımı:

Yansı : Akis. Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Tepke. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs.

Aygıt : Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım. Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz.

Projektör ışığı : Işıldağın etrafa saçtığı ışık.

Proje : Mal sahibinin isteğine göre yapılacak bir yapıyı, belli bir programa göre inşa edilecek bir yapı bütününü, bir makine veya bir kuruluşu plan durumunda gösteren çizim. Gerçekleştirilmesi istenen tasarı. Değişik alanlarda önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve kuruluşların yönetim organları tarafından onaylanmış, kısa ve uzun vadeye bağlanarak özel kurum veya devlet adına gerçekleştirilmesi kabul edilmiş bilimsel çalışma tasarısı.

Projektör ışığında olmak : Göz önünde bulunmak, ortada olmak.

Işıldak : Parlayan, ışıltılı. Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Işık : Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

 

Demet : Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Bitki veya çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Paralel : Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.). Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi. Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

Yansıtım aygıtı : Bir film veya belgenin ışık kaynağından çıkan ışınlarla ekran veya perde üzerinde görüntüsünü oluşturulan alet, projektör.

Diğer dillerde Projektör anlamı nedir?

İngilizce'de Projektör ne demek? : [Projektor] n. projector, machine for displaying films or pictures onto large screens

n. projector, floodlight, floodlight projector, headlight, Klieg, reflector, reverberator, searchlight

Fransızca'da Projektör : projecteur [le]

Almanca'da Projektör : Bildwerfer, Projektor, Scheinwerfer

Rusça'da Projektör : n. проектор (M), прожектор (M), фара (F)