Promotional türkçesi Promotional nedir

Promotional ingilizcede ne demek, Promotional nerede nasıl kullanılır?

Promotional allowance : Tanıtım indirimi. Satış artırma indirimi. Üretici firmanın, malının satışını artırmak için özel bir çaba gösterecek toptancı veya perakendeciye yönelik yaptığı fiyat düşürümü.

Promotion list : Bir üst dereceye yükselenler listesi. Terfi listesi.

Promotion mix : Satış tutundurma karması. Özendirme karması. Bir şirketin belli bir amaca ulaşmak için kullandığı reklam, kişisel satış, satış geliştirme ve halkla ilişkiler gibi araçlar bütünü.

Promotion money : Kuruculara pay olarak verilen öndelik. Kuruluş giderleri. Kurucu öndeliği. Kuruluş masrafları.

Promotion prospects : Terfi imkanı. Yükselme şansı.

Obtain promotion : Profesyonel ilerleme kaydetmek. Yükselmek. Terfi etmek.

Promotion : Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tümör promosyonu. Yükseltme. Artırma. Tesis. Sınıf geçme. Yükselme. Terfi. Tanıtma. Geçme.

Sales promotion : Satış tutundurma. Satış promosyonu. Satış özendirme. Reklam. Satış geliştirme. Mal ve hizmet satışını özendirmek amacıyla kullanılan her türlü araç ve/veya etkinlikler bütünü. Satışın geliştirilmesi. Malın satılmasını destekleyen halkla ilişkiler ve veya veya reklam. Satışları geliştirme.

 

Scramble for promotion : Bir promosyon kazanmak için çaba harcamak. Promosyon için mücadele etmek.

Promoting : (görevde vb) yükseltme. Terfi ettirmek. Yükseltmek. Önayak olmak. Düzenlemek. Terfi ettirme. Kurmak. Sınıf geçirmek. Desteklemek (pol.). Organize etmek.

İngilizce Promotional Türkçe anlamı, Promotional eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Promotional ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Investitures : Tayin. Resmi elbise. Atama. Tören. Üniforma.

Formative : Ek. Takı. Biçim veren. Gelişebilir. Sözcük kökünü geliştirebilir. Oluşumsal. Gelişme. Şekillendiren. Oluşma ya da gelişmeyle ilgili.

Salutary : Sağlığa yararlı. Saluter. Ders verici. Faydalı. İyi gelen. Yararlı. Etkileyici. Sağlıklı. Hayırlı.

Adverted : Değinmek. Bahsetmek. İma. Zikretmek. İlan. Dokundurmak.

Corporation : Şişko göbek. Şiş göbek. Korporasyon. Birlik. Kurum. Dernek. Tüzel kişi. Belediye yetkilileri. Şirket.

Advertiser : Reklamveren. Reklam veren. Reklamcı. İlancı. Reklam yapımcısı. Muhabir.

Ascent : Yükseliş. Yokuş. Rampa. Bir yer veya mekandan çıkmak için kullanılan yer. Harfin üst çıkıntısı. Yukarı doğru göç. Yamaç. Tırmanış. Tırmanma.

Ad : İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duyuru. Bir ekonomide belirli bir dönemde iktisadi karar birimleri ve dış ticaret kesimleri tarafından her bir fiyatlar genel düzeyinde satınalınmak istenen çıktı düzeyi. Miladı sene. İlan. Yönetmen yardımcısı. Ms. Acentenin indirimi. Toplam istem. Milattan sonra.

 

Initiatory : Başlatan. Başlangıç ile ilgili. İlk.

Institute : Kurmak. Bir üniversiteye bağlı ya da bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve kimi durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu. Okul. Kurum. Bilimsel kurum. Açmak. Atamak. Klinik. Enstitü.

Promotional synonyms : coming up, furthering, promotions, establishments, arising, came up, flux, escalation, installation, organ, enhancers, developer, preferment, bodies, promotion, distinctions, institutions, adverting, commercial message, directorate, elevation, improvers, construction, advert, flack, ascensions, preambulatory, introductive, inventers, institution, ballyhoos, advertising, improving.