Protein nedir, Protein ne demek

Protein; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde

Biyoloji'deki anlamı:

Canlıda yapı elemanı, hormon, enzim, elektron ya da madde taşıyıcısı, desteklik gibi görevleri yapan, amino asitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanması sonucu oluşan, polipeptit dizilerinin tek başlarına ya da diğer moleküllerle birleşerek ipliksi, tabakalı ya da küresel şekillerde (primer, sekunder, tersiyer, kuaterner yapı) bulunabilen, tüm hücre faaliyetlerine katılan bir biyopolimer grubu.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Doku hücrelerinin esas yapı unsurlarından birini oluşturan, aminoasit birleşmesinden oluşmuş azotlu bileşikler grubuna ait herhangi bir madde.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Amino asitlerin peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan, karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt içeren, globuler veya fibröz yapıya sahip, bütün canlılar için önemli yapısal ve fonksiyonel işlevleri olan makromoleküller. Genellikle peptit bağıyla bağlanmış 100’den fazla amino asit içeren ve molekül ağırlığı 10 kDa’dan fazla olan peptitler için kullanılır.

 

Zooloji alanındaki anlamı:

(Yun. protos = ilk), Albüminli madde; amino asitlerinin birleşmesiyle meydana gelmiş olan ve canlı maddenin temelini yapan karışık yapılı bir organik madde.

Bilimsel terim anlamı:

Hayvan ve bitki gözelerinde aminoasitlerden yapılmış olan önemli bir besin sınıfı.

İngilizce'de Protein ne demek? Protein ingilizcesi nedir?:

protein

Fransızca'da Protein ne demek?:

protéine

Protein hakkında bilgiler

Proteinler, amino asitlerin zincir halinde birbirlerine bağlanması sonucu oluşan büyük organik bileşiklerdir. Proteinler, açlık anında en son tüketilirler. Kimyasal sindirimleri midede başlar.

Proteinler, amino asitlerin yapıtaşlarından oluşan polimerlerdir. Her proteinin kendisine has özelliklerinin olmasını sağlayan özel amino asit dizilimleri vardır. Proteinlerin işlevlerinin çoğu, kendisini oluşturan amino asitlerin özelliklerinin tayin edilmesiyle anlaşılabilir. İnsandan virüse proteinlerin oluşumunda en çok kullanılan 20 çeşit amino asit vardır.

Bu zincirde bir amino asitin karboksil grubunun bir diğerinin amino grubuna bağlanmasıyla oluşan bağ peptit bağı olarak adlandırılır. Her proteindeki amino asit dizisinin sırası bir gen tarafından tanımlanır ve genetik kod ile kodlanmıştır. Genetik kod 22 "standart" amino asit tanımlasa da proteinlerdeki amino asitler çevrim sonrası değişimle kimyasal olarak değişikliğe uğrar. Bu değişimler ya proteinin işlev görmeye başlamasından önce gerçekleşir ya da kontrol mekanizmalarının parçası olarak, proteinin işlevini değiştirmek için olur. Proteinler belli işlevleri yerine getirmek için beraberce de çalışabilirler ve bazıları bir araya gelip kararlı kompleksler oluşturabilir.

 

Polisakkaritler, nükleik asitler ve yağlar gibi biyolojik makromoleküllere benzer şekilde, proteinler de canlı organizmaların temel bileşenlerindendir ve hücrelerin içindeki her süreçte yer alırlar. Çoğu protein, biyokimyasal tepkimelerde katalizör işlevi olan enzimlerdir ve metabolizma için yaşamsal bir role sahiptir. Başka proteinlerin ise yapısal veya mekanik işlevleri vardır: örnek olarak hücre iskeletindeki proteinler, hücrenin şeklini koruması için bir iskele görevi yaparlar. Proteinler hücre haberleşmesi, bağışıklık yanıtı, hücre tutunması ve hücre bölünme döngüsünde yer alır.

Protein ile ilgili Cümleler

  • Bazı iyi protein kaynakları nelerdir?
  • Tavuk, ton balığı ve soya fasulyesi iyi protein kaynaklarıdır.
  • Böcekler çok besleyici ve iyi bir protein kaynağı.
  • Pazı, vitaminler, mineraller, protein ve diyet lifi açısından zengindir.
  • Yumurtalar iyi bir protein kaynağı mıdır?
  • Bir litre süt yaklaşık otuz gram protein içerir.
  • O, karışık protein aldı.

Protein tanımı, anlamı:

Canlı : Canlı yayın. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Canı olan, diri, yaşayan.

Hücre : Küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda.

Asit : Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.

Protein yetersizliği : Yeterli protein alınmaması veya düşük kaliteli proteinlerin alınması sonucu ortaya çıkan, büyümeyi engelleyen, hastalıkların ağır seyretmesine yol açan, kan hücrelerinin yapımını geciktiren ve kansızlığa sebep olan dengesiz beslenme.

Proteinli : Proteini olan.

Proteinsiz : Proteini olmayan.

Proteinsizlik : Proteinsiz olma durumu.

Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Molekül. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Para, mal vb. ile ilgili şey.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Sülfür : Kükürdün başka bir elementle yaptığı bileşik.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

Birleşim : Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat. Birleşme işi. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi.

Yumurta : Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Tavuk yumurtası. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Er bezi.

Zincir : Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Altın veya gümüşten yapılmış takı. Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ.

Protein 55 : Köpeklerde bağ doku ve epitelyum doku kökenli kötü ve iyicil tümörlerin ayrıcı tanısında kullanılan protein tabiatında belirleyici madde.

Protein a : Staphylococcus aureus'un bazı suşlarında görülen ve insan IgG'leri ile bağlanan bir hücre duvar proteini. hücre duvarında bulunan ve IgG’nin Fc bölgesine bağlanan protein.

Protein değerlendirme indeksi : Yem protein oranının balık eti protein oranına etkisini gösteren bir değer.

Protein ek yemleri : İşletmelerde tane yemlerin eksiklerini tamamlamak üzere kullanılan, en az % 20 protein içeren yemler, protein tamamlayıcıları.

Protein enerji oranı : Hayvanların protein ve enerji gereksinimlerinin miktarları yanında, hayvanın tür ve ırkına göre değişmek üzere gereken belirli oran.

Protein eş değeri : Bir maddenin sağladığı toplam azotu, genellikle bitkisel proteinin azot içeriğiyle karşılaştırmak suretiyle belirten bir terim. Protein yapısında olmayan üre yaklaşık % 45 azot içerir ve % 281 protein eş değerine sahiptir.

Protein etkinlik derecesi : Protein değerlendirme sistemlerinden olan ve her birim tüketilen protein için sağlanan canlı ağırlık artışının yüzde olarak ifadesi, PER.

Protein etkinlik oranı : Balığın ağırlığıyla tüketilen protein miktarı arasındaki oranı veren, yem proteinlerinin ne ölçüde balık etine dönüştüğünü gösteren bir oran.

Protein hedefi : Yeni sentezlenmiş proteinlerin ayrılması ve hücredeki uygun yerlerine yerleştirilmesi olayı.

Protein ikame değeri : Eşit miktarda yumurta proteiniyle aynı değeri verebilecek test protein miktarının ölçümüne dayanan protein değerlendirme sistemi. Toplam azot tüketimi ve vücutta tutulmasının ölçümüdür, PRV.

Diğer dillerde Protein anlamı nedir?

İngilizce'de Protein ne demek? : n. essential organic compound composed of 20 or more amino acids joined by peptide bonds

n. protein, essential organic compound composed of 20 or more amino acids joined by peptide bonds

n. protein

Fransızca'da Protein : protéine [la]

Almanca'da Protein : n. Eiweiß, Glutin, Protein

Rusça'da Protein : n. белок (M), протеин (M)