Psikoloji nedir, Psikoloji ne demek

Psikoloji; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Ruh bilimi, ruhiyat
  • Bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü.
  • Herhangi bir edebiyat ürününde, kişilerin kişiliklerini belirleyen duyuş, düşünüş, davranış biçimi.
  • Ruhsal.

"Psikoloji" ile ilgili cümle

  • "Toplum psikolojisi."

Felsefi anlamı:

[Bakınız: ruhbilim]

Psikoloji anlamı, kısaca tanımı:

Sosyal psikoloji : Toplumun insan davranışlarına etkisini konu edinen bilim dalı.

Psikolojik : Ruh bilimsel. Ruhsal.

Psikolojik savaş : Temeli propagandaya dayanan, karşı düşünceli grupların birbirlerini etkileyebilmek ve kendi düşüncelerini kabul ettirmek için aralarında tehdit, şantaj, yıldırma vb. psikolojik ögelerin kullanıldığı mücadele türü.

Psikolojizm : Ruh bilimcilik.

Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Ruhiyat : Ruh bilimi, psikoloji. Psikolojik durum.

Birey : İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert.

 

Hareket : Davranış, tutum. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Deprem. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Yola çıkma. Devinim. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.

Düşünme : Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Düşünmek işi, tefekkür. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

Duygulanma : Duygulanmak durumu, tahassüs. İç salgı bezlerini de kapsayan türlü etkiler altında duygusal tepkiler gösterme.

 

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Biçme işi.

Psikolog : Ruh bilimci.

Ruh : Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü. En önemli nokta, öz. Esans. Duygu. Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu.

Ruhsal : Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik. Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik.

Psikolojik oyun : Düşünce, duygu ve tutkuları inceleyen, bu öğelerin çözümlenmesine büyük yer veren oyun çeşidi. Freud'un etkisini bulduğumuz bu tür oyunlarda birey psikolojisi üzerinde durulur. Bu tür oyunların yöntemleri çeşitlidir, psikolojik oyunlar, gerçekçi, düşsel, ekspresyonist vb. çeşitli açılardan yazılabilir. Örn. T. Williams'ın yapıtları.

Psikoloji ile ilgili Cümleler

  • Psikoloji insan duygularıyla ilgilenir.
  • Ali kumar bağımlılığı için psikolojik destek aldı.
  • Psikoloji öğrenimi görüyorum.
  • Burak bir psikolojik savaş uzmanıydı.
  • Propagandan çok acemice; ki bunu psikoloji konusunda uzman biri olarak söylüyorum.
  • Psikolojide ihtisas yaptım.
  • Psikolojide bir doktora derecesine sahip.
  • Psikolojisi bozuk biriyle uğraşıyorsak, aklından geçenleri anlamak zorundayız.
  • Burak özel kuvvetlerdeydi ve onlar orada onlara psikolojik savaş öğretiyorlar.
  • Kız kardeşim gelişim psikolojisi bölümünde uzmanlaşıyor.
  • Onun hafıza kaybı fiziksel bir sorundan ziyade psikolojik bir sorun.
  • O, kocasının psikolojisini biliyor.

Diğer dillerde Psikoloji anlamı nedir?

İngilizce'de Psikoloji ne demek? : n. psychology

Fransızca'da Psikoloji : psychologie [la]

Almanca'da Psikoloji : n. Psychologie, Seelenkunde

Rusça'da Psikoloji : n. психология (F)