Puşt nedir, Puşt ne demek

Puşt; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Eş cinsel erkeklerin cinsel zevklerine hizmet eden erkek
  • Güvenilmez, kalleş.
  • Ağır ve kaba sövgü sözü.

Yerel Türkçe anlamı:

Taze fındığın yeşil kabuğu.

Kalleş// puşt pezevenk: kalleş

Puşt tanımı, anlamı:

Puşt olmak : Bir işin uzmanı olmak. birinin ilencine uğrayıp kötüleşmek, mahvolmak.

Puştluk : Puşt olma durumu. Kalleşlik.

Cinsel : Cinsiyetle ilgili, cinsî, eşeysel, seksüel.

Erkek : Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Yetişkin adam, bay, er kişi. Koca. Sperma oluşturan organizma. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Sert, kolay bükülmez.

Zevk : Eğlence. Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz. Tat, lezzet. Güzeli çirkinden ayırt etme yetisi, beğeni.

Hizmet : Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma.

Sövgü : Sövmek için söylenen söz, sövme, küfür.

Güven : Yüreklilik, cesaret. Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat.

Kalleş : Birine gizlice kötülük eden. Sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan.

Ağır : Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Yavaş. Yoğun. Yavaş bir biçimde. Ağırbaşlı, ciddi. Değeri çok olan, gösterişli. Çapı, boyutu büyük. Davranışları yavaş olan. Ağır sıklet. Sindirimi güç (yiyecek). Kısık, alçak. Çetin, güç. Ciddi. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Sıkıntı veren, bunaltan.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Kaba : Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Taneleri iri. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü.

Puşt nişanı : Kimi atların arka bacaklarında olan kıvrık tüylü yerler

Puşta : Tomruğun kenarından çıkarılan ilk tahta (bir yanı düz bir yanı yuvarlak olur). Tahtaların en ince yerleri. Patlıcan, domates, biber fidesi. Bağ, bostan, sebze ekilen evlek. Tarla sürerken sabanın açtığı izin iki yanında yükselen topraklar : Saban puştaları düzler. Evlekleri birbirinden ayıran toprak sırt. Tarlaların sulanması için açılan su arkı.

 

Puştan : Çarığın içine konulan bez.

Puştanbar : Tahılın değirmen taşına dökülmesini sağlayan taşın ortasındaki bölüm.

Puştlama : Soğuğa engel olması için iki döşeme tablası arasına konulan 10 cm. genişliğindeki tahta.

Puştoğlan : Kırmızı çiçekli bir süs bitkisi

Puştolmak : Kilit, vida, değirmen kolu vb. şeyler yalama olmak, bozulmak.

Puştu : Bağ, bostan, sebze ekilen evlek Evlekleri birbirinden ayıran toprak sırt. Çarık yaması. bk.puşta (III)- bk. puşta (III)-3.

Puşt ile ilgili Cümleler

  • Benden yaşça büyük insanların bana puştça davranmasına tahammülüm yok.
  • Demirin tuncuna insanın puştuna kaldık!
  • Birine puştluk yapmadan önce kime yaptığını iyi düşün.

Diğer dillerde Puşt anlamı nedir?

İngilizce'de Puşt ne demek? : [Pontifical University of St. Thomas Aquinas] adj. scoundrelly

n. scoundrel

Rusça'da Puşt : n. гомосексуалист: пассивный гомосексуалист (M)