Public consumption expenditure türkçesi Public consumption expenditure nedir
- Kamu hizmetlerinin görülmesi için gerekli olan mal ve hizmetlerin alımı amacıyla yapılan cari harcamalar.
- İktisat alanında kullanılır.
- Kamu tüketim harcamaları.
Public consumption expenditure ingilizcede ne demek, Public consumption expenditure nerede nasıl kullanılır?
Public : Halk. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Herkesin bildiği. Halk için. Herkesçe bilinen. Devlete ait. Halka açık. Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. İzleyiciler. Bar.
Consumption : Üretimle elde edilen, mal ve nesnelerin, toplumda, satın alma gücüne bağlı olarak istek bulması ve yoğaltımı. Sarf. Kişilere ilişkin gereksemeler nedeniyle malların ve hizmetlerin tüketilmesi. belirli bir süre içinde tüketilen üretim özdeklerinin tümü ya da bunlardan birisinin gideri. Tüberküloz. Yoğaltım. Coğrafya, iktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Harcayış. Harcama. Mal ve hizmetlerin insan isteklerini gidermek üzere son kullanılışı. Tüketim.
Expenditure : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması. bk. gider. Gider. Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar. Maliyet. Tüketim. Masraf. Harcama. Tüketme. Harç.
Consumption expenditure : Tüketim harcamaları. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde tüketim için yaptıkları harcamalar. bk. bütüncül tüketim harcamaları.
Individual consumption expenditure : Tüketicinin satın aldığı mal ve hizmetler için yapmış olduğu harcama. Bireysel tüketim harcaması.
İngilizce Public consumption expenditure Türkçe anlamı, Public consumption expenditure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Public consumption expenditure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Public consumption expenditure synonyms : a pass through certificate, a change in supply, abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention, abnormal budget, a change in demand.

Bu kısımda Public consumption expenditure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Public consumption expenditure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Public consumption expenditure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Public consumption expenditure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.