Public relations türkçesi Public relations nedir

  • Halkla ilişkiler uzmanı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kamu ilişkileri.
  • Halkla ilişkiler.
  • Bir şirketin, var olan ve olası müşterileriyle ilişkilerini geliştirmeye ve şirket hakkında olumlu izlenimler oluşturmaya yönelik gerçekleştirilen etkinliklerin tümü.

Public relations ile ilgili cümleler

English: Journalism is printing what someone else does not want printed. Everything else is public relations.
Turkish: Gazetecilik, birilerinin yazılmasını istemediği şeyleri yazmaktır. Gerisi halkla ilişkilerdir.

Public relations ingilizcede ne demek, Public relations nerede nasıl kullanılır?

Public : Milli. Herkese açık. Umum. Kamusal. Halk. Kamuya ait. Halka açık. Genel. Ahali. Herkese ait.

Relations : Akrabalar. Aile. Soy sop. Alışveriş. Karşılıklı ilişki.

Public accounting : Kamu muhasebesi. Muhasebe. Yetkili muhasebeci. Devlet muhasebesi. Serbest muhasiplik. Devletin gelir, gider ve ayniyat akımlarıyla ilgili tüm işlemlerini içeren kayıt sistemi.

Public administration : Kamu idaresi. Amme yönetimi. Merkezi hükümet. Amme idaresi. Kamu yönetimi.

Public assistance : Sosyal yardım.

Public auction : Açık satış. Açık mezat. Aleni müzayede. Açık artırma ile satmak. Genel müzayede. Müzayede. Açık artırma.

İngilizce Public relations Türkçe anlamı, Public relations eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Public relations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Public information : Halkı uyarı.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Pr : Hiz. Bir şirket veya organizasyon için iyi niyet promosyonu hareketleri ve bilgi dağıtılması. Piar.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Public relations synonyms : a shift in individual demand, a pass through certificate, a shift in demand, abnormal budget expenditures, ability to pay approach, ability to pay principle, a change in demand, abolition of forced labour convention.