Pure türkçesi Pure nedir

  • İffetli.
  • Arı.
  • Namuslu.
  • Katışıksız.
  • Kuramsal.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Lekesiz.
  • Kötülükten uzak.
  • Katkısız.
  • Sırf.
  • Halis.
  • Teorik.
  • Katıksız.
  • Kusursuz.
  • Saf.
  • Safkan.
  • İçinde yabancı özdek bulundurmayan, temiz, katışıksız (özdek).
  • Bir kimyasal özdeğin yabancı özdeciklerden arınmış niteliği.
  • Temiz.
  • Masum.
  • Sade.
  • Soyut.
  • Pak.
  • Elmas gibi.
  • Yalnız.
  • Salt.

Pure ile ilgili cümleler

English: Is that pure gold?
Turkish: O saf altın mı?

English: Exporting water from an arid country to the rainy Europe is pure folly.
Turkish: Kurak bir ülkeden yağışlı Avrupa'ya su ihraç etmek saf çılgınlık.

English: Electronic components can be cleaned using pure isopropyl alcohol.
Turkish: Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilir.

English: Ali drinks 100% pure orange juice every day.
Turkish: Ali her gün %100 saf portakal suyu içer.

English: Have you ever breathed pure air?
Turkish: Hiç temiz hava soludun mu?

Pure ingilizcede ne demek, Pure nerede nasıl kullanılır?

Pure and simple : Su katılmamış. Sadece. Bu kadar basit. Yalnız. Açıkça. Bal gibi. Tek.

Pure ash : Saf kül. Yemdeki ham kül miktarından, hidroklorik asitte çözünmeyen kum vb. maddeler çıkarıldıktan sonra elde edilen kül miktarı.

Pure binary data : Saf ikili veri.

 

Pure binary notation : 0 ve 1 sayamaklarıyla 2 kökünü kullanan bir değişmez köksel sayılama dizgesi, örn. 110,1 sayıtı, arı ikili sayılama dizgesinde "altı buçuk" sayısını gösterir. Arı ikili sayılama dizgesi.

Pure binary numeration system : 0 ve 1 sayamaklarıyla 2 kökünü kullanan bir değişmez köksel sayılama dizgesi, örn. 110,1 sayıtı, arı ikili sayılama dizgesinde "altı buçuk" sayısını gösterir. Salt ikili numaralandırma sistemi. Arı ikili sayılama dizgesi. Kusursuz binary numaralama sistemi.

Pure competition : Tam rekabet piyasası. Serbest rekabet. Giriş ve çıkışın serbest ve bilginin tam olduğu, türdeş mallar üretilen piyasada çok sayıda satıcı ve çok sayıda alıcı arasındaki rekabet. Tam rekabet.

Pure float : Saf dalgalanma. Esnek kur sisteminde, döviz kurunun tamamıyla piyasa güçleri tarafından belirlendiği ve para yetkesinin müdahale etmediği serbest dalgalanma türü.

Pure economy : Saf ekonomi. İktisadi yaşamı dış koşullardan soyutlayarak iktisadi olguların biçimsel özelliklerini yeniden tanımlamak iddiasını taşıyan ve marjinalci lozan okulu ekonomicileri vilfredo pareto ve leon walras tarafından ileri sürülen ekoanomi anlayışı.

Pure cinema : Arı sinema. Öbür sanatların etkisinden sıyrılmış, yabancı öğelerden arınmış, salt sinemaya özgü bir dil ve anlatımın geliştirilmesi gerektiğini savunan görüş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Pure birth process : Yalın doğum süreci.

İngilizce Pure Türkçe anlamı, Pure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fairer : Güzel. Adil. Beyaz tenli. Doğru. Yabani. Sarışın. İyice. Makul. İyi.

Purely : Yalnızca. Sadece. Ari olarak. Saf bir biçimde. Bütünüyle. Safça. Ancak. Saf olarak.

Pucka : Kaliteli. En iyi kalite. Birinci sınıf. Gerçek. Hakiki.

Nonphysical : El ile tutulamaz. Fiziksel olmayan. Fiziksel varlığı olmayan.

Faultless : Yanlışsız. Hatasız. Mükemmel. Noksansız. Hatası veya kusuru olmayan. Kabahatsiz. Falsosuz. Özürsüz.

Salt : Tuzlayarak saklamak. Çeşni. Niteliklerinden dolayı hemen hemen bütün halkların boş inançlarında ve büyüsel işlemlerinde önemli rol oynayan maden. Tuz katmak. Özgül olmayan bağışık cevabın ilk hattını oluşturan derideki lenfoid doku. Renklendirmek. Bir asit hidrojenlerinin tümü, ya da bir bölümü metal ya da köklerle yer değiştirdiğinde oluşan bileşik. nacı; sodyum klorüre halk dilinde verilen ad. Tat. Bezemek. Çeşitli metal veya metal eş değerlerinin klorürleri, sülfatları, fosfatları, laktatları, sitratları veya kalsiyum kazeinatta olduğu gibi proteinlerle birleşimlerinde bir asidin hidrojen atomunun yerini bir metalin veya metal-eş değerinin almasıyla oluşan bileşikler sınıfı, yemek tuzu, sodyum klorür. %.

Unmixed : Karışmamış. Sağ. Ayrışmış. Has. Karıştırılmamış.

Forlorn : Terkedilmiş ve mutsuz. Ümitsiz. Kimsesiz. Mahzun. Terkedilmiş. Perişan. Terkedilmiş ve harap. Sahipsiz. Issız.

Babe in the woods : Ormandaki bebek. Kayıp. Muhallebi çocuğu. Kaybolmuş. Süt kuzusu. Süt çocuğu. Ağzı süt kokan kimse. Acemi çaylak. Ana kuzusu.

Stainless : Leke tutmayan. Tertemiz. Pırıl pırıl. Paslanmaz. Lekelenmez. Leke tutmaz.

Pure synonyms : array, unclouded, confiding, unvarnished, theory based, fresh, clean bred, axenic, pukka, censureless, academical, pureness, utter, bee, wasp, entires, eximious, chaster, purest, clear, cleanlier, unpolluted, incorrupt, technical, unmitigated, virtuous, uncontaminated, barest, lily white, barer, sublimate, blotless, by yourself.

Pure zıt anlamlı kelimeler, Pure kelime anlamı

Unprocessed : İşleme konulmamış. İşlenmemiş. İşleme tabi tutulmamış. Geliştirilmemiş.

Impure : Pis. Kirli. Ahlaksız. Abdestsiz. Hileli. Açık saçık. Arı olmayan. Murdar. Cenabet. Saf olmayan.

Impurity : Bir özdeğin içinde, olağan nicel çözümleme yöntemleriyle belirlenemeyecek ölçüde az bulunan başka bir özdek. Katışıklık. Kirlilik. Bir özdeğin bir başka özdek içinde olağan nicel çözümleme yöntemleriyle belirlenemeyecek ölçüde az bulunarak arılığını bozması. Katışkı. Katışlı. İffetsizlik. Saflığı bozan şey. Katışık şey. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Pure antonyms : unclean, mitigated.

Pure ingilizce tanımı, definition of Pure

Pure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pure clay. Mere. Pure air. Pure compassion. Simple. Unmixed. As, pure water. Clean. Separate from all heterogeneous or extraneous matter. Free from mixture or combination.