Pusat nedir, Pusat ne demek

  • Araç
  • Giysi ya da giysilik kumaş.
  • Silah, zırh vb. savaş aracı.

Yerel Türkçe anlamı:

Beşiğe bağlanan enli kuşak, beşik örtüsü ve minderi.

Çamaşır.

Asker : Türk pusatları erkekçe savaş yaparlar.

Giysilik kumaş.

Giysi.

Gelin için güvey evinin aldığı giyecek ve benzeri eşyalar.

Altın ve gümüş eşya : Ayşe bibinin pusadı pek çok.

Silah

Çeyiz.

Giysi.

Gelinlik giysi.

Güveyin geline gönderdiği nişan armağanı.

Hamam takımı.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

(Ortaoyunu): Ortaoyunu'nda giysi için kullanılan sözcük.

Tiyatro'daki terim anlamı:

(Ort. O.):Giysi.

Diğer sözlük anlamları:

Âlet ve edevat.

Silâh, zırh gibi harp için giyinilip kuşanılan şeyler.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Konya şehrinde, Kurthasanlı bucağına bağlı bir bölge. Sivas şehrinde, Hafik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Pusat tanımı, anlamı:

Pusatçı : Orta oyununda şakşak ve tahta kılıç vb. kullanan oyuncu.

Pusatlı : Pusatı olan. Zırh giymiş.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

Silah : Bir konuda etkili her şey. Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç.

 

Zırh : Savaş gemilerinin veya bazı araçların dışına kaplanılan çelik levha. Savaşlarda ok, kılıç, süngü vb. silahlardan korunmak için giyilen, demir ve tel levhalardan yapılmış giysi. Herhangi bir yeri, aracı vb.ni kuvvetlendiren, zararlı etkilerden koruyan özel madde.

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal.

Aracı : İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Ara bulucu. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

 

Pusat görmek : Güvey evi geline giysi vb. eşya almak.

Pusat kesmek : Geline giysi biçmek.

Pusat odası : (Ortaoyunu) : Ortaoyunu'nda oyuncuların giysilerinin bulunduğu çadır ya da gergiyle kapatılmış yer. Sandık odası da denir.

Pusatcı : Çingenelerin giyeceklerini taşıyan kadın.

Pusatlar : Kütahya ilinde, Çavdarhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Pusatmak : Hava bulutlanmak, kapanmak, puslanmak.