Pyramiding of profit türkçesi Pyramiding of profit nedir

  • Her mali yıl sonunda elde edilen karların birbirlerine eklenmesiyle firmanın karlılık durumunun güçlendirmesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kar piramitleşmesi.

Pyramiding of profit ingilizcede ne demek, Pyramiding of profit nerede nasıl kullanılır?

Pyramiding : Piramid. Ehram. Çatma. Piramit.

Of : Li. -li. Hakkında. -dan. Nin. İle ilgili. Yüzünden. Den. -nin. -den.

Profit : Yaramak. Kazanç getirmek. Tecimsel bir işlem sonucu elde olunan kazanç. girişimciye ürem, kira, genel giderler, işçilik ve benzeri ödemeler çıkarıldıktan sonra kalanı. girişimle sağlanan değer artışı. Kar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kar getirmek. Kazanmak. Kar sağlamak. Doğal gelir kaynaklarından elde edilen brüt paralarla birlikte satış geliri ya da gelirden geri göndermeler, indirimler düşüldükten sonra kalan tutar. Fayda.

Pyramiding of tax : Tüketiciye ulaşıncaya kadar bir malın üzerine üretim aşamalarının birinde veya her birinde vergi konulması sonucu verginin ileriye yansımasıyla mal fiyatında ortaya çıkan birikimli artış. Vergi piramitleşmesi.

Allocation of profits : Karlar dağılımı. Kar dağıtımı. Karlar dağıtımı.

Average rate of profit : Ortalama kar oranı. Ortalama kazanç oranı.

Repatriation of profits : Karların ana yurda geri gönderilmesi.

 

Capitalization of profits : Gelecekteki kazançların şimdiki değerinin tahmini.

Right of profit on patent : Bulgu belgesi üzerinde yararlanma hakkı. Bulgu belgesi iyesinin belgeden yararlanma hakkı.

Margin of profit : Kar marjı. Karmarjı.

İngilizce Pyramiding of profit Türkçe anlamı, Pyramiding of profit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pyramiding of profit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Pyramiding of profit synonyms : abnormal budget receipts, a pass through certificate, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a change in demand, profit pyramiding, ability rent.