Pyruvate türkçesi Pyruvate nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Piruvik asidin tuz, ester veya anyon formu. aerob ve anaerob glikoliziste ortak ara ürün.
- Piruvat.
- Pirüvat.
Pyruvate ingilizcede ne demek, Pyruvate nerede nasıl kullanılır?
Pyruvate carboxylase : Pirüvat karboksilaz. Karaciğer ve böbrek hücrelerinde pirüvatın oksaloasetata geriye dönüşümsüz karboksilasyonunu sağlayan, prostetik grup olarak biotin kapsayan ligaz sınıfından mitokondrial bir enzim. glikoneogenezisin düzenleyici enzimlerinden biri.
Pyruvate decarboxylase : Maya ve bazı mikroorganizmalarda bulunan, koenzim olarak tiyamin pirofosfat gerektiren liyaz sınıfından bir enzim. iki basamakta gerçekleşen piruvik asitten etanol ve karbondioksit oluşumunun ilk basamağında piruvik asitten asetaldehit ve karbondioksit oluşturan enzim. Pirüvat dekarboksilaz.
Pyruvate dehydrogenase complex : Pirüvat dehidrogenaz, dihidrolipoil transasetilaz, dihidrolipoil dehidrogenaz enzimlerini kapsayan, koenzim olarak tiyamin pirofosfat, lipolik asit, koenzim a, fad, nade gereksinim duyan pirüvattan oksidatif dekarboksilasyonla asetil coa oluşturan mitokondriyal multienzim kompleksi, lipoamit. Piruveyt dehidrojenez kompleks. Pirüvat dehidrogenaz kompleksi.
Pyruvate kinase : Glikoliziste fosfoenolpirüvattan yüksek enerjili fosfatı adpye aktararak atp ve pirüvat oluşturan reaksiyonu katalizleyen transferaz sınıfından bir enzim. glikolitik yolun çalışma hızını düzenleyen enzimlerden biri. Pirüvat kinaz. Piruvat kinaz.
Pyruvate transport mechanism : Mitokondri iç zarında bulunan, sitoplazmada biçimlenmiş pirüvatın mitokondri matriksine geçmesini buna karşılık hidroksil iyonunun matriksten sitoplazmaya geçmesini sağlayan taşıma sistemi. Pirüvat taşıma sistemi.
Pyruvic : Pirüvik.
Glutamate pyruvate transaminase : Alanin transaminaz. Gpt. Glutamat pirüvat transaminaz.
Pyruvic acid : Glikolizisin ara ürünü ve bazı amino asitlerin katabolizması sonunda üretilen bir alfa-keto propiyonik asit. Piruvikasü. Piruvik asit. Üzüm asidi. Pirüvik asit.
Papyrus : Papirus. Papirüs ağacı. Papirüs. Papirüs el yazması. Eski mısırlıların yazı kağıdı yapmak için özünden yararlandıkları bitki. bu bitkiden yapılan kağıt. bu kağıt üzerine yazılmış elyazısı.
Papyruses : Papirüs ağacı. Papirus. Papirüs.
İngilizce Pyruvate Türkçe anlamı, Pyruvate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pyruvate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tete a tete : Yüz yüze. Karşılıklı. Özel görüşme. Başbaşa.
A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.
Toffee nosed : Kendini beğenmiş.
Esoteric : Özel. Belirli bir kesime hitap eden. Bir kesime hitap eden. Nadir. Gizli. Ufak bir gruba özgü. Ezoterik. Olağandışı. Ancak küçük bir grupça bilinen. Belli bir gruba hitap eden.
Abdomen : Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.
Close : Çevirmek. Geçit. Yummak (göz). Sonuç. Avlu (okul, kilise). Göğüs göğüse kavga. Kadans. Son söz. Son vermek. Kapamak.
Privy : Kapalı. Eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet. Saklı. Abd'de dışarda bulunan tuvalet. Yazlık ev. Abdesthane. Yaz evi. Gizli. Binadışı hela. Tuvalet.
Clannish : Kabileye ait. Yabancıları sevmeyen. Ayrılıkçı. Birbirini tutan. Klana ait. Klan. Kabile. Klik yaratan. (grup) ayrılıkçı.
A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
Snobby : Mağrur. Kendini diğerlerinden üstün gören. Züppe. Kibirli. Snop. Kendini beğenmiş.
Pyruvate synonyms : nonpublic, cloistered, snobbish, insular, one on one, abdominal ovariectomy, secret, common soldier, reclusive, closed door, enlisted man, backstage, a c deformity, abdominal distention, abdominal pain, abamectin, clubby, sequestered, cliquish, abdominal palpation, a dna, abattoir, a clay, confidential, head to head, semiprivate, buck private, personal, a c syndrom, secluded, abdominal fat necrosis, offstage, a amplitude mod.
Pyruvate zıt anlamlı kelimeler, Pyruvate kelime anlamı
Exoteric : Dışrak. Kolay anlaşılır. Genel. Anlaşılır. Sıradan. Harici. Eksoterik.
Impersonal : Kişisiz. Kişiliksiz. Kişilik dışı. Gayrı şahsi. Kişidışı. Gayri şahsi. Kişisel olmayan. Kişilerüstü. Şahsi olmayan. Kişilikdışı.
Public : Ahali. Ulusal. Halka açık. Herkesin bildiği. Herkese açık. Kamu. Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim. İzleyiciler. Aleni. Genel.
Pyruvate antonyms : outward.

Bu kısımda Pyruvate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pyruvate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pyruvate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pyruvate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.