Qualify türkçesi Qualify nedir

  • Finale çıkmak.
  • Seçmelerde kazanmak.
  • Nitelemek.
  • Şart koymak.
  • Nitelendirmek.
  • Hakkını vermek.
  • Sınırlandırmak.
  • Değiştirmek.
  • Yeterli hale getirmek.
  • Yeterli olmak.
  • Kısmak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Yeterli kılmak.
  • Hak kazanmak.
  • Yetki vermek.
  • Kalifiye etmek.
  • Su katmak.
  • Kısıtlamak.
  • Değerlendirmek.
  • Yeterlik kazanmak.
  • Kalifiye olmak.
  • Karakterize etmek.
  • Hak kazandırmak.
  • Vasıflandırmak.
  • Sınırlamak.
  • Tanımlamak.
  • Ehliyet kazanmak.
  • Hafifletmek.

Qualify ile ilgili cümleler

English: Turkey did not qualify in this year's World Cup.
Turkish: Türkiye bu yılki Dünya Kupası'nda finale çıkmadı.

English: The Turkish team performed well, making us all happy. However, it could not qualify for the final.
Turkish: Türk takımı iyi bir performans gösterdi, hepimizi sevindirdi. Ancak, finale çıkamadı.

Qualify ingilizcede ne demek, Qualify nerede nasıl kullanılır?

Qualify as a doctor : Doktorluk sınavını geçmek. Doktor olmak.

Qualifying : Değiştiren. Sınırlayan. Sıralama turu. Niteleyici. Niteleme.

Qualifying examination : Ehliyet sınavı. Eleme sınavı. Seçme sınavı. Yeterlik sınavı.

Qualifying period : Deneme süresi. Bekleme süresi. Ehliyet kazanma süresi.

Qualifying round : Seçme turu. Seçim turu. Saylav turu. Seçmeler.

Unqualify : Diskalifiye etmek. Yetkisini almak. Yarıştan ihraç etmek.

 

Qualification of request : Başvuran kişinin yasalara göre yeterliğinin bulunup bulunmaması. İsteme yeterliği.

Qualification test : Yeterlik sınavı.

Qualificative : Niteleyici.

Qualification indices : Niteleme endeksleri.

İngilizce Qualify Türkçe anlamı, Qualify eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Qualify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alter : Hadım etmek. Değişiklik yapmak. Kısırlaştırmak. Evirmek. Değişim geçirmek. Başka türlü olmak. Değişiklik geçirmek. Başkalaştırmak.

Describing : Çizmek. İfade etmek. Tarif etmek. Betimlemek. Tanımlama. Anlatmak. Açıklama. Tasvir etmek.

Absolute loader : Mutlak yükleyici. Salt yükleyici.

Abridges : Kısaltmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Özetlemek. Mahrum etmek. Kesmek. Tenkis etmek. Azaltmak.

Alternate : Nöbetleşe yapmak. Birbirini takip etmek. Birbirini sırayla izlemesini sağlamak. Değişmek. Bir o. Almaşık. (birbirlerini) sıra ile izlemek. Münavebeli.

Delimit : Sınırlarını koymak. Limitlerini belirlemek. Tahdit etmek. Limit koymak. Tahtidlemek.

Authorise : Yetkilendirmek. Salahiyet vermek. Memur etmek. Ruhsat vermek. İzin vermek. Yetkili kılmak. Onaylamak.

Personifies : Kişilik vermek. Kişileştirmek. Ta kendisi olmak (somut bir şeyin). Canlandırmak. Simgesi olmak. Canlı bir örneği olmak. Canlı örneği olmak. Temsil etmek.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Label : Bir malın tür, miktar, fiyat gibi niteliklerini belirten küçük kağıt parçası. Etiketlemek. Marka koymak. Damgasını vurmak. Tecim mallarının türü, kökeni, ederi ve niteliği gösterilmek amacıyla üzerlerine yapıştırılan küçük kağıt. Uyarı işareti koymak. Sınıflandırmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Damgalama. gıda ve yem maddesini tanıtıcı her türlü yazılı veya basılı bilgi, marka, damga ve işaretleri içeren, gıdayla veya yemle birlikte sunulan veya ambalajında basılı bulunan tanıtım bildirimi. Yaftalamak.

 

Qualify synonyms : appease, serve, authorize, describes, characterize, authorising, constrains, bar, appeasing, alleviate, dilute, capacitate, pronounce, capacitates, categorises, alternated, categorize, abates, measure up, stipulate, call off, watered down, barter, banjax, choke, postulating, avouching, reconstituting, do, authorizing, acception, describe, bounds.

Qualify zıt anlamlı kelimeler, Qualify kelime anlamı

Disqualify : Diskalifiye etmek. Ehliyetini kaldırmak. Ehliyetsiz kılmak. Yetkisini elinden almak (ceza olarak). Yetkisini elinden almak. Menetmek. Dereceye girememek. Spor diskalifiye etmek. Yetersiz bulmak.

Qualify ingilizce tanımı, definition of Qualify

Qualify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To supply with legal power or capacity. To fit, as for a place, office, occupation, or character. To make capable, as of an employment or privilege. To be fit, as for an office or employment. To give added or requisite qualities to. To be or become qualified. To make such as is required. To furnish with the knowledge, skill, or other accomplishment necessary for a purpose.