Quality türkçesi Quality nedir

  • Nesnelerin sayıya vurulamayan ya da sözlü olarak dile getirilebilen özelliği.
  • Sayısal olmadan belirtilen özellik.
  • Sıfat.
  • Vasıf.
  • Önermenin niteliği.
  • Mizaç.
  • Kaliteli.
  • Ses kalitesi.
  • Soyluluk.
  • Bir ürünün bilinen en iyi özellikleri bünyesinde taşıması durumu.
  • Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik.
  • Kalite.
  • Fizik, kimya, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Cins.
  • Bünye.
  • Ses rengi.
  • Tını.
  • Nitelik.
  • Özellik.
  • Keyfiyet.
  • Bir şeyi o şey yapan ve başka şeylerle karıştırılmamasını sağlayan varoluş biçimi.
  • Sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen, ancak renk, koku, tad gibi görünümleriyle bilinerek tanınan özellik.
  • Asalet.
  • Özdek ya da olayların özünü, durumunu ve başkalarından ayrımını belirleyen özelliklerin tümü.
  • Yetenek.
  • Çeşit.
  • Kabiliyet.
  • Yapı.
  • Nevi.
  • Nitellik.

Quality ile ilgili cümleler

English: Ali was fed up with eating the low quality food provided by the prison.
Turkish: Ali hapishane tarafından temin edilen düşük kaliteli yiyecek yiyerek besleniyordu.

English: Advances in science and technology and other areas of society in the last 100 years have brought to the quality of life both advantages and disadvantages.
Turkish: Son 100 yılın bilim ve teknoloji ve topluluğun diğer alanlarındaki gelişmeler hayat kalitesine hem avantajlar hem de dezavantajlar getirdi.

 

English: Ali does quality work.
Turkish: Ali kaliteli iş yapar.

English: Ali is doing everything within his power to improve the patients quality of life.
Turkish: Ali hastaların yaşam kalitesini iyileştirmek için gücü dahilinde her şeyi yapıyor.

English: An important quality of steel is its strength.
Turkish: Çelik hakkında önemli bir kalite onun gücüdür.

Quality ingilizcede ne demek, Quality nerede nasıl kullanılır?

Quality assurance : Nitelik güvencesi. Kalite güvence. Nitelik sigortası. Kalite sigortası. Kalite güvencesi. Kalite kontrolü. Nitelik sağlama.

Quality circles : Ürünlerinin kalitesini arttırmakla görevlendirilmiş araştırma geliştirme çalışanları. Nitelik çemberleri.

Quality competition : Kalite rekabeti. Firmaların ürettikleri malların kalitesi üzerinden yaptıkları rekabet. krş. dikey mal farklılaştırması.

Quality control : Kalite kontrolü. Kalite denetimi. Kalite kontrol. Nitelik denetimi. Kalite kontrolu.

Quality control chart : Kalite kontrol çartı. Nitelik denetim çizeneği. Kalite kontrol grafiği.

Quality in feedstuff oils : Yemlik yağlarda kalite. Yağlarda bulunan su miktarı, çözünmeyen maddeler (tortu), titre değeri, sabunlaşmayan maddeler, sabunlaşma değeri, iyot değeri, toplam yağ asitleri, serbest yağ asitleri, antibesleme faktörleri, pestisit kalıntıları gibi ölçütler.

 

Quality metric : Nitelik ölçevi.

Quality factor : Bireyin aldığı soğrulmuş dozun etkisini ve risk oranını belirleyen katsayı (q). Nitelik etmeni. Kalite faktörü rad. Nitelik katsayısı. Nitelik çarpanı. Nitelik oranı. Kalite faktörü.

Quality goods : Kaliteli mal.

Quality mark : Nitelik markası. Kalite işareti. Malın var olan ve yazılı olarak belirtilmiş bulunan niteliklerine uygunluğu göstermek için, yetkili kurumlarca mal üzerine konulan marka (fransa'da qualite-france'ın bir horoz resmi, türkiye'de türk standartları enstitüsü'nün tse imi nitelik markası olarak kullanılmaktadır). Kalite simgesi.

İngilizce Quality Türkçe anlamı, Quality eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ease : İçi rahat olma. Kolaylık. Rahatlık. Huzur. Dindirmek. Yumuşamak. Dikkatle yerleştirmek. Yatıştırmak. Ağrıdan kurtarmak. Taşımak.

Changelessness : Ebedilik. Sabitlik. Devamlılık. Daima aynı pozisyonda kalma durumu. Değişmez. Değişmezlik.

Pathos : Dokunaklılık. Dokunaklı özellik. Acıma. Duygulandırma yeteneği. Acınma duygusu uyandıran nitelik.

Attributives : Niteleyici sözcük.

Dolichocephaly : Dolikosefali. Uzun bir kafaya sahip olma durumu.

Nobler : Asil. Ulu. Yüce. Asilzade. Soylu. Alicenap. Necip. Muhteşem. Soy.

Bent : Çatlak. Yiyici. Çimenlik. Çimen. Kır. Çok istemek. Eğilim. Bükülmüş. İstek. Üşütük.

Corporeality : Fiziksellik. Maddesellik. Bedensellik.

Originality : Özgünlük. Benzemezlik. Yaratma gücü. Yaratıcılık. Orijinallik.

Galley : Roma kürek gemisi. Donanmada, çektiri türünden gemilerin en büyüğü. Gale. Kalyon. Uçak mutfağı. Çektirme. İçeceklerin konulup hazırlandığı bölüm. Dizgi tablası. Kuzine.

Quality synonyms : woodsiness, ulteriority, parental quality, logicality, directiveness, unoriginality, uncloudedness, spinnability, visual aspect, arability, illogicalness, quantifiability, unboundedness, distressingness, unregularity, unchangingness, mundaneness, limitlessness, physicalness, combustibleness, positivity, low quality, counterfactuality, unusefulness, fibrosity, piquantness, burnability, fabric, sufficiency, description, plus, de luxe, lordliness.

Quality zıt anlamlı kelimeler, Quality kelime anlamı

Incredibility : Akıl almazlık. İnanılmazlık. İnanılmaz şey.

Materiality : Lüzum. Maddilik. Maddiyat. Maddesellik. Gereklilik. Önemlilik. Önem.

Humaneness : İnsaniyet. Sevecenlik. Adamlık. Şefkat. İnsanlık. İnsancıllık. Merhamet.

Quality antonyms : positivity, unoriginality, illogicalness, counterfactuality, logicality, low quality, changeableness, fidelity, responsiveness, suitableness, ease, originality, unsuitableness, ordinariness, worth, good, incorrectness, solubility, immobility, liability, corporeality, destructiveness, difference, unnaturalness, holiness, satisfactoriness, impenetrability, bad, inutility, insolubility, foreignness, powerlessness, naturalness, finiteness, usefulness, unpleasantness, sameness, extraordinariness, inelegance, inadequacy, utility, ability, power, infidelity, immateriality, perviousness, difficulty, unsuitability, lawfulness, factuality, sophistication, unwholesomeness, certainty, uncertainty, illogicality, unholiness, faithfulness, wholesomeness, mobility, imperviousness, unresponsiveness, clarity, particularity, penetrability, positiveness, positive, negative, unlawfulness, incorporeality, unsatisfactoriness, badness, changelessness, immorality, neutral, suitability, negativity, inhumaneness, wrongness, fruitlessness, constructiveness, fruitfulness, rightness, negativeness, nativeness, generality, correctness, improbability, powerfulness, regularity, goodness, incomprehensibility, credibility, elegance, logicalness, worthlessness, accuracy, opacity, simplicity, uselessness, rusticity, inaccuracy, unfaithfulness, pleasantness, morality, unpopularity, popularity, insufficiency, comprehensibility, naivete, inability, irregularity, infiniteness, superior, high quality, inferiority, superiority, inferior.

Quality ingilizce tanımı, definition of Quality

Quality kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sort. Rank. The condition of being of such and such a sort as distinguished from others. Character. Nature or character relatively considered, as of goods.