Que türkçesi Que nedir

  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Karesel yansız tahminci.
  • Vergi.
  • Kanada'nın doğusunda bir eyalet.
  • Que.

Que ile ilgili cümleler

English: "I asked you a question." "I didn't hear you."
Turkish: "Sana bir soru sordum." "Seni duymadım."

English: "Confessions" by St. Augustine tells us the timeless story of an intellectual quest that ends in orthodoxy.
Turkish: Aziz Augustine tarafından yazılan "İtiraflar" bize ortodokslukta biten entelektüel arayışın zamansız bir hikayesini anlatır.

English: "Special forces might do a lot of things that regular troops wouldn't do" "Like torture?" "I won't answer this question"
Turkish: "Özel kuvvetler düzenli birliklerin yapmayacağı birçok şeyi yapabilir" "İşkence gibi mi?" Bu soruya cevap vermeyeceğim."

English: A clever student can answer such a question easily.
Turkish: Akıllı bir öğrenci böyle bir soruyu kolayca cevaplayabilir.

English: "Mirror, mirror on the wall. Who in the land is fairest of all?" And then the mirror would always reply: "You, my queen, are fairest of all."
Turkish: "Ayna, ayna söyle bana, benden güzel var mı bu dünyada?" ve ayna her zaman şöyle cevap verirdi:"Siz, kraliçem, en güzeli sizsiniz!"

Que ingilizcede ne demek, Que nerede nasıl kullanılır?

Cestui que trust : Cestuis que trustent. Bir krediden kazanç sağlayan kimse. Bir krediden yararlanan kimse.

 

Cestuis que trustent : Cestui que trust. Bir krediden kazanç sağlayan kimse. Bir krediden yararlanan kimse.

Quean : Oynak kız. Fingirdek kız. Orospu. Edepsiz kız.

Queans : Oynak kız. Orospu. Fingirdek kız.

Queasier : Aşırı titiz. Tatsız. Zor beğenen. Kusacak halde. Çabuk bulanan. Kusacak gibi. Müşkülpesent. Midesi kolayca bulanan. Hassas. Mide bulandırıcı.

Queasiness : Mide bulantısı. Mide bulanması. Kılı kırk yarma. Bulantı. Aşırı titizlik. Zor beğenirlik.

Quebec city : Qubek şehri. Kanada'nın quebek eyaletinin başkenti.

Queen : Arı, termit ve karıncalar gibi sosyal böceklerde üreme yeteneğinde olan dişi. Sultan. Vezir çıkmak. Ece. Nonoş. İbne. Vezir yapmak. Kraliçe yapmak. Sevgili.

Queasiest : Kusmak üzere. Kusturucu. Kusacak halde. Kusacak gibi. Midesi bulanmış. Tatsız. Çabuk bulanan. Midesi kolayca bulanan. Mide bulandırıcı. Aşırı titiz.

Quechua : Güney amerika yerlileri'nin dili (peru'da, bolivya'da, ekvador'da, şili'de, ve arjantin'de konuşulan). Keçuva dili.

İngilizce Que Türkçe anlamı, Que eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Que ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cesses : Yerel taksi (irlanda'da). Şans (irlanda argosu).

Abadir test : Abadir sınaması.

A priori information : Öncül bilgi.

Assessments : Değerlendirme. Vergilendirme. Belirlenen değer.

Duties : Gümrük. Rüsum. Ödev. Hizmet. Yükümlülük. Görev. Gümrük vergileri. Gümrük vergisi. Devlet alacaklarına ilişkin haklarla vergilerin gereği gibi gerçekleşmesi, izlenilmesi ve alınması sağlanılmak üzere yasalarıyla görevlilerine verilmiş, yapılmaması halinde sorumluluğu gerektiren ödevler.

 

A posteriori information : Ardıl bilgi.

Abel blanchard model : A-b modeli. Abel-blanchard modeli.

Dowered : İstidat. Çeyiz vermek. Drahoma. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Yetenek vermek. Drahoma vermek. Çeyiz. Başlık. Yetenek.

A posteriori analysis : A posteriyori analiz. Ardıl çözümleme.

Que synonyms : color property, quadratic unbiased estimator, litigate, duty, aalen estimator, dowers, challenge, achromatic, a posteriori probability, aalens linear regression model, dower, a posteriori criteria, a priori theoretical criteria, neutral, impositions, dues, a level, apanage, imposition, a priori analysis, chromaticity, cessing, farm, a priori probability, expedite, process, dowering, a b model, abc method, assessment, action, chromatic, gabelle.

Que zıt anlamlı kelimeler, Que kelime anlamı

Achromatic : Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Akromatik. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksemez. Perdesi değişmeyen.

Chromatic : Renközü olan. renksemezin karşıtı. Kromatik. Renklere ait. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Renkser. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Renkli. Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek).

Undue : Yolsuz. Manasız. Usulsüz. Kanunsuz. Usule aykırı. Münasebetsiz. Aşırı. Yersiz. Yakışıksız. Vadesi gelmemiş.

Que ingilizce tanımı, definition of Que

Que kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A half farthing.