Race horse türkçesi Race horse nedir

Race horse ile ilgili cümleler

English: Most race horses are thoroughbreds.
Turkish: Çoğu yarış atları safkandır.

English: He gave his remembering of race horse names when he was a child as the source of his language ability.
Turkish: O bir çocukken dil yeteneğinin kaynağı olarak yarış atı isimlerini hatırlayarak verdi.

Race horse ingilizcede ne demek, Race horse nerede nasıl kullanılır?

Race : Irk. Hızlı çalışmak (motor). Yarıştırmak. Kalıtımsal ıraları (deri, göz, saç rengi, saç biçimi, baş biçimi, boy, kan grubu vb.) bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk, bk. sarı ırk, beyaz ırk, kara ırk. Yarışmak. Yarışa sokmak. Özel ya da doğal yerlerde, belli bir uzaklığa koşarak en kısa sürede ulaşmak için yapılan yarış türü. Bir tür içinde belirgin bir farklılık gösteren birey grubu; alt tür. Acele ile yapmak. Alt tür.

Horse : Zoolojik sınıflandırmada equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos. İskele sıpası. Süvari birliği. Film çıkrığı. At. Eroin. Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan. Aygır. At koşmak. Kamçılamak.

Dorsal metacarpal disease in race horses : Yarış atlarında dorsal metakarpal hastalık. Metakarpal hastalık.

 

Race about : Koşmak.

Race against time : Zamana karşı yarışma. Zamanla yarışmak. Zamana karşı yarışmak.

Race an engine : Motoru amble etmek. Motoru avarada tam gazla çalıştırmak.

İngilizce Race horse Türkçe anlamı, Race horse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Race horse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bangtail : Yarış için üretilen at.

Galloper : Dört nala koşan. Atlı karınca. Eştiren kimse. Ata binen kimse. Dört nala koşan kimse. Galopa giren at. Atlıkarınca. Dört nala koşan at. Ata binen.

Runner : Dağıtıcı. Çalıfasulyesi. Kaçakçı. Çark. Sürüngen sap. Ayak işlerini yapan kimse. Kızak demiri. Çığırtkan. Ulak. Yol halısı.

Trotter : Tırıs giden at. Paça. Paça çorbası. Domuz paçası.

Runners : Kaçakçı. Palanga ipi. Atlet. Çark. Ulak. Haberci. Koşucu. Saban demiri. Yarışçı.

Bangtails : Yarış için üretilen at.

Gallopers : Ata binen. Atlı karınca. Dört nala koşan kimse. Galopa giren at. Ata binen kimse. Atlıkarınca. Dört nala koşan at. Eştiren kimse. Dört nala koşan.

Racer : Koşucu. Yarış arabası. Yarış yatı. Yarışçı. Boyunduruklu yılan. Pullu sürüngenler (squamata) takımının, su yılanıgiller (colubridae) familyasından, 95-150 cm kadar uzunlukta, sarı, yeşil renkli, çok çevik, zehirsiz olduğu için zararsız bir tür. kara yılanı. Karayılan (amerikan ingilizcesi). Yarış motoru.

Racers : Karayılan (amerikan ingilizcesi). Yarışçı. Yarış bisikleti. Yarış arabası. Yarış motoru. Koşucu.

Race horse synonyms : trotting horse, racehorses, racehorse.