Radikalleşmek nedir, Radikalleşmek ne demek

  • Köktenci olmak.
  • Kesin durum almak

Radikalleşmek anlamı, tanımı:

Radikal : Kökten. Köktenci.

Radika : Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki (Taraxacum officinale).

Köktenci : Köktencilikten yana olan, köktencilik yanlısı olan, radikal.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Olmak : Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Sarhoş olmak. Bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Yol açmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Geçmek, tamamlanmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Uymak, tam gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Sürdürmek, yürütmek. Yetişmek, olgunlaşmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak.

 

Kesin : Kesinlikle. Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu.

Almak : Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Temizlemek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Kazanmak, elde etmek. Erkek, kadınla evlenmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Kabul etmek. Görevden, işten çekmek. Birlikte götürmek. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Tat veya koku duymak. Örtmek, koymak. Kazanç sağlamak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Soldurmak. Sürükleyip götürmek. Başlamak. Göreve, işe başlatmak. Yol gitmek, mesafe katetmek. İçeri sızmak, içine çekmek. İçecek veya sigara içmek. Satın almak. Gidermek, yok etmek. Yutmak, kullanmak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçeri girmesini sağlamak. Çalmak. İçine sığmak. Kısaltmak, eksiltmek. Yer değiştirmek. Ele geçirmek, fethetmek.

Diğer dillerde Radikalleşmek anlamı nedir?

İngilizce'de Radikalleşmek ne demek? : (nesne almayan fiil)