Radio tube türkçesi Radio tube nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Radyo lambası.
  • Radyo ışıtacı.
  • Radyo vakum tüpü.
  • Lamba.
  • İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi.

Radio tube ingilizcede ne demek, Radio tube nerede nasıl kullanılır?

Tube : Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Metro. Tüp. Deney tüpü. Boru. Radyo ışıtacı. İçlastik. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Yeraltı treni.

Radio altimeter : Telsiz yükseklikölçer. Radyo altimetre. Radar altimetresi.

Radio and remote control vehicle : Radyo ve uzaktan kumandalı araçlar.

Radio and remote control vehicles : Radyo ve uzaktan kumandalı araçlar.

Radio announcer : Radyo spikeri.

Radio antenna : Radyo anteni. Oto anteni. Ünalgı sırgavılı.

 

İngilizce Radio tube Türkçe anlamı, Radio tube eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Radio tube ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mortice : Zıvana açmak. Delik. Dişi. Zıvana. Yuva.

Wicks : Kasaba. Kurutmak veya yok etmek (suyunu-sıvısını). İnce ince süzülmek veya akmak. Fitil (lamba vs.). Köy. Fitil. Fitil (mum veya kandil vb'nde). Fitil (lamba).

Valves : Çenet (tohum). Valf. Valflar. Kapı kanadı. Ses düzenleme düğmesi. Ventil. Supap. Kapakçık.

Luminaire : Işıldak. Işıklık. Armatür. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Avize.

Mortise : Delik. Yuva. Zıvana dişi. Zıvana. Zıvana açmak. Zıvana deliği. Kiniş.

Bulb : Işıyıcı maddeyi saran saydam ya da yarı saydam kılıf. not: endüstride akkor lamba ampulu: kavanoz. Şişerek soğan biçimini almak. Elektrik lambası. Işıtaç. Soğan. Çiçek soğanı. Bulbus. Havası boşaltılmış cam şişe içinde elektrik akımı ile akkor duruma gelerek ışık veren aygıt. tiyatro ışıldaklarında bunların çeşitli amaçlara yönelik olanları vardır.

Thermionic tube : Termiyonik tüp. Elektron tüpü. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Isılüşersel boru. Isıl eksicik borusu. Eksiciksel düzeneklerde özellikle doğrultucu, yükseltici olarak kullanılan ve içindaki akım iletimi erkin eksiciklerden sağlanan boru. Isıtılmış alt-üşeği eksicik kaynağı durumunda, içinde toplayıcı üst-üşek ile eksicik akışımını denetleyen ek üşekleri bulunan havası alınmış cam şişe. Elektron tübü.

 

Tube : İçlastik. Yeraltı treni. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Tüp. Alıcı ışıtacı. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Metro. Boru.

Glim : Işık kaynağı. Zayıf bir ışık vermek. Göz. Mum. Işık. Fener.

Radio tube synonyms : radio valve, mortised, bulbs, mortices, vacuum tube, mortises, wick, vacuum valve, illuminant, valve, lamp, glims, lamps, thermionic valve.