Religion türkçesi Religion nedir

  • Diyanet.
  • Mezhep.
  • Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • İnsanların anlayamadıkları, karşısında güçsüz kaldıkları doğa ve toplum olaylarını, tasarladıkları doğaüstü, gizemsel nitelikli güçlerle açıklamaya yönelmeleri olgusu. 2-bu nitelikteki tasarımların kurallar, kurumlar, törenler ve simgeler biçiminde örgütlenmesini sağlayan düzen.
  • Tarikat.
  • İnanç.
  • Görünen, görünmeyen doğaüstü güç, nesne ya da varlığa inanma nedeniyle doğmuş olan ve bireylerin gerek birbirleriyle, gerek çevreleriyle ilişkilerini birtakım kutsal uygulama ve davranışlarla düzenleyen, sağlayan evrensel olgu. bk. ilkel din, halk dini, arınma, kurban, sakınma, krş. büyü, tören, kutyasak, muska.
  • Kült.
  • Din bilgisi.
  • İman.
  • Kutsal görev.
  • Dindarlık.
  • Öğrencilere islam dininin temellerini öğretmek, bu dine özgü ahlak ilkelerini kavratmak, onları yanlış ve boş inançlardan uzaklaştırmak amacıyla isteğe bağlı olarak okutulan ders.
  • Din.
  • Onur meselesi.

Religion ile ilgili cümleler

English: Buddhism is a religion founded by the Indian Shakyamuni.
Turkish: Budizm Hintli Şakyamuni tarafından kurulmuş bir dindir.

English: Christianity came to Armenia at the beginning of the first century and became an official religion in the year 301.
Turkish: Hristiyanlık Ermenistan'a birinci yüzyılın başında geldi ve 301 yılında resmi din oldu.

 

English: Discussions about religion are very often contentious.
Turkish: Din hakkındaki tartışmalar sık sık çok çekişmeli.

English: Every religion prohibits murder.
Turkish: Her din cinayeti yasaklar.

English: A society without religion is like a ship without a compass.
Turkish: Dinsiz bir toplum, pusulasız bir gemi gibidir.

Religion ingilizcede ne demek, Religion nerede nasıl kullanılır?

Civilized religion : Uygar toplumlarda, kutsal kitapların ilkeleri uyarınca uygulanan din türlerinden her biri. bk. din. krş. halk dini, ilkel din. Uygar din.

Commercial religion : Din tecimi. Özel kazanç ya da siyasal güç elde etme ereğiyle, özellikle yığın bildirişim araçlarından yararlanarak, insanların dinsel inançlarını kötüye kullanma işi.

Communal religion : Toplumsal din. Uygulama ve törenleri din adamları dışındaki kişilerce yönetilen din. krş. şaman dini, bireysel din.

Enter a religion : Bir tarikata girmek.

Folk religion : Bir toplumda halkın sözlü gelenek yoluyla benimsediği din türü. bk. din. krş. ilkel din, uygar din, büyü. Halk dini.

Sociology of religion : Toplumlarda, toplumsal kümelerde, dinsel kural ve kurumların özellikleri ye toplum bütünü içindeki yeri ile oluşum, işleyiş ve değişimini düzenlilikleri içinde inceleyip açıklamaya çalışan toplumbilim kesimi. Din sosyolojisi. Din toplumbilimi.

 

Jewish religion : Yahudi dini. İbrani inciline ve yahudi sözlü kanununa dayalı olan inançlar sistemi (tevrat, talmud, mişna ve gemara'yı dahil eden).

Individualistic religion : Bireysel din. Uygulama ve törenleri, din adamları dışındaki kişilerce yönetilen din. krş. şaman dini, toplumsal din.

Get religion : (birden) imana gelmek. Aklı başına gelmek. Birden dine bağlanmak.

Psychology of religion : Din psikolojisi. Din ruhbilimi. Doğaüstüne inanmaya ilişkin coşkusal yaşantıları, dinsel öğretinin doğurduğu duygu ve coşkuları, dinsel uyarma, korku yerleştirme vb. araçları inceleyen bir toplumsal ruhbilim akımı.

İngilizce Religion Türkçe anlamı, Religion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Religion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creed : Bir dinin temel ilkelerini içeren ifade. Akide. İtikat. Öğreti. İnanma. Amentü. Birinin veya bir grubun felsefesini yansıtan ilkeler.

Churched : Hristiyan din adamları. Kilise ile ilgili. Kilise ayini. Cemaat. Hristiyanlıkla ilgili cemaat. Kilise töreni yapmak. Kilise. Papazlık. Kilisede tören yapmak.

Denomination : İsim. Nominal değer. Birim. Cins. Adlandırma. Değer birimi. Unvan. Ölçü.

Shintoism : Japonya'nın yerel dini. Japonların ulusal dini. Şintoizm. Japonya'nın yerli dini. Şinto dini. Doğa ruhlarına ve atalara tapınma temeline dayanan din.

Conscience : Adalet hissi. Duyunç. Bilinç. Vicdan. Bulunç. İnsaf. Ahlaki duygu. Duyum, heyecan, düşünme ya da başka bir ruh etkinliğiyle nitelenen durum, ben'in kendi etkinlik ve duygulanmalarını sezebilmesi. geniş anlamda zihin. bir topluluktaki ruhsal etkinliğin ya da ruhsal durumların tümü.

Piety : Züht. Tanrıya hürmet. Saygı. Sevgi. Takva.

Pieties : Tanrıya hürmet. Sevgi. Takva. Saygı. Züht.

Doctrine : Prensip. Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi. Öğreti. Doktrin. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi. Nazariyat. İlke. Akide.

Confidence : İnanma. Güven duygusu. Sır. Görgül, mantıksal ya da sayımsal işlemlere dayanarak bir gözlemsel bilgi ya da bulgunun öyle olduğu ya da öyle kalacağı duygusu. Gizlilik. Güvenirlik. Güven. Sırdaşlık.

Doctrines : Doktrinler. İlke. Prensip. Akait. Öğreti. Doktrin.

Religion synonyms : theological virtue, christian religion, asian shamanism, cultus, religious cult, organized religion, cataphatism, apophatism, khalsa, piousness, mithraicism, religious mysticism, hsuan chiao, revealed religion, supernatural virtue, manichaeanism, church of scientology, doctrine of analogy, religious belief, religious sect, devoutness, convictions, religions, stouter, faithing, religious, wicca, persuasion, sikhism, jewish religion, cultic, judaism, bahaism.

Religion zıt anlamlı kelimeler, Religion kelime anlamı

Atheism : Allahsızlık. Dinsizlik. Tanrısızlık. Ateizm. Kimi toplum ve bireylerde görülen tanrı ya da tanrıların varlığına inanmama durumu, krş. tanrıcılık, cancılık, atasoyculuk, tapıncakçılık. Allahı inkar etme. Tanrıya inanmama. Zındıklık. Allah'a inanmama. Tanrıtanımazlık.

Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.

Religion antonyms : cataphatism, apophatism, doctrine of analogy.

Religion ingilizce tanımı, definition of Religion

Religion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The feeling or expression of human love, fear, or awe of some superhuman and overruling power, whether by profession of belief, by observance of rites and ceremonies, or by the conduct of life. A manifestation of piety. Monotheistic religions. The religion of the Jews. The religion of idol worshipers. As, ethical religions. A system of faith and worship. Natural religion. Revealed religion. The outward act or form by which men indicate their recognition of the existence of a god or of gods having power over their destiny, to whom obedience, service, and honor are due.