Remediless türkçesi Remediless nedir

Remediless ingilizcede ne demek, Remediless nerede nasıl kullanılır?

Remediable : Dava yoluyla kazanılabilen. Çaresi bulunan. Çaresi bulunur. Yargı yoluna başvurulabilen. Tedavi edilebilir. Tedavisi mümkün. Yargı yoluyla sağlanabilen.

Remedial : Deva olan. Tedavi eden. İyileştiren. Tedavi edici. İyileştirici. Çözüm getiren. İyi edici. Sağaltıcı. Çare olan. Düzeltici.

Remedial maintenance : Onarıcı bakım. Koçuyucu bakım ya da sürekli bakım hizmetleri dışında, saptanan aksaklıkları gidermeye yönelik ivedi bakım, onarım. Aksaklık giderici bakım.

Remedial teaching : Telafi öğretimi. Herhangi bir alanda, bir konuda yetersizliği görülen bir öğrenciyi ya da öğrenci kümesini yetiştirmek amacıyla yapılan özel öğretim. Yetiştirici öğretim.

Remedially : İyileştirici bir şekilde.

Remedies : Yasal yollar. Çare. Çözüm. Deva. Dava yolu. İlaç. Tedavi. Derman. Düzeltme yolları.

Irremediably : Onarılamaz bir halde. Çaresiz bir şekilde. Tedavi edilemez bir şekilde. Çaresizce. Tamir edilemez bir biçimde. Düzeltilemez bir şekilde.

Premedication : Ön anestezi. (ilaç bazlı) ön tedavi. Premedikasyon. Ön ilaç tedavisi.

Irremediable : Dermansız. Umarsız. Çaresiz. Şifa bulmaz. Tedavisi mümkün olmayan. İrremediable. Geri dönüşü olmayan. Düzeltilemez. Onarılamaz. Tedavi edilemez.

 

Premediate : Müdafaa etmek. Savunmak. Desteklemek.

İngilizce Remediless Türkçe anlamı, Remediless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Remediless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hopeless : Adam olmaz. Beceriksiz. Meyus. Ümit vermeyen. Yararsız. Yeteneksiz. Kötü. Umut vermeyen. İşe yaramaz. Ümitsiz.

Abject : Berbat (bir durum). İğrenç. Perisan. Rezil. Aşağılık. Adi. Sefil. Son derece kötü. Küçük düşürücü.

Inevitable : Zorunlu. İnevitabl. Eksik olmaz. Mübrem. Malum. Umulan. Beklenen. Kaçınılamaz. Kaçınılmaz. Kaçmaz.

Impuissant : Kudretsiz. Aciz. Zebun. Güçsüz. Zayıf.

High and dry : Kimsesiz ve çaresiz. Sorunlardan uzak. Tek başına. Sudan dışarı. Yardımsız. Karaya vurmuş. Suyun dışında. Karada kimsesiz ve çaresiz kalmış. Karada. Dımdızlak ortada kalmış.

Aidless : Yardıma muhtaç. Yardım edilemeyecek durumda olan.

Bleak : Kötü. Rüzgara maruz. İnci balığı. Sevimsiz. Rüzgara açık. Rüzgar alan. Tatsız. Sazangiller familyasından, şerit arakonakçısı bir balık türü; akbalık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, asya'da tatlı sularda yaşayan bir tür.

Beyond retrieve : Dönüşü olmayan. Telafisi imkansız.

Remediless synonyms : bereft of hope, irrelievable, bleakest, incurable, bleaker, helpless, blue, imperious, desponding, inevitably, futureless, gloomier, desperate, irremediable, gagging, cureless, beyond hope, irreparable, irredeemable, bleaks, despondent, gloomiest, despairing.

Remediless ingilizce tanımı, definition of Remediless

Remediless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Irreparable. As, a remediless mistake or loss. Not admitting of a remedy. Incapable of being restored or corrected. Incurable.