Restrained türkçesi Restrained nedir

Restrained ile ilgili cümleler

English: They restrained Tom.
Turkish: Onlar Tom'u dizginlediler.

English: I barely restrained myself from vomiting.
Turkish: Kusmamak için kendimi zar zor tutuyorum.

English: Ali restrained himself.
Turkish: Ali kendini dizginledi.

English: Ali restrained himself from hitting Mary.
Turkish: Ali kendini Mary'ye vurmaktan engelledi.

English: They restrained him.
Turkish: Onlar onu kontrol altına aldı.

Restrained ingilizcede ne demek, Restrained nerede nasıl kullanılır?

Restrainedly : Soğukkanlı bir biçimde. Gösterişsiz bir şekilde. İhtiyatlı bir biçimde. Ilımlı olarak.

Unrestrained : Pervasız. Dinmeyen. Frenlenmemiş. İdaresiz. Zapt edilmemiş. Zaptedilmemiş. Aşırı. Denetimsiz. Serbest. Frenlenmeyen.

Unrestrained hooliganism : Engellenemez holiganizm. Zapt edilemez holiganizm. Dizginlenemez holiganizm. Kontrol edilemez holiganizm (taşkıncılık).

Unrestrainedly : Aşırı bir şekilde. Zapt edilemez bir biçimde. Kontrolsüzce. Özgürce. Spontane olarak. Dengesizce. Ölçüsüzce. Serbestçe.

Restrainer : Hayvan hareketlerini kısıtlayan alet veya makine. Etki geciktirici madde.

Restrain : Zaptetmek. Engellemek. Alıkoymak. Baskı altında tutmak. Ankre etmek. Yasaklamak. Dizginlemek. Bastırmak. Frenlemek. Hapsetmek.

 

Restrains : Zaptetmek. Zapt etmek. Ankre etmek. Frenlemek. Yasaklamak. Alıkoymak. Baskı altında tutmak. Sınırlamak. Tutmak. Kısıtlamak.

Restraint fixture : Sıkma fikstürü.

Restraint of liberty : Özgürlüğün kısıtlanması.

Restrainable : Kontrol altında tutulabilir. Dizginlenebilir. Engellenebilir. Kontrol edilebilir. Zapt edilebilir.

İngilizce Restrained Türkçe anlamı, Restrained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Restrained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Austerest : Süssüz. Haşin. Hoşgörüsüz. Ağırbaşlı. Ciddi. Sert.

Mildest : Kibar. Ilıman (iklim). Küçük yumru. Nazik. Ilık. Ilıman. Halim. Mazlum. Yumuşak.

Circumspective : Sonucuna karşı dikkatli. Tehlikeye karşı tetikte bekleyen.

Imperturbable : Ağırbaşlı. Temkinli. İstifini bozmayan. Heyecanlanmaz. Soğukkanlı. Vakur.

Cagey : Tedbirli. Uyanık. Ketum. Ağzı kenetli. Ağzı sıkı. Ağzısıkı. Kapalı kutu. Sırrını söylemeyen. Çok dikkatli.

Gaugeable : Ölçülür. Değerlendirilebilir. Ölçülebilir. Ölçümlenebilir. Değer biçilebilir.

Entrapped : Sıkışmış. Yakalanmış. Tuzağa düşürülmüş. Kısılmış. Tuzağa düşürmek. Ayartmak. Yakalamak. Şaşırtılmış.

 

Forethoughtful : Sağduyulu. Basiretli. Önsezili. Düşünceli. Tedbirli.

Enamored : Gönül vermiş. Meftun. Abayı yakmış. Aşık. Vurgun. Düşkün. Hayran.

Careful : Sıkı. Özenli. Düşünen. Titiz. Tedbirli. İtinalı. Tutumlu (aşırı). Cimri. Onat.

Restrained synonyms : low keyed, unexpansive, discreet, inhibited, fabian, restricted, chary, cannie, moderate, calibrated, smitten with, self possessed, level, mildly, chaster, clement, bated, balmy, graduated, attic, extinguised, pent up, mensurable, squeezed, demurest, cool customer, passionless, chaste, collected, citizens, repressed, circumspect, calm.

Restrained zıt anlamlı kelimeler, Restrained kelime anlamı

Demonstrative : Kanıtlayan. Duygularını gizleyemeyen. İnandırıcı. Hislerini açığa vuran. Gösteren. Hislerini serbestçe açığa vuran. İşaret zamiri. Göze çarpan. Duygularını gizlemeyen. Kesin olarak ispatlayan.

Unrestrained : Frenlenmemiş. Serbest. Pervasız. Denetimsiz. Aşırı. Önü alınmamış. Dinmeyen. Kontrolsüz. İdaresiz. Zapt edilmemiş.

Unreserved : İçten. Sınırlanmamış. Kayıtsız. Sınırsız. Açık. Koşulsuz. Samimi. Çekinmeyen. Şartsız. Tam.

Restrained antonyms : uninhibited, uncontrolled.