Returnee türkçesi Returnee nedir

  • Geri dönen.
  • Yurda dönen.
  • Yurduna dönen (kimse).
  • Memlekete dönen.
  • Uzun bir aradan sonra bir yere dönen (kimse).

Returnee ile ilgili cümleler

English: Returnees have trouble getting used to life in Japan.
Turkish: Geri dönenlerin Japonya'da yaşamaya alışma sorunu var.

Returnee ingilizcede ne demek, Returnee nerede nasıl kullanılır?

Returnees : Geri dönen. Uzun bir aradan sonra bir yere dönen (kimse). Yurda dönen. Memlekete dönen. Yurduna dönen (kimse).

Returned : Tekrarlamak. Getirmek (faiz vb). Döndürmek. Karar vermek (mahk.). Geri göndermek. Nüksetmek. İade etmek. Misilleme yapmak. Hüküm vermek. Milletvekili seçmek.

Returned check : İade edilmiş çek. Karşılıksız çek.

Returned value : Geri getirilen değer. Dönen değer.

Returner : Geri dönen. (mesleğe) geri dönen.

Unreturned : Cevapsız. Yeniden seçilmemiş. Geri verilmemiş. Karşılıksız.

Returners : Geri dönen. (mesleğe) geri dönen.

Be returned guilty : Suçlu olduğuna karar verilmek. Suçlu bulunmak.

No material will be returned : Bize göndermiş olduğunuz hiçbir şeyi size geri göndermeyeceğiz.

Return a verdict of guilty : Suçlu bulmak. Jürinin suçlu olduğuna karar vermesi. Suçlu olduğuna karar vermek. Suçlu olduğuna karar vermek (jüri).

İngilizce Returnee Türkçe anlamı, Returnee eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Returnee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boomerang : Bumerang. Aleyhe dönmek. Işıldak kulesi. Geri tepmek. Aleyhe dönen durum. Geri tepen plan. Sahne içinde, yanlarda, basamaklı, üzerine gereken aygıtlar konulabilen, yüksek çelik kule.

Home : Yuvasına dönmek. Yerleştirmek. Hedeflemek. Aile ocağı. Bakımevi. Özerklik. Ev. (kuş) yurda dönmek. Yurda dönmek (kuş). Sinyallere göre yönelmek.

Uprise : Daha yukarı çıkarmak. Yükseğe çıkarmak. Tırmanmak. Ayaklanma. Yukarıya çekmek. Kabarmak. Ayaklanmak. İsyan. Yükselmek.

Trace : Üzerine şeffaf bir kağıt koyup kopyasını çıkarmak. Dayandırmak. İz. Keşfetmek. İşaret. İzlemek. Bulmak. Ortaya çkmak. İzinden gitmek. Dayanmak.

Backtrack : Aynı yere geri dönme.

Recurrent : Tekrarlı. Yinelenen. Nükseden (hastalık). Tekrar tekrar olan. Geri dönen (anatomi terimi). Tekrarlayan. Tekerrür eden. Devirli. Reküren.

Cut back : Kesip kısaltmak. Taze meyve suyu ilavesi. Kesmek. Hikayede geriye dönüş yapmak. Kısmak. Tasarruf etmek. Kesinti yapmak. Azaltmak. Budamak. Geriye dönüş.

Returner : (mesleğe) geri dönen.

Bounced : Yetersiz para kaynağından dolayı banka tarafından geri çevrilmiş olan (banka çeki). Geri dönmüş.

Go : Haline gelmek. İlerlemek. Uymak. Deneme. Yayılmak. Yapılmak. Ayrılmak. Erişmek. İşlemek. Gitme.

Returnee synonyms : head home, false return, declaration of estimated tax, locomote, income tax return, amended return, go home, estimated tax return, joint return, legal instrument, information return, tax return, move, rise, travel, returnees, turn back, returning, bounce, official document, retrace, revisit, returners, resurrect, legal document, homing, double back, instrument, flash back.

 

Returnee zıt anlamlı kelimeler, Returnee kelime anlamı

Clear : Bütünüyle. Belirgin. Uzağa. Belgin. Temiz. Açıkça. Net. Duru. Defolmak. Berraklaşmak.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Take : Tutma. Kavramak. Yazmak. Yakalamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Etkili olmak. (fotoğraf) çekmek. Pay. Çevirim eylemi. Kabul edilmek.