Rewards türkçesi Rewards nedir

Rewards ile ilgili cümleler

English: Patience has its rewards.
Turkish: Sabrın ödülleri vardır.

English: God rewards diligent people.
Turkish: Tanrı, çalışkan insanlara karşılığını verir.

Rewards ingilizcede ne demek, Rewards nerede nasıl kullanılır?

Shorewards : Kıyıya doğru. Sahile doğru.

Intrinsic reward : İçsel ödül.

Just reward : Haklı ödül.

Monetary reward : Para ödülü.

Virtue is its own reward : İyi eylem ödüllendirilir. Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır. İyi eylem kendi ödülünü yaratır. İyi bir şey yapmanın verdiği doyum en iyi ödüldür. Erdemin kendi bir ödüldür.

Rewarding : Karlı. Ümit verici. Değerli. Tatminkar. Faydalı. Denemeye değer. Ödüllendirici. İleriye yönelik. Ödüllendirme. Taltif.

Unrewarding : Tatmin etmeyen. Maaşsız. Sevindirmeyen. Maaş vermeyen. Memnuniyet vermeyen. Ücretsiz. Ücret vermeyen. Memnun etmeyen.

Firewarden : Yangın amiri. Yangın koruma görevlisi. Yangın bekçisi.

Reward : İyi bir çalışma, üstün bir başarı gösteren öğrenci, öğretmen ve yöneticilere verilen armağan. Ödül vermek. Caize. Ecir. Taltif etmek. Karşılığını vermek. Mükafat. Ödüllendirmek. Ödül.

Unrewarded : Ödüllendirilmemiş.

İngilizce Rewards Türkçe anlamı, Rewards eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Rewards ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expect : Beklenti içinde olmak. Sanmak. Beklemek. Zannetmek. Bebek beklemek. Ümit etmek. Ummak. Düşünmek.

Remunerate : Emeğin ve hizmetin karşılığını vermek. Yaptığının karşılığını ödemek. Hakkını vermek. Emeğinin karşılığını vermek. Emeğinin karşılığını ödemek. Hakkını ödemek.

Like : Aynı. Bağ.gibi. Beğenmek. Gibi. Sempati duymak. İstemek. Hoşuna gitmek. İlg.gibi. Dilemek. Rağbet etmek.

Relativise : Göreceleştirmek.

Repays : (para) geri vermek. Telafi etmek. Mukabelede bulunmak. Aynen iade etmek. Geri ödemek. Ödemek. Geri vermek. Karşılık vermek. Parayı geriye vermek.

Deem : Görmek. Saymak. Tutmak. Farzetmek. Varsaymak. Addetmek. Kıyas etmek. Dikkate almak. Sanmak. İnanmak.

Receive : Konuk kabul etmek. Evine almak. Maruz kalmak. İçine almak. Kaldırmak. Teslim almak. Kabul etmek. Parasını almak. Uğramak. Aşai rabbani ayininde ekmek ve şarap almak.

Recompense : Ödenti. Ödül. Tazminat vermek. Karşılama. Ödence. Telafi. Karşılık. Misilleme.

Treasure : Büyük değer vermek. Üzerine titremek. Değer vermek. Çok değerli saymak. Toplamak. Biriktirmek. Hazine. Çok kıymetli tutmak. Değerini bilmek.

Come to : İlgili olmak. Tutmak. Gelmek. Ulaşmak. Payına düşmek. Kalmak. Ayılmak. İyileşmek. Kendine gelmek. Varmak.

Rewards synonyms : view as, have to doe with, abstract, touch on, answer for, view, reward, capitalise, recompensed, favour, identify, prize, pay, requite, value, pertain, think, remunerates, involve, concern, relativize, crowns, award a prize, repaying, hold, consider, disesteem, reckon, pays, requites, include, affect, see.

 

Rewards zıt anlamlı kelimeler, Rewards kelime anlamı

Disrespect : Kabalık etmek. Saygısızlık etmek. Saygısızlık yapmak. Saymamak. Saygısızlık. Kabalık. Hürmetsizlik. Hürmet etmemek. Nezaketsizlik. Saymazlık.

Exclude : Hariç tutmak. Önlemek. Saymamak. Hesaba katmamak. Kapsamdan çıkarmak. Dışlamak. Dışarıda bırakmak. Dahil etmemek. Kovmak. İçeri almamak.

Esteem : Saygınlık. Değer vermek. Rağbet. İnanmak. Saygı duymak. Saygı göstermek. İtibar. Saymak. Saygı. Düşünmek.

Rewards antonyms : disesteem, respect, dishonor.