Right back türkçesi Right back nedir

  • Sağ savunucu.
  • Bir takımın iki savunucusundan sağ yönde yer alanı.
  • Futbol alanında kullanılır.

Right back ile ilgili cümleler

English: I'll be right back with your drinks.
Turkish: İçkilerinle hemen döneceğim.

English: I'll be right back with refreshments.
Turkish: İçeceklerle hemen döneceğim.

English: If we stop here, we'll be right back where we started!
Turkish: Eğer burada durursak, başladığımız yere hemen geri döneceğiz!

English: I'll get right back to you.
Turkish: Hemen size geri döneceğim.

English: Ali wrote right back to Mary.
Turkish: Ali Mary'ye hemen cevap yazdı.

Right back ingilizcede ne demek, Right back nerede nasıl kullanılır?

Right : Sağda. Doğru. Hak. Telafi etmek. Doğrudan doğruya. Cidden. Düzelmek. Çeki düzen vermek. Derleyip toplamak. Sağ.

Back : Geri. Arka çıkmak. Ters. Geriye. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Önce. Alt tahta. Ayak arkası. Savunucu. Arkalık.

Be right back : Hemen dönecek. Şimdi burada değilim ama hemen geri döneceğim. Hemen geri geliyorum. Şimdi döneceğim. Hemen dönüyorum.

Right a module : Sağ a-modül.

Right about : Sağdan geri.

Right adjust : Sağa ayarlamak. Sağdan ayarlamak.

 

İngilizce Right back Türkçe anlamı, Right back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Right back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Centre forward : Santrfor. Orta akıncı. Akıncı katının en orta yerinde yer alan ayaktopu oyuncusu.

Centre flag : Ayaktopu alanının orta çizgisinin iki yanında bulunan gönderlerin üzerindeki bayrak. (bu bayraklar, uzaktan orta çizgiyi gösterir.). Orta bayrağı.

Central disciplinary committee : Ayaktopu birliğine bağlı olan ve takım ya da oyuncuların oyun içindeki türlü davranışlarıyla ilgili olumsuz durumları bir karara bağlamakla görevli kurul. Merkez ceza kurulu.

Back scissors kick : Ters makas. Bir oyuncunun, kendisini sırt üstü yere atarken ayaklarını havada devindirip makaslama vuruşla topu geri çevirmesi, bk. makaslama vuruş.

Backheel pass : Topuk pası. Topu, topuk vuruşu ile takım arkadaşına aktarmak. Topukla aktarmak.

Charge with the body : Çarpmak. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek.

Amateur player : Amatör futbolcu. Sporu herhangi bir çıkar düşünmeksizin, salt sevgisinden ötürü yapan oyuncu. Özengen oyuncu.

Committee of organisation : Organizasyon komitesi. Düzenleme kurulu. Ayaktopu karşılaşmalarını düzenlemek ve oyunlarla ilgili işleri yürütmekle görevli kurul.

Bounce up : Hakem atışı. Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması.

Candidate : Sınava giren kimse. Namzetlik. Aday. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Namzet. Talip.

Right back synonyms : centre spot, attacking game, centre kick, backheel, centre, bali.