Routeing türkçesi Routeing nedir

  • İletme.
  • Yapılacak iş.
  • Güzergah.
  • Bir yolculuğun başlangıcıyla sonu arasında izlenen yol.
  • Sinyal akışı.
  • Gönderme.
  • Rotalama.
  • Routing.
  • Rutin iş.
  • İş sıralaması.

Routeing ingilizcede ne demek, Routeing nerede nasıl kullanılır?

Rerouteing : Yeniden yönlendirmek. Yönünü değiştirmek. Saptırmak.

Route document : Yönlendir belge. Belge dolaştır.

Route document to : Belgeyi dolaştır.

Route expiration timer : Yol süresi dolma zamanlayıcısı.

Route removal timer : Yol kaldırma zamanlayıcısı.

By the cheapest route : En ucuz yol. Yapılacak bir işte en ekonomik olarak beliren düzenleme biçimi.

Alternate route : Yedek rota. Seçenek yol.

Approach route : Yaklaşma rotası.

Route to recipients : Alıcılara dolaştır.

Air route traffic control center : Hava rotası trafik kontrol merkezi.

İngilizce Routeing Türkçe anlamı, Routeing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Routeing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conductances : İleticilik. Geçirgenlik. İsal. İletkenlik. İsale. Kondüktans. İletinç. Nakil kabiliyeti.

Computer programme : Bilgisayar programı.

Programme : Josparlamak. İzlence dergisi. Bağdarlamalamak. Bir tiyatronun oynadığı oyunları, rol dağılımını, yazarları ve başka bilgileri veren, bazen tiyatro üzerine çeşitli yazıları kapsayan gösteri dergisi. Gösteri. İzlencelemek. Oyun izlencesi. Yazılım. Bilişim, eğitim alanlarında kullanılır. Bir oyunu, oyunun yazarını, oyuncuları ve tasarımcıları seyirciye tanıtmada kullanılmak üzere basılan izlence.

 

Computer program : Bilgisayar izlencesi. Bir bilgisayarca uygulanmak üzere uygun biçimde deyimlendirilmiş bir izlence. Çizeylem. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bilgisayar bağdarlaması. Bilgisayar programı.

Transmittances : Aktarganlık. Nakil. Transmisyon. Transmitans. Emilmeden bir kütle içerisinden geçen enerjinin bir bölümü. Yayın. El değiştirme. Geçirme çarpanı.

Rut : Kızışmak. Tekerleklerle iz yapmak. Azgınlık dönemi. Tekerlek izi. Cinsel kızgınlık. Rutin. Kızışma (hayvan). Cinsel azgınlık. Kızgınlık. Çiftleşmek.

Conduction : Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kondüksiyon. Bir cisim içinde, ısı ya da elektrik erkesinin ya da herhangi bir erke türünün özdecikten. özdeciğe aktarımı. Erke ya da özdeği bir yerden bir yere taşıyabilme. Götürme. Canlıların kendinden daha soğuk bir nesneyle teması sonucu vücutlarından ısı kaybı olması. Isı iletimi. İsale. Isı geçirimi. Geçirme.

Transmittals : Geçirme. Teslim etme. Aktarım. Ulaştırma. Teslimat. Ulaştırılma. Yayın. İletim. Teslim.

Routing : Yöneltilme. Yöneltme. Yönlendirme.

Subprogram : Alt program. Altyordam. Bir izlencede gereksenen belli bir işlevi, parametreler aracılığıyla kendisine verilen değişkenlerden yararlanarak, bunlara uygun işlem dizilerini yürüterek gören bir yordam ya da izlence kesimi. yordamlıkta saklanan bir altyordamı birçok izlence gerektikçe kullanabileceği gibi, bir izlence değişik yerlerde birden çok kez de çağrılabilir. işlem sırasının denetimi, altyordamda öngörülen işlemler bitirildikten sonra, genel kural olarak altyordamı çağıran komutu izleyen ana izlence komutuna geçer. Altprogram.

 

Routeing synonyms : tracing routine, supervisory routine, software program, library routine, recursive routine, contingency procedure, utility routine, service routine, cataloged procedure, reusable routine, process, allusion, procedure, consignments, function, conduit, routings, software package, dismissal, despatch, allusions, expressing, forwarding, delivery, lation, subroutine, dismissals, transmittance, cross reference, program, rat race, conductance, route.

Routeing zıt anlamlı kelimeler, Routeing kelime anlamı

Hardware : Silah. İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü. Nalbur. Bilgisayar donanım sistemi. Gereç. Donanım. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Teçhizat. Aksam. Çalgının, ağacı dışında kalan burgu, köprü ve düğme gibi bölümleri.

Extraordinary : Müstesna. Fevkalade. Acayip. Harikulade. Özel olarak görevlendirilmiş. Özel. Olağanüstü. Sıradışı. Nadir. Sıra dışı.