Sözlük nedir, Sözlük ne demek

"Sözlük" ile ilgili cümle

  • "Türkçe Sözlük, Tarama Sözlüğü, Fransızca-Türkçe Sözlük, Türkçeden Almancaya Sözlük."

Gramer anlamı:

Bir dildeki kelimeleri esas alarak, onların temel anlamlarını, kazandıkları yan anlamlar ile başka kelimelerle kurdukları ifadelerdeki anlam inceliklerini, değişik kullanımlarını, deyimlerini gösteren ve o dilin bütün söz varlığını içine alan kitap. Sözlükler genellikle alfabe sırasına göre düzenlenir. Ancak, kavram alanlarına ve çeşitli konulara göre düzenlenen sözlük türleri de vardır: Türkçe Sözlük, Osmanlıcadan Türkçeye Sözlük, Deyimler Sözlüğü, Mecazlar Sözlüğü, Köken Bilgisi Sözlüğü ve benzeri

Edebi terim anlamı:

Bir dilin belli bir çağdaki kelimelerini veya bütün sözlerini belli bir sıra ile alarak anlamları, türekleri, aralarındaki ilgileri gibi türlü bakımlardan birine veya bir kaçma göre açıklıyan kitap. Kelimelerin yalnız anlamını pek kısa olarak gösteren veya yalnız bir sanatta bir bilimde yahut bir halk sınıfında kullanılan kelimeleri alan bu yoldaki eserlere SÖZLÜKÇE (Lûgatçe, Vocabulaire), az bilinen ve az kullanılan özel kelimeleri açıklıyanlara DEYİMCELİK (Glossaire) adı verilir.

 

Dil bilgisi olarak anlamı:

Bir dilin sözcüklerini alfabe sırasıyle açıklayan kitap.

Bilimsel terim anlamı:

Bir dilin eski ve yeni bütün sözlerini veya belli bir çağdaki kelimelerini belli bir sıra ile alarak onları anlam, türetim, karşılıklı ilgi ve daha bu gibi türlü bakımlardan birine veya bir kaçma göre açıklıyan kitap.

Bir dilin ya da bir dilin bir bölümünün sözcüklerini genellikle abece sırasına (kimi zaman konu ya da kavram alanlarına) göre toplayan, bunların aynı dilde tanımlarını yapan ya da başka bir dildeki karşılıklarını veren kitap.

İngilizce'de Sözlük ne demek? Sözlük ingilizcesi nedir?:

dictionary, glossary

Osmanlıca Sözlük ne demek? Sözlük Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

lügat, lûgat

Sözlük anlamı, tanımı:

Sözlük bilgisi : Sözlükçülük.

Sözlük birimi : Sözlükte madde başı olarak yer alacak anlamlı söz varlığı.

Ansiklopedik sözlük : Alfabetik sıraya göre kelimelerin karşılıklarını geniş bir biçimde veren, özel adları da içine alan sözlük türü.

Cep sözlüğü : Cepte taşınabilecek ve günlük gereksinime cevap verebilecek nitelikte küçük sözlük.

 

El sözlüğü : Elde ve cepte taşınabilen küçük sözlük.

Sözlü : Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu. Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı.

Sözlükçe : Herhangi bir bilim dalının söz varlığını içeren sözlük.

Sözlükçü : Sözlük yazan ve hazırlayan kimse, lügatçi, leksikograf.

Sözlükçülük : Bir dilin veya karşılıklı olarak daha fazla dilin söz varlığını sözlük biçiminde ortaya koymak üzere yöntemleri araştırma; sözlük hazırlama, yazma ilkelerini, kurallarını geliştirme ve uygulama alanına çıkarma işi, sözlük bilgisi, lügatçilik, leksikografi.

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Deyim : Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.

Alfabe : Bir işin başlangıcı. Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Karşılık : Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Cevap, yanıt.

Eser : Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. İz, işaret, im. Yayın, kitap, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.

Kamus : Sözlük. Büyük sözlük.

Sözlük anlamı : Bir kelimenin herkes tarafından bilinen, sözlüklerin yansıttığı ilk ve asıl anlam bk ve krş. asıl anlam. Azerbaycan Türkçesi: äsas mäna; Türkmen Türkçesi: asıl maanı; Gagauz Türkçesi: öz maana ~birinci sözlük maanası; Özbek Türkçesi: dastlabki ma'no; Uygur Türkçesi: äsli mäna; Tatar Türkçesi: berençel mäğnä ~ asıl mäğnä; Başkurt Türkçesi: top mägänä; Kmk: awwalgı ma'na ~ asluma'na; Krç.-Malk.: söznü bek alga maganası ~ söznü birinçi maganası; Nogay Türkçesi: asıl manesî ~ baslapkı mänesî; Kazak Türkçesi: bastapkı magına; Kırgız Türkçesi: algaçkı maani;Alt:: tös uçur ~ bastapkı tös uçun: Hakas Türkçesi: öön pîldîrii ~ pastagı pîldîrii; Tuva Türkçesi: pa'ştaygı u'tkazı; Şor Türkçesi: *paştalgan uňnam ~ *tös uňnam; Rusça: perviçnoyeznaçeniye

Sözlük bilimi : Bir dilin veya karşılaştırmalı olarak çeşitli dillerin söz varlığını sözlük biçiminde ortaya koyma yöntemlerini ve uygulama yollarını gösteren dil bilimi dalı.

Sözlük dizin : Sözcüklerle belirlenen konu başlıklarının abecesel sırayla düzenlenmesinden oluşan konu dizini, bk. abecesel katalog.

Sözlük katalog : Temel ve ek bütün fişlerin tek bir abecesel düzen içinde yer aldığı fiş katalogu.

Sözlük sıralaması : A,B tikel sıralı kümeleri verildiğinde, AxB kümesi üzerinde (…)olarak tanımlanan(…)sıralama bağıntısı.

Sözlükbilim : Kelime ve sözlük bilgisi.

Sözlük ile ilgili Cümleler

  • Sözlük mü alacaksın?
  • Sözlük benim için çok faydalı.
  • Masadaki sözlük kimin?
  • Sıranın üstündeki sözlük Tom'undur.
  • Bu sözlük çok yararlıdır.
  • Sözlük elinizin altında.
  • Bir sözlük olmadan bu cümleyi çevirmek imkansız.
  • Masanın üzerinde bir sözlük var.
  • Sözlük büyük.
  • Sözlük masanın üstünde.
  • Sözlük küçük.
  • Sözlük dil öğrenmede önemli bir yardımcıdır.
  • Bilmediğim tüm kelimelere sözlükte baktım.
  • Yarın sözlüklerimizi derse getirmemiz gerekiyor mu?

Diğer dillerde Sözlük anlamı nedir?

İngilizce'de Sözlük ne demek? : adj. lexical

n. dictionary, lexicon, glossary, thesaurus, wordbook

Fransızca'da Sözlük : dictionnaire [le]

Almanca'da Sözlük : n. Lexikon, Nachschlagewerk, Wörterbuch

adj. lexikalisch

Rusça'da Sözlük : n. словарь (M)