Süflileşmek nedir, Süflileşmek ne demek

  • Süfli duruma gelmek, süfli olmak

Süflileşmek anlamı, tanımı:

Süfli : Aşağı, aşağılık, bayağı, adi. Kılıksız, pis kılıklı, hırpani.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan. Yetişme. Gelmek işi.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Akmak. Görünmek, sanılmak. Belli bir zamana ulaşmak. Dayanmak, tahammül etmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. İsabet etmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Kadar olmak. Çıkmak, yönelmek. Başlamak, ortaya çıkmak. İzlemek, takip etmek. Getirmek. Türemek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Katılmak, eklenmek. Mal olmak. Düşmek, rast gelmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Belli bir süre dolmak. Olmak, -e uğramak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Uygun düşmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Biriyle birlikte gitmek. Herhangi bir sırada bulunmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Sonuç çıkmak. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Kazanılmak, sağlanılmak. Uymak.

 

Olmak : Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Geçmek, tamamlanmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Sürdürmek, yürütmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bulunmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yol açmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Uymak, tam gelmek. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Yetişmek, olgunlaşmak.