Sürekli borçlar nedir, Sürekli borçlar ne demek

Sürekli borçlar; İktisat, Maliye alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Devletin bir vadeye bağlamadığı ve ödeme taahhüdüne girmediği (devlet ya hiç anapara ödemesinde bulunmaz ya da belirli bir tarihten önce ödeme yapmayacağını şart koşar), alacaklının da sadece borcun faizini almakla yetindiği ve ana parayı isteme hakkından başlangıçta vazgeçtiği, bir konsolide borç türü. karşılığı konsolide borç, itfaya tabi borçlar.

Teknik terim anlamı:

Belirli sürelerde sadece üremleri ödenen uzun yıllar süreli Devlet borçları.

Sürekli borçlar anlamı, kısaca tanımı

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi]

Borç : Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.

 

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Devlet borçları : Devletin yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan sağladığı borçlar. Devletin içerden ve dışardan almış olduğu borçlar. Osmanlılarda 1854'ten beri sık sık yabancı ülkelerden alınan borçların tümü.

Konsolide borç : Kısa vadeli olarak planlanıp daha sonra orta veya uzun vadeli duruma çevrilen borç.

Başlangıçta : İlk zaman, ilk dönem.

Başlangıç : Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.

Konsolide : Vadesi uzatılan (borç).

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Alacaklı : Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Bulunma : Bulunmak işi.

Taahhüd : Sözverme, yüklenim.

Süreler : Vergi işlemlerinde ve vergi anlaşmazlıklarında yasasında sınırlanan ölçülere göre uygulanan süreler.

Anapara : İşletilen paranın faiz katılmamış bütünü.

Bağlama : Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

Süreli : Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.

İsteme : İstemek işi.

Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.

Diğer dillerde Sürekli borçlar anlamı nedir?

İngilizce'de Sürekli borçlar ne demek ? : permanent debts, perpetual debts