Sık nedir, Sık ne demek

Sık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı
  • Çok bulunan, çok rastlanan.
  • Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla.
  • Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak.

"Sık" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Çiçekleri çok sık diktik."
  • "Ağaçları sık bir bahçe. Sık saç."

Fransızca'da Sık ne demek?:

confluent, épais, sse

Sık anlamı, tanımı:

Sıkboğaz : Bir şey yaptırmak için "birini zorlamak, baskı yapmak" anlamlarına gelen sıkboğaz etmek deyiminde geçen bir söz.

Sık otlatma : Otlayan hayvanların, genellikle koyun ve keçilerin, mera üzerinde sürü hâlinde, birbirlerine çok yakın bir biçimde çobanlar tarafından otlatılması.

Sık sık : Az aralıklarla. Arası çok geçmeden, az aralıkla, sık olarak, sıkça.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Kısa : Kısa olan şey. Ayrıntısı çok olmayan. Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Az süren, uzun olmayan.

Zaman : Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Belirlenmiş olan an.

 

Az : Azot elementinin simgesi. Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak.

Sık bağ dokusu : Kollagen tellerinin her yönde yayılışına ya da bir yönde paralel demetler hâlinde uzanışına göre muntazam sık bağ dokusu ve muntazam olmayan sık bağ dokusu tipleri olan, kollagen ve elâstik tel ağı sıkı bir şekilde örülmüş bir tip bağ dokusu.

Sık doku : Sık dokunmuş giysilik kumaş.

Sık istiflenme : Bir kristal yapıda atomların, verilen bir hacim içinde en fazla sayıda kullanacak şekilde düzenlenmesi. Yüzey merkezli kübik sistem ve düzgün sekiz yüzlü kübik sistemde atomlar sık istiflenmiştir.

Sık işem :

Sık solunum hastalığı : Anhidrozis.

Sık yapraklı su sümbülü : Toprak altı gövdeleri bulunan, yaprakları karşılıklı olup su altında gelişen su bitkisi.

Sık ile ilgili Cümleler

  • Sevmediğim insanlarla sık sık konuşmak zorundayım.
  • Ali sık sık arkadaşlarıyla çalgı çalar.
  • Burada yağmur sık yağar.
  • O ve onun kızı sık sık kendi evleri içinde birbirlerine cep telefonuyla mesaj attılar.
  • Bacaklarına sık!
  • Sık gidilmeyen kaplıcaları severim.
  • Sık dişini, Tom.
  • Orman çok sık.
  • Sık dişini.

Diğer dillerde Sık anlamı nedir?

 

İngilizce'de Sık ne demek? : [List of slang names for poker hands] v. fuck [sl.], screw [sl.], screw up [sl.], ball [sl.]

adj. dense, close, thick, frequent

adv. thickly

Fransızca'da Sık : serré/e, dense, compact/e, condensé/e, dru/e, épais/se, fourni/e, touffu/e

Almanca'da Sık : adj. dickflüssig, flott

Rusça'da Sık : adj. частый, густой, дремучий, глухой, плотный, компактный, убористый, тесный