Sıkıntılı solunum sendromu nedir, Sıkıntılı solunum sendromu ne demek

Sıkıntılı solunum sendromu; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Erken doğan yavrularda yeterli miktarda yüzey gerilimini azaltıcı etkisi olan sürfektan madde salınamaması sonucu alveollerin sönmesi veya sıvıyla dolmasıyla belirgin bir hastalık. Doğal veya yapay sürfektan madde verilerek tedavi edilebilir.

Sıkıntılı solunum sendromu anlamı, tanımı

Sendrom : Belirge. Sıkıntı

Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

Sıkıntılı : Sıkıntısı olan. Sıkıntı veren, çileli, kasvetli, meşakkatli, mukassi.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

 

Yeni doğanların sıkıntılı solunum sendromu : Hiyalin zar hastalığı.

Yüzey gerilimi : İki evre arasında ya da bir evre ile boşay arasındaki yüzeyin, birim alan başına düşen özgür erkesi. [Bakınız: arayüzey gerilimi]. Bir sıvının yüzey alanını arttırmak için, J/m2 ‘i birimi ile gösterilen ,gerekli iş ya da enerji. Bir sıvının iyon ya da molekülleri arasındaki çekimden doğan ve yüzeyde birleşen gerilim. Bir sıvının yüzeyinde moleküllerin çekim kuvveti. Bir suyla hava yüzeyinin oluşması durumunda, su yüzeyindeki moleküller arasında oluşan çekim kuvveti.

Erken doğan : Düzgülü gebelik süresini tamamlamadan dünyaya gelen (yavru).

Sürfektan : Akciğerlerde tip II alveol epitel hücreleri tarafından yapılan, alveolve en küçük hava yollarının iç yüzeyinde bulunan sıvının yüzey gerilimini azaltan, en önemli bileşeni dipalmitolfosfatidilkolin olan fosfolipit ve lipoprotein karışımı bir madde. Akciğer esnekliğine yardımcı olur, alveollerin sönmesini önler ve akciğer ödeminin önlenmesine yardım eder. Kuvaterner amonyum bileşikleri. Yüzey aktif madde.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

 

Yavrular : 13-14 yaşlarında küçük yarışçılar.

Gerilim : Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

Yeterli : Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.

Hastalı : Hastalıklı.

Veriler : Bir gözlem ya da ölçülere ilişkin olarak verilmiş değerler.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Salına : Bulgurlu ya da pirinçli lahana yemeği.

Alveol : Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.

Diğer dillerde Sıkıntılı solunum sendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Sıkıntılı solunum sendromu ne demek ? : respiratory distress syndrome