Sıvı nedir, Sıvı ne demek

Sıvı; bir fizik terimidir.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali.

Kimya'daki anlamı:

Şekilsiz ve akışkan olup, bulunduğu kabın şeklini alan ve en düşük seviyeye geçen katı ve gaz arasındaki ara hal.

Bilimsel terim anlamı:

Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre.

Sıvı durumda olan özdek.

fizik: Üst yüzü yatay bir düzlem olmak üzere, içinde bulunduğu kabın biçimini alan (özdek).

genel uygulayım: Akan, akmak eğiliminde olan (özdek).

İngilizce'de Sıvı ne demek? Sıvı ingilizcesi nedir?:

liquid, fluid

Osmanlıca Sıvı ne demek? Sıvı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mâyi

Sıvı anlamı, tanımı:

Mayi : Sıvı.

Sıvıölçer : Bir sıvının özgül ağırlığını ölçmeye yarayan alet, areometre.

Sıvı yağ : Havanın normal sıcaklığında sıvı durumunda bulunan her türlü yağ.

Amniyon sıvısı : Döl kesesini dolduran ve cenini içinde bulunduran sıvı, çağnak.

Beyin omurilik sıvısı : Örümceksi zarla ince zar arasındaki boşlukta bulunan beyinle omuriliği çepeçevre saran sıvı.

 

Sıvık : Yumuşak kıvamlı, suyu fazla.

Sıvıklaştırma : Sıvıklaştırmak işi.

Sıvıklaştırmak : Sıvık duruma getirmek.

Sıvılaştırma : Sıvılaştırmak işi.

Sıvılaştırmak : Bir gazı sıvı durumuna dönüştürmek.

Sıvındırma : Sıvındırmak işi.

Sıvındırmak : Bir gazın veya buharın sıcaklık derecesini düşürmek, basıncını artırmak yoluyla onu sıvı durumuna getirmek.

Sıvınma : Sıvınmak işi.

Sıvınmak : Gaz veya buhar durumundan sıvı durumuna geçmek.

Sıvırya : Alabildiğine. Sürekli olarak. Birbiri ardı sıra.

Sıvışık : Bir kimsenin yanından ayrılmayarak insanı tedirgin eden (kimse). Yapışıp bulaşan.

Sıvışma : Sıvışmak işi.

Sıvışmak : Bulaşmak, yayılmak, sıvaşmak. Haber vermeden sessizce gidivermek, kaçmak.

Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

 

Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.

Düzlem : Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi. Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Akışkan : Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

Cisim : Gövde, beden, vücut. Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey.

Likit : Nakit. Sıvı.

Sıvı asıltı : Birbiri içinde çözünmeyen ya da az çözünen iki sıvıdan birinin öteki içinde küçük damlacıklı dağılması.

Sıvı azot : Havanın sıvılaşması ile elde edilen sıvı durumdaki azot. (Kaynama noktası -19 7° C.) -196 oC soğukluğa sahip olan sıvı azot, likit nitrojen.

Sıvı basacı : Sıvılı güç aktarma dizgelerinde sıvıyı devindiren basaç.

Sıvı besi yeri : Mikroorganizmaları yetiştirmek üzere hazırlanan besi ortamı. Mikroorganizmaların gelişimini, üretilmesini ve muhafazasını sağlamak üzere hazırlanan besin maddelerince zengin sıvı ortam.

Sıvı bira mayası : Bira üretiminde yan ürün olarak ele geçen, fermantasyon yeteneği olmayan ve kuru madde temelinde % 35'den az ham protein içermeyen bir maya.

Sıvı buzsul : Bir buzsul gibi ışıksal yönserliği ve belirli düzende yapısı olan sıvı.

Sıvı diyapedezisi : Kan damarlarından dokulara sıvı sızması.

Sıvı durum : Özdeğin, belirli oylumda ve akışkan olduğu durum.

Sıvı duyarlı iyonlaştırma odası : Bir sıvının alfa ya da beta etkinliğini ölçmeye yarayan iyonlaştırma odası.

Sıvı eğrisi : Katı-sıvı ya da gaz-sıvı durum çizgelerinde, sıvı bölge ile çoktürel bölge sınırını belirleyen çizgi.

Sıvı ile ilgili Cümleler

  • O sıvı zararlıdır.
  • Ebola vücut sıvıları yoluyla insandan insana yayılır.
  • Sıvışamazsın.
  • Ben sıvışmak zorundayım.
  • Ali sıvı kaybından öldü.
  • Saç yapımı sıvısı güçlü bir koku yaydı.
  • Europa ve Enceladus'un, yüzeylerinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanusa sahip oldukları düşünülmektedir.
  • Doğru yemek yediğinden ve bol sıvı aldığından emin ol. Umarım yakında iyileşirsin!
  • Sıvışmalıyım.

Diğer dillerde Sıvı anlamı nedir?

İngilizce'de Sıvı ne demek? : adj. liquid, fluid, soft

n. liquid, fluid, water

Fransızca'da Sıvı : liquide [le]

Almanca'da Sıvı : n. Nass

Rusça'da Sıvı : n. жидкость (F)

adj. жидкий, текучий