Sıvamak nedir, Sıvamak ne demek

  • Sıva ile kaplamak, sıva vurmak.
  • Bulaştırmak
  • Harcı bir yere vurmak.
  • Küfretmek.
  • Okşamak, sıvazlamak.
  • Kolu, paçayı yukarı çekip toplamak veya kıvırmak.

"Sıvamak" ile ilgili cümleler

  • "Yüzünün bütün derisini kulaklarının arkasına kadar bir krem tabakasıyla sıvadı." - P. Safa
  • "Kırlangıç yapar yuvayı / Çamur sıvayı sıvayı" - Anonim şiir
  • "Sait elini kolunu sıvayıp ıstakozu çıtır çıtır kırmıştır." - S. Birsel
  • "Zehra Hanım Tevfik'in ebesiydi ve onu çok severdi. Arkasını sıvardı, teselli verdi." - H. E. Adıvar
  • "Çimentoyu duvara sıvamak."

Sıvamak kısaca anlamı, tanımı:

Arkasını sıvamak : Birini övmek, iltifat etmek.

Çayı görmeden paçaları sıvamak : Dereyi görmeden paçaları sıvamak.

Dereyi görmeden paçaları sıvamak : Gerektiğinden çok önce veya henüz ortada hiçbir şey yokken hazırlanmaya kalkışmak.

Kolları sıvamak : Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.

Paçaları sıvamak : Kolları sıvamak.

Sıçıp sıvamak : Öfkelenip kaba küfürlerle dolu sözler söylemek.

Kaplamak : Doldurmak. Her yanını örtmek, istila etmek. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Doldurmak. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Çepeçevre sarmak, kuşatmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek.

 

Vurmak : Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Bağlama, ilişkilendirmek. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Duyulmak, hissedilmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Silahla yaralamak, öldürmek. Hızla çarpmak. Manevi olarak yaralamak. Hızla değmek, çarpmak. Olduğundan başka biçimde görünmek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Sürmek. Desteklemek, dayamak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Olumsuz yönde etkilemek. Uygulamak, basmak, koymak. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Dokunmak, hasta etmek. Tavla oyununda pulu kırmak. İçki içmek. Çarpma işlemini yapmak. Çıkmak. Kadeh tokuşturmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Takmak, koymak, bağlamak.

Bulaştırmak : Bulaşmasına yol açmak.

Okşamak : Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Hafifçe dokunmak. Hafifçe dövmek. Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak. Bir kimseyi hoşnut etmek.

Sıvazlamak : Bir şeyin üstünde yavaş yavaş, hafifçe el gezdirmek. Okşamak.

Küfretmek : Sövmek.

Paça : Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm. Bu ayaktan yapılmış olan çorba. Kasaplık hayvanların ayağı.

 

Sıva : Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası. Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya toprak harç.

İle : Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Sadece. Sayıların ilki. Beraber. Bir kez. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.

Diğer dillerde Sıvamak anlamı nedir?

İngilizce'de Sıvamak ne demek? : v. plaster, parget, roll up, draw up, tuck up, turn up, daub, puddle

Fransızca'da Sıvamak : crépir, enduire, trousser, se retrousser, revétir

Almanca'da Sıvamak : v. anschmieren, anstreichen, aufstreifen, überstreichen, verputzen, zurückstreifen

Rusça'da Sıvamak : v. мазать, обмазывать, вымазывать, замазывать, штукатурить, заклеивать, залеплять, пачкать, размазывать, засучивать, загибать, завертывать, закатывать, помазать, перемазать, мазнуть, измазать, обмазать, вымазать, замазать, заклеить, залепить, испачкать, выпачкать, запачкать, засучить