Sabır nedir, Sabır ne demek

Sabır; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Sabır" ile ilgili cümleler

  • "Annem pek yorgun bir saatinde değilse bu tutturmalarıma sabır gösterirdi." - A. Ağaoğlu

Sabır isminin anlamı, Sabır ne demek:

Kız ismi olarak; Katlanma, dayanma,ses çıkarmadan bekleme, tahammül etme.

Sabır hakkında bilgiler

Sabır, ya da dayanç, zor koşullar altında cesaret ve metanetini yitirmeme duygusudur. Sabırlı insan uzun süreli gecikmelere ve tahriklere rağmen moralini bozmadan yoluna devam eder veya beklemesini sürdürür.

Türkçedeki sabır kelimesi Arapçadaki ( صَبرْ ṣsabr) kelimesinden gelmektedir. Türkçedeki "Acele işe şeytan karışır" atasözü sabırı öğütleyen en tanınmış atasözlerinden biridir.

Sabırsızlık genellikle çocuksu bir nitelik olarak düşünülür. Sabır yetişkinliğin en önemli bileşenlerinden biridir. Sabırsızlığın aceleciliğe yol açtığı ve iyi düşünmeden verilmiş yanlış kararlara neden olduğu düşünülür.

Kişinin içinde bulunduğu fiziksel koşullardan, sinir sisteminin yapısına kadar pek çok faktörden etkilendiği bilinmektedir.

 

Sabır ile ilgili Cümleler

  • Tatoeba'nın yeni sürümünü sabırsızlıkla bekliyorum.
  • Sabır bir erdemdir.
  • Aslında, ben sabırsızım. Ama kaderime güveniyorum.
  • Tekrar eve gitmek için sabırsızlanıyorum.
  • Çocuklar bazen sabırdan yoksun olur.
  • Sabır anahtardır.
  • "Tekrar geleceğim" "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum''
  • Sabır bir öğretmen için gereklidir.
  • Sabır bazen en etkili silahtır.
  • Ali sabırlı olabilir.
  • Sabır en güzel erdemdir.
  • Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır.
  • Sabır acıdır, meyvası tatlıdır.
  • Tom, Mary'nin hazır olmasını sabırsızlıkla bekledi.

Sabır anlamı, tanımı:

Bekleme : Beklemek işi.

Sabrı taşmak : Artık katlanamaz, dayanamaz duruma gelmek, sabrı kalmamak.

Sabır taşı : Çok sabırlı kimse.

Sarısabır : Bu bitkinin etli ve kalın yapraklarından çıkarılan, kırmızımtırak esmer renkli, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir madde. Zambakgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan bir süs bitkisi, azvay (Aloe vera).

Sabretmek : Sabır göstermek, sabırlı davranmak.

Sabreylemek : Sabretmek.

Karınca sabrı : Yoğun biçimde gösterilen sabır.

Sabır acıdır meyvesi tatlıdır : "sabır zor bir iştir ancak güzel sonuçları vardır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Sabırla : Sabrederek, sabır göstererek.

Sabırlı : Sabır gösteren, katlanan, sabreden.

Sabırsız : Aceleci. Sabır göstermeyen, sabrı olmayan.

Sabırsızlanış : Sabırsızlanma işi.

Sabırsızlanma : Sabırsızlanmak işi.

Sabırsızlanmak : Sabırlı davranmamak, sabır göstermemek.

Sabırsızlık : Sabır göstermeme, sabırlı davranmama, sabırsız olma durumu.

Ecir sabır dilemek : Başsağlığı dilemek.

Ya sabır : Katlanılması güç durumlarda sabır gerektiğini anlatan bir söz.

Ya sabır çekmek : Bir sıkıntıya ses çıkarmadan veya ona karşı bir şey yapmadan katlanmak.

Yoksulluk : Verimsizlik, yetersizlik. Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik.

Haksızlık : Hak ve adalete aykırılık.

Üzücü : Üzüntü veren, acıklı.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma.

Onlar : O şahıs zamirinin çokluk biçimi. Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak.

Geçme : Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Geçmek işi, mürur.

Koşul : Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri. Şart.

Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır : “sabır zor bir iştir ancak güzel sonuçları vardır” anlamında kullanılan bir söz.

Sabırlar : Sakarya kenti, Taraklı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sabırsızca : Sabırsız bir biçimde. İlgili cümle: "“Bir gün bol çıngıraklı atları sabırsızca kişneyen bir yaylı, kapımızın önünde durdu.”" B. R. Eyuboğlu.

Sabırsızlandırma : Sabırsızlandırmak işi.

Sabırsızlandırmak : Sabırsızlanma işini yaptırmak.

Sabırtaşı : Bingöl ili, Kiğı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Diğer dillerde Sabır anlamı nedir?

İngilizce'de Sabır ne demek? : [Sabir] n. patience, forbearance, endurance, fastness, steadfastness, steadiness

Fransızca'da Sabır : patience [la]

Almanca'da Sabır : n. Geduld, Langmut

Rusça'da Sabır : n. терпение (N)