Sakınma nedir, Sakınma ne demek

  • Sakınmak işi, içtinap
  • Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat.
  • Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Döviz, taşınır değer veya mal piyasalarında belirli bir sürenin sonunda alım ve satım işlemi yapacak gerçek veya tüzel kişileri, kur, faiz oranları ve fiyatlardaki dalgalanmalara karşı mevcut durumu korumak için yapılmış olan gelecek piyasa işlemleri.

Sosyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: tekinsiz]

Bilimsel terim anlamı:

Birey ve toplulukların, dinsel, büyüsel ya da geleneksel nedenlerle, kimi nesne, olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini, tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları, bk. din, büyü, addan sakınma, dayısal sakınma, sililiksizlik.

Yumrukoyuncusunun korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa, sola, öne, arkaya yaptığı hareket.

İngilizce'de Sakınma ne demek? Sakınma ingilizcesi nedir?:

avoidance, hedging, abstinence, escape

Sakınma kısaca anlamı, tanımı:

Sakınması olmamak : Korkusu, çekinmesi olmamak. incelik kurallarına, saygıya aldırmadan davranmak.

Sakın : "Korkulacak bir durum olmasın" anlamında kullanılan bir söz. Asla.

Sakınmak : Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak. Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak, içtinap etmek. Korumak, esirgemek, gözetmek.

 

Gözü gibi sakınmak : Bir şeye aşırı ilgi göstermek, önemle bakıp korumak.

Sağ gözünü sol gözünden sakınmak : Çok kıskanç olmak.

İçtinap : Sakınma, çekinme, kaçınma.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.

İhtiyat : Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma. Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek.

Boksör : Boks yapan kimse, yumruk oyuncusu.

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Sakınma fonları : Başlangıçta 1949 yılında A. W. Jones tarafından tanımlanan ve riskten korunmak için oluşturulan, günümüzde ise sakınmaya yönelik tekniklerin uygulandığı yatırım fonları.

Sakınmalık : Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. (Söz sanatı terimi) Hoş görülmiyen bir hükümde bulunulacağı, arzu edilmiyen bir fikir söylemek zorunda kalınacağı zaman bu duyguları anlatacak bir söz katma. “«Korkarım» hava bozacak”. “«Sakın» hastalanmış olmasın” gibi. Söylenmesinde bir sakınca bulunan ya da hoş görülmeyen bir düşünceyi anlatmadan önce, söylemek zorunda kalındığını sezdirir bir söz ekleme: Korkarım ki bu gidiş başınıza işler açacak.

 

Sakınma ile ilgili Cümleler

  • Ondan sakınmak en iyisi.
  • Ben sözümü sakınmam.
  • Bir kokarcayı vurmayı sakınmaktan caydım.
  • Aşırı güvenden sakınmalısın.
  • Tom'a sigara içmekten ve içki içmekten sakınması söylendi.
  • Politika konuşmaktan sakınmayı tercih ederim.
  • Ali sakınmak için eğildi.

Diğer dillerde Sakınma anlamı nedir?

İngilizce'de Sakınma ne demek? : n. avoidance, watchfulness, forbearance, caution, evasion

Fransızca'da Sakınma : précaution [la], abstention [la], ménagement [le]

Almanca'da Sakınma : n. Vorsicht, Weigerung