Salınmak nedir, Salınmak ne demek

  • Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek
  • Salma işine konu olmak.

"Salınmak" ile ilgili cümleler

  • "Vücudu o kadar narindi ki hafif rüzgârlarla sallanan salkım söğütler gibi oradan oraya salınıyor." - S. F. Abasıyanık
  • "İlaçlar yazıldı. Eczaneye adam salındı." - M. Ş. Esendal

Yerel Türkçe anlamı:

Yola çıkmak : Köye ne zaman salınacaksınız ?

Korunmak.

Diğer sözlük anlamları:

Atılmak, hücum etmek.

Sallanmak, sarkmak, uzanmak.

Sevk olunmak, gönderilmek.

Bırakılmak, vaz'olunmak.

Yürürken hoş bir eda ile sağa sola hafifçe meyletmek, hıraman olmak.

Vergi tarh olunmak.

İngilizce'de Salınmak ne demek? Salınmak ingilizcesi nedir?:

oscillate

Osmanlıca Salınmak ne demek? Salınmak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

raksetmek

Salınmak kısaca anlamı, tanımı:

Salınma : Salınmak işi.

Yürü : "devam et, git" anlamında kullanılan bir söz.

Uyumlu : Uyumu olan, ahenkli, mevzun, imtizaçlı.

Hareket : Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Yola çıkma. Deprem. Devinim. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum.

 

Hafif : Etkisi az olan, sert karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Gücü az olan, belli belirsiz. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Önemli olmayan. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Sıkıntısız, ferah, rahat olarak.

Eğilmek : İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek. Bir yana doğru eğik duruma gelmek. Bir işi önemseyip ele almak. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek.

Konu : Üzerinde konuşulan şey, bahis. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje.

Olmak : Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Sarhoş olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Uymak, tam gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Sürdürmek, yürütmek. Yetişmek, olgunlaşmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Yol açmak. Bulunmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Geçmek, tamamlanmak.

 

Diğer dillerde Salınmak anlamı nedir?

İngilizce'de Salınmak ne demek? : v. oscillate, swing, balance, roll, sweep

Fransızca'da Salınmak : osciller, se balancer, se dandiner

Almanca'da Salınmak : oszillieren, schwingen

Rusça'da Salınmak : v. покачиваться, покачаться