Saldırma nedir, Saldırma ne demek

  • Saldırmak işi
  • Bir tür büyük bıçak.

"Saldırma" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Onları mı benim üzerime saldırmaya, beni mi onlara çullanmaya davet ediyordunuz?" - N. F. Kısakürek
  • "Hele Üsküdar gibi bıçkını fazla semtlerde on çocuktan üç dördünde bir bıçak, bir sustalı, bir usturpa hatta bir saldırma bulunurdu." - B. Felek

Yerel Türkçe anlamı:

Kadınların şakaklarına sarkıttıkları süs altını.

Biyoloji'deki anlamı:

Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. Agregasyon.

Bilimsel terim anlamı:

(Adler) Egemenlik isteminin bütün görünüşleri. 3-(Freud) Ölüm içgüdüsünün bilinç aşamasındaki yansıması.

Engellenme-saldırganlık varsayımına göre engellemenin yarattığı davranışlar.

İngilizce'de Saldırma ne demek? Saldırma ingilizcesi nedir?:

aggression

Saldırma anlamı, tanımı:

Saldırmak : Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Etkisiyle eritmek. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek.

Saldırmazlık : Birbirine saldırmama durumu.

 

Saldırmazlık antlaşması : Saldırmazlık paktı.

Saldırmazlık paktı : Devletlerin birbirlerine saldırmamaları ilkesine dayanan antlaşma, saldırmazlık antlaşması.

Büyük : Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Niceliği çok olan. Önemli. Büyük abdest. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Üstün niteliği olan.

Bıçak : Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç. Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Bu sayı kadar olan. Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber. Tek. Aynı, benzer. Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer.

Tür : Dolaşma. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.

Saldırmağ : Gebe kadın, çocuğunu aldırmak.

Saldırma ile ilgili Cümleler

  • Saldırmaya hazırdık.
  • Kurtlar genellikle insanlara saldırmazlar
  • Saldırmalıyız.
  • Yüksek komuta şafakta saldırmaya karar verdi.
  • O çiçek bana saldırmaya çalıştı.
  • Asla kimseye saldırmadım.
  • Ali saldırmamızı istedi.
  • İngilizler nehrin karşısından saldırmaya başladı.
  • Hemen saldırmamız gerektiğini düşünüyorum.
 

Diğer dillerde Saldırma anlamı nedir?

İngilizce'de Saldırma ne demek? : n. attacking, rush, encroachment, onslaught, lunge, onrush, swoop

Fransızca'da Saldırma : attaque [la], agression [la], assaut [le], coutelas [le], violation [la]

Almanca'da Saldırma : n. Aggression, Ansturm, Bestürmung, Gang