Sanır nedir, Sanır ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Su bölümü çizgisi, suçatı.

Sanır ile ilgili Cümleler

  • Sana çok benzeyen o oğlan, sanırım senin erkek kardeşin.
  • Sanırım o yakında geri dönecek.
  • Sanırım Tom'a inanan tek kişi sensin.
  • Ali bir üye, sanırım.
  • Sanırım Tom'a gerçeği söylemen gerek.
  • Hiç seçeneğim yok sanırım.
  • Sanırım bu kazançlı bir anlaşma olabilir.
  • Sanırım tapmak isteyebileceğin ilk şey Tom'la konuşmaktır.
  • Sanırım önemli değil.
  • Sanırım biraz daha yavaş konuşmalısın.
  • Çok üşüyorum. Sanırım nezle olacağım.
  • Ben şirketi kullanabilirim sanırım.
  • Üç adaydan, sanırım Bay Smith en iyisi.

Sanır ile ilgili Atasözü veya Deyim

abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır : “görmemiş kimse rastlantı sonucunda layık olmadığı bir duruma kavuştuğunda, bu durum kendisinin gerçekten hakkıymış gibi aptalca böbürlenir” anlamında kullanılan bir söz.

acıkan doymam, susayan kanmam sanır : “bir şeyi uzun süre elde edemeyen kimse, daha sonra o şeyden ne kadar çok edinirse edinsin yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur” anlamında kullanılan bir söz.

ahmak gelin yengeyi halayığı sanır : “ahmak kimse kendisini koruyup gözeten kişiye hizmetine verilmiş biri gözüyle bakar ve saygısız davranışlarıyla onun gönlünü kırarak hizmetinden yoksun kalır” anlamında kullanılan bir söz.

 

ak koyunu gören içi dolu yağ sanır : “bir şeyin dış görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar yanılırlar” anlamında kullanılan bir söz.

alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır : “bilgili kimselerin bulunmadığı yerde cahil kişi bilgiçlik taslar” anlamında kullanılan bir söz.

aşık, alemi kör, dört yanını duvar sanır : “aşktan gözü kararmış kimse, hoş karşılanmayacak aşırı davranışlarda bulunur” anlamında kullanılan bir söz.

babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sanır : “miras yoluyla mal edinen kimse, onun için ne denli çabalar gösterilip sıkıntı çekildiğini bilemez” anlamında kullanılan bir söz.

el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır : “başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır” anlamında kullanılan bir söz.

it kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış : “başkasının korumasıyla iş yapan akılsız kişi, desteklendiğini unutarak kendi gücüne inanır” anlamında kullanılan bir söz.

köpeğe gem vurma, kendini at sanır : “kendisine değeri varmış gibi davranılan değersiz kişi, gerçekten değeri bulunduğuna inanır” anlamında kullanılan bir söz.

minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır : “önemli iş yapmamış olanlar, yapılmış önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar” anlamında kullanılan bir söz.

yüzüne tükürseler yağmur yağıyor sanır : çok arsız ve onursuz kimseler için kullanılan bir söz.

 

Sanır tanımı, anlamı

Sanı : Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap

Sanıra : Sulu toprak. Balgam.

Sanıralı : 1.Hırıltılı ses çıkaran bronşitli ihtiyar adam. 2.Hırıltılı ses çıkaran koyun.

Sanırama : Hissiz, sersem, şaşkın : Üç gündür sanırama oldum.

Sanırdak : Oğlan evinin kız evi yakınlarına verdiği canlı armağan ya da para.

Sanırtmak : Şaşakalmak, şaşırmak. 1.Surat asmak, sessiz durmak. [Bakınız: sangırtmak]. Somurtmak. Boşuna ayakta durmak, dikilmek.

Su bölümü çizgisi : Komşu iki akarsuyun beslenme teknelerini ayıran çizgi.

Suçatı : Akarsuların birleştiği yer : Suçatında iyi araziler var. Bingöl şehrinde, Karlıova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Kelekçi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ilinde, Mut ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Kahramanmaraş şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ili, Doğanşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Mardin şehri, Dargeçit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehrinde, Geyve ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Sivas ili, Gürün ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Çizgi : Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel.

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Sanılgı anlamı nedir?

İngilizce'de Sanılgı ne demek ? : hallucination