Saniye nedir, Saniye ne demek

Saniye; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir dakikanın altmışta biri olan zaman birimi.
  • Fizik ve mekanikte zaman birimi.
  • Bir derecenin üç bin altı yüzde biri

"Saniye" ile ilgili cümleler

  • "Bir iki saniye tereddütle gözlerinin içine baktım, dudaklarımı büktüm." - E. İ. Benice

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

[Bakınız: zaman saniyesi, sn]

Tarih'teki anlamı:

Osmanlılarda saliseden büyük ve uladan küçük, askerlikteki albaylığa denk sivil aşama.

Saniye isminin anlamı, Saniye ne demek:

Kız ismi olarak; İkinci. Dakikanın altmışta biri.

Fransızca'da Saniye ne demek?:

seconde

Saniye hakkında bilgiler

Uluslararası Birimler Sistemine göre saniye, en düşük enerji seviyesindeki (ground state) Sezyum-133 atomunun (133 Cs atom çekirdeği) iki hyperfine seviye arasındaki geçiş radyasyonunun 9.192.631.770 periyoduna karşılık gelen süredir, (13. CGPM, 1967). 1997 deki CIPM toplantısında bu tanımın durağan ve 0 K termodinamik sıcaklıkta Sezyum atomu için geçerli olduğu onaylandı. Değişkendir.

Sözcük, kökenini Arapça "iki" sayısı olan "isnân"dan almaktadır. Bunun nedeni ise Biruni'nin zaman birimlerini adlandırırken sayısal sıralamalar kullanmasıdır (örneğin, "salise" de "üç" anlamındaki "selâse"den gelmektedir).

Saniye ile ilgili Cümleler

 
  • Tom, sadece on saniye susar mısın?
  • Saniyede 17 km hızla dünyadan en yakın ikinci yıldız olan Proxima Centauri'ye varmak yaklaşık 75.000 yıl alır.
  • Sadece bir saniyeye ihtiyacım var.
  • Ali birkaç saniye bekledi.
  • "Saniyede altı peni" Bob ona hatırlatıyor.
  • Bir saniye içinde hazır olacağım.
  • Bir günde 86.400 saniye vardır.
  • Modern bilgisayarlar saniyede on üzeri dokuz (10^9) işlem yapıyor.
  • Her 30 saniyede telefonunuzu kontrol etmeyi durdurur musunuz?

Saniye anlamı, kısaca tanımı:

Zaman : Çağ, mevsim. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Dönem, devir.

Birim : Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir kümenin her elemanı. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.

Saniyesi saniyesine : Tam vaktinde.

Saniyelik : Belli bir saniye süresince yapılmış olan veya olan. Çok kısa süren.

Dakika : Bir saatlik zamanın altmışta biri. An, zaman. Bir derecenin altmışta biri.

Altmış : Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.

 

Derece : Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Sıcaklıkölçer. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Başarı gösterme. Denli, kadar.

Fizik : Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı. İnsanın doğal yapısı. Kişinin dış görünüşü.

Mekanik : Makine ile yapılan. Düşünmeden yapılan. Denge veya hareket kurallarıyla ilgili. Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı.

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

Sistem : Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Düzen. Yol, yöntem. Model, tip. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Dizge.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Saniye başına ikil : (SBİ)

Saniyede 16 resim : Çevirimde ve gösterimde, pencere önünden saniyede 16 resim geçmesi durumu; genellikle her boyda, sessiz film çevirim ve gösterim hızı.

Saniyede 18 resim : Büyük 8 filmlerin çevirim ve gösteriminde (sessiz) genellikle uygulanan hız.

Saniyede 24 resim : Çevirimde ve gösterimde pencere önünden saniyede 24 resim geçmesi durumu; genellikle her boyda, sesli film çevirim ve gösterim hızı.

Saniyede alan : Bir saniyede taranan alanın sayısı. (Geçmeli taramada her resim iki alandan oluştuğundan, bu tarama dizgesinde saniyede alan sayısı, resim sayısının iki katıdır. Buna göre saniyede alan sayısı Avrupa'da (ve Türkiye'de) 50, ABD'de 60'tır).

Saniyede resim : 1: Bir saniyede alıcı ya da gösterici penceresi önünden geçen, alıcı ya da göstericinin hızını belirleyen resimlerin sayısı. (Bu sayı, genellikle bütün boylarda, sessiz filmler için saniyede 16 (Büyük 8'de 18), sesli filmlerde saniyede 24 resimdir. Avrupa'da (ve Türkiye'de) televizyonun saniyede resim sayısına uygun olarak saniyede 25 resimdir). TV. Bir saniyede alıcıdan almaca aktarılan resimlerin sayısı. (Gerek kırpışmayı önlemek, gerek alıcı ve almaçları besleyen kent akımının yinelenimine bağlı olarak bu sayı Avrupa'da (ve Türkiye'de) saniyede 25, ABD'de 30 olarak seçilmiştir).

Saniyede satır : Bir saniyede taranan satırların sayısı. (Bu sayı, bir resimdeki satırların toplamı, yani satır sayısı (S) ile saniyedeki resim sayısının (R) çarpımına eşittir. Örneğin Türkiye'nin de benimsediği CCIR dizgesinde S=625, R=25'tir; buna göre saniyede satır sayısı 625x25 = 15.625'tir (15.625 Hz).

Saniyelik açı : (matematik)

Diğer dillerde Saniye anlamı nedir?

İngilizce'de Saniye ne demek? : n. second, tick

Fransızca'da Saniye : seconde [la]

Almanca'da Saniye : n. Sekunde

Rusça'da Saniye : n. секунда (F)