Santral nedir, Santral ne demek

Santral; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Santral" ile ilgili cümle

Santral anlamı, tanımı:

Barajlı santral : Türbinleri için gerekli suyu baraj gölünden verilerek jeneratörlerle elektriğe dönüştüren hidroelektrik santral türü.

Hidroelektrik santral : Su gücüyle çalışan makinelerle elektrik üreten merkez.

Nükleer santral : Nükleer reaktör yardımıyla elde edilen enerjiyi dağıtan merkez.

Termik santral : Yakıtla oluşan ısıdan elektrik üreten santral.

Akarsu santrali : Bir gölü veya barajı olmayan, enerji dönüşümü yapılmış olan hidroelektrik santrali.

Atom santrali : Atomdan yararlanarak enerji elde eden fabrika.

Beton santrali : Yıldız biçiminde bölümlenmiş, içinde çeşitli irilikte kum ve çakıl bulunan gereçleri, tamburda su ve çimento ile karıştırarak hazır beton üreten yapım yeri.

Elektrik santrali : Daha az donanımlı küçük elektrik fabrikası.

Telefon santrali : Bu sistemin kurulu bulunduğu yer. Aynı merkeze bağlı ve iletişim akışı için giriş ve çıkışın otomatik olarak yapılmasını sağlayan sistem.

Santra : Başlama vuruşu. Orta yuvarlak. Hücum oyuncularının ortasında oynayan futbolcu.

 

Santralci : Telefon santralinde çalışan görevli.

Enerji : Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç. Manevi güç. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke.

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Çarpıcılık, cazibe, canlılık.

Fabrika : İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi.

Telefon : Konuşmaları ileten ve yansıtan düzenek. Birbirinden uzakta bulunan kişilerin konuşmasını sağlayan aygıt.

Merkez : Belirli bir yerin ortası. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Polis karakolu. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek.

Bağlı : Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Sınırlanmış, sınırlı. Kapatılmış olan, kapalı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste.

 

Santral dogma : DNA’daki genetik bilginin RNA aracılığıyla proteinlere aktarılması.

Santralcilik : Santralcinin yaptığı iş.

Santral ile ilgili Cümleler

  • Bugün bile şöyle bir şey diyebileceğimizi düşünmüyorum:"Nükleer santrallerimiz güvenlidir."
  • İşte bir atom enerji santrali.
  • Fukushima No.1 nükleer santralinde, depremden hemen sonra bütün reaktörler durdu.
  • Nükleer enerji santralleri, ısı üretmek için uranyum fizyonuna dayanır.

Diğer dillerde Santral anlamı nedir?

İngilizce'de Santral ne demek? : n. station, telephone exchange, exchange, operator, central

Fransızca'da Santral : central téléphonique

Almanca'da Santral : die Zentrale, das Werk

Rusça'da Santral : n. станция (F), коммутатор (M)

adj. центральный