Sapıtmak nedir, Sapıtmak ne demek
- Ruhsal bir düzensizlik içine düşmek.
- Saçmalamaya başlamak.
- Aklını bozmak

- Şaşırmak.
"Sapıtmak" ile ilgili cümleler
- "Bu harp başına vurdu galiba, sapıtmışsın sen." - R. Erduran
Yerel Türkçe anlamı:
Başından atmak.
Diğer sözlük anlamları:
Yolu bir istikametten başka bir istikamete değiştirmek, çevirmek.
Sapıtmak anlamı, tanımı:
Sapıtma : Sapıtmak işi.
Yolunu sapıtmak : Doğru yoldan ayrılmak, kötü yola sapmak.
Ruhsal : Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik. Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik.
Düzensizlik : Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.
Düşmek : Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Bayağılaşmak. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Bulunmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. Vurmak, değmek, rastlamak. Eksilmek. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Yere devrilmek, yere serilmek. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak. Fırsat çıkmak. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Yakışık almak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Düşkünleşmek. Vakti gelmeden ölü doğmak. Uğramak, kapılmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. İşbaşından uzaklaşmak. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Yakışmak, uygun gelmek. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Alışmak, müptela olmak. Aşırı ilgi veya sevgi göstermek. Belirli zamana rastlamak.
Şaşırmak : Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek. Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, içinden çıkamamak. Herhangi bir durum karşısında şaşkınlık duymak, hayret etmek.
Saçmalama : Saçmalamak işi, abuklama.
Başlamak : Bir işe girişmek, harekete geçmek. Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek.
Bozmak : Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bırakmak, dağıtmak. Kızlığına zarar vermek. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Dokunmak, zarar vermek. Geçersiz bir duruma getirmek.
Bir : Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Aynı, benzer. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Sadece. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Bir kez.
Aklını bozmak : Bir şey üzerine çok düşerek hep onunla uğraşıp durmak.
Diğer dillerde Sapıtmak anlamı nedir?
İngilizce'de Sapıtmak ne demek? : v. turn aside
Fransızca'da Sapıtmak : déraisonner, perdre la raison, divageur
Almanca'da Sapıtmak : v. überschnappen
Rusça'da Sapıtmak : v. спятить, рехнуться

Bu kısımda Sapıtmak nedir? Sapıtmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sapıtmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sapıtmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.