Sarkıtmak nedir, Sarkıtmak ne demek
"Sarkıtmak" ile ilgili cümleler
- "Kayığın bordasına oturup bacaklarını dışarı sarkıtan da vardır." - S. Birsel
Sarkıtmak tanımı, anlamı:
Sarkıt : Mağaraların tavanında aşağıya doğru oluşan, genellikle koni biçiminde kalker birikintisi, damla taş, stalaktit.
Dudak sarkıtmak : Somurtmak.
Sarkma : Sarkmak işi.
Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
Asmak : Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak.
Darağacı : İdam cezası alanları asmak için kurulan sehpa, yağlı ip.
Çekmek : Yürütmek, sürmek. Kaçan ilmeği örmek. Tartıda ağırlığı olmak. Taşıma gücü olmak. Asmak. Herhangi bir anlama almak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. İmbik yardımı ile elde etmek. Herhangi bir engel kurmak. Atmak, vurmak. Döşemek. Yollamak. İçki içmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Hoşa gitmek, sarmak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Yol, ay sürmek. Germek. İçine almak, emmek. Aynısını yazmak veya çizmek. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Çizgi durumunda uzatmak. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Boya, badana vb. sürmek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Daralıp kısalmak. Örtmek, giymek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Öğütmek.
Bir : Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez. Tek. Sadece. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki.
Diğer dillerde Sarkıtmak anlamı nedir?
İngilizce'de Sarkıtmak ne demek? : v. hang, hang down, droop, lop, dangle, slouch, swing
Almanca'da Sarkıtmak : herablassen


Bu kısımda Sarkıtmak nedir? Sarkıtmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sarkıtmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sarkıtmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.