Savage türkçesi Savage nedir

  • Saldırıp ısırmak.
  • Barbar.
  • Canavar ruhlu.
  • Paralamak.
  • Vahşi adam.
  • Savak.
  • Gözü dönmüş.
  • Öfkeli.
  • Yabani.
  • Zalim.
  • Tepesi atmış.
  • Havuzlardan suyun boşaltılmasında önde tel elek, ortada suyun altından geçtiği birinci kapak, arkada havuz su seviyesini ayarlayan ikinci kapaktan oluşan sistem.
  • Çok sinirli.
  • Yırtıcı.
  • Vahşi.
  • Gaddar adam.
  • Parçalamak (hayvan).
  • Yabanıl.
  • Acımasız.
  • Isırmak (köpek).
  • Vahşice ısırmak (hayvan).
  • Tepelemek (hayvan).
  • Vahşice saldırmak.
  • Parçalamak.

Savage ile ilgili cümleler

English: A savage tribe lived there in those days.
Turkish: O günlerde orada vahşi bir kabile yaşadı.

English: They say that music soothes the savage beast, but for me personally, it neither relaxes me nor calms me.
Turkish: Onlar müziğin vahşi canavarı sakinleştirdiğini söylüyorlar ama benim için şahsen, o beni ne rahatlatıyor ne de sakinleştiriyor.

English: He demanded that the savage dog be kept tied up.
Turkish: O, vahşi köpeğin bağlı tutulmasını istedi.

English: There are still some savage tribes on that island.
Turkish: O adada hâlâ bazı vahşi kabileler var.

English: The savage life is so simple, and our societies are such complex machinery!
Turkish: Vahşi hayat çok basit ve toplumlarımız çok karmaşık makine!

Savage ingilizcede ne demek, Savage nerede nasıl kullanılır?

 

Savage island : Vahşi ada. Niue. Orta pasifik okyanusu'nda 1774'te kaptan james cook tarafından keşfedilen kendi kendini yöneten ada (yeni zellenda'nın kolonisi durumunda bulunan).

Savage review : Zalim inceleme. Sert ve ağır eleştiri. Yırtıcı veya parçalayıcı eleştiri yazısı.

Savage tribe : Vahşi insanlar grubu. Vahşi kabile.

Friedman savage hypothesis : Friedman-savage önsavı. Şans oyunları ve sigortanın varoluş nedenini açıklayan ve göreli olarak düşük gelir düzeylerinde, belirli bir eşikten sonra kişisel gelir azaldıkça paranın marjinal faydasının azalacağını ileri süren yaklaşım.

Savaged : Saldırıya uğramış.

Savagely : Vahşice.

Savageness : Gaddarlık. Barbarlık. Vahşet. Vahşilik. Yabanilik.

Savable : Kurtarılabilir. Korunabilir. Konservesi yapılabilir. Muhafaza edilebilir.

Savagery : Merhametsizlik. Vahşet. Vahşilik. Yabanıllık. Vahşiler. Acımasızlık. Yabanilik. Canavarlık.

Savagism : Savajizm. Barbarizm. Barbarlık.

İngilizce Savage Türkçe anlamı, Savage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Savage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gothics : Gotik yazı. Gotik tarzı. Grotesk. Gotça. Kaba. Gotik.

Busts : Batmak. Bozulmak. Bozmak. İflas etmek. Tartışmak. Mahvetmek. Vurmak. İflas ettirmek. Sona ermek.

Dyspeptics : Hazımsızlıkla ilgili. Kızgın. Dispeptik. Hazımsızlık çeken. Sindirim güçlüğü ile ilgili. Hazımsızlık çeken kimse.

Fierce : Kötü. Şiddetli. Berbat. Çok büyük. Sert. Ateşli. Kızgın. Aşırı.

Boorish : Ayı. Kaba. Dangıl dungul. Abullabut. Ayı (argo terim). Yontulmamış. Hoyrat. Hırbo. Hödük.

 

Launders : (giysi) yıkayıp ütülemek. Çamaşır yıkayıp ütülemek. Yıkamak (çamaşır). Aracılar kanalıyla piyasaya sürerek paranın kaynağını gizleme. Yıkamak. Temel çukuru. Çamaşır yıkamak. Aklamak. Yıkanabilir olmak.

Biting : Dokunaklı. Sert. Keskin. İğneleyici. Acı verici. Alaylı. Isırma. Isırıcı (rüzgar). Sokma.

Bristly : Sinirli. Kıl gibi. Kıllı. Terbiye. Kılımsı. Sert. İdare edilmesi güç.

Break into pieces : Parçalanmak. Parçalarına ayırmak. Parçalara ayırmak.

Cruel : Yavuz. Gaddarca. Zor. Çekilmez. Merhametsiz. Çok acı. Kalpsiz. Korkunç.

Savage synonyms : primitive person, hunter gatherer, head shrinker, bloodthirstiest, tore, cannibal, pissed off, steamed, predator, catawampus, rends, break, rip up, fairest, coldhearted, fell, predaceous, anthropophagus, bloodying, defacers, churlish, bloodthirsty, vandal, penstock, dyspeptic, disorderly, cormorant, frantic, barbaric, bloodies, bristliest, ratty, bristlier.

Savage zıt anlamlı kelimeler, Savage kelime anlamı

Humane : Merhametli. Hümanist. İyiliksever. Yufka yürekli. İnsanlığa yakışan. İnsancı. Uygar. İnsan. Beşeri. İnsani.

Tame : Sıkıcı. Uslu. Evcil. Yumuşatmak. Ekili. İşlemek (toprak). Uslandırmak. Terbiye etmek. Uysal. Alıştırmak.

Savage ingilizce tanımı, definition of Savage

Savage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wild. To make savage. As, a savage wilderness. One who is untaught, uncivilized, or without cultivation of mind or manners. Remote from human abodes and cultivation. Of or pertaining to the forest. A human being in his native state of rudeness. In a state of nature.