Savuşmak nedir, Savuşmak ne demek

  • Bulunduğu yerden aceleyle, gizlice veya dikkati çekmeden ayrılmak.
  • Hastalık veya başka kötü bir durum geçmek, iyileşmek

"Savuşmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Valinin yerini öğrendiği gibi savuştu Bayram, İlyas'ı peşine takıp." - A. Kulin

Yerel Türkçe anlamı:

Bulunduğu yerden aceleyle gizlice ayrılmak

Sıvışmak, gitmek

Savuşmak, kaçmak

Savuşmak anlamı, tanımı:

Savuşup gitmek : İlgi çekmeden gizlice, aceleyle ayrılmak.

Savuşma : Savuşmak işi.

Dikkat : "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü. İlgi, özen. Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık.

Çekme : İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmek işi. Düzgün biçimli. Çekilerek giyilen veya kullanılan. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. Çekmece. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.

Ayrılmak : Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak. Ayırma işine konu olmak. Boşanmak.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Aşırı düşkünlük, tutku.

 

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Geçmek : Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Yaşamak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Kalmak, devrolmak. Çekiştirmek, yermek. Etki yapmak, işlemek. Yerini bırakıp başka yer almak. Geride bırakmak, aşmak. Harcamak. Sürümü olmak, satılmak. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Okulda, sınavda başarı göstermek. Üstünlük sağlamak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Kabul edilemez olmak. Bir duruma uğramak, konu olmak. Yazılmak, girmek. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Sönmek. Bir yere gidip oturmak. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Bir yerden başka bir yere gitmek. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Görev almak. Birinden meşk etmek. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Bırakmak, vazgeçmek. Söylemeden veya bitirmeden atlamak.

 

İyileşmek : Hastalıktan kurtulmak, sağlığı yerine gelmek, salah bulmak. İyi duruma gelmek.

Diğer dillerde Savuşmak anlamı nedir?

İngilizce'de Savuşmak ne demek? : to slip away

Fransızca'da Savuşmak : se sauver, filer, s'en aller, sauter le mur

Almanca'da Savuşmak : fliehen, sich davonmachen

Rusça'da Savuşmak : v. ускользать, убегать, удирать, сматываться, ускользнуть, убежать, удрать, смотаться