Sayı nedir, Sayı ne demek

Sayı; bir matematik terimidir.

  • Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet
  • Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha.
  • Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

"Sayı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir, beş, yüz, birer sayıdır."
  • "Derginin son sayısında yer alan yazıların tamamını okudum."

Felsefi anlamı:

Bir çokluğun bir birimle belirlenimi. // Sayma eylemi ile ortaya çıkar. Ama sayma zamanla ilgili bir olaydır, oysa sayının kendisi, hiç bir niteliksel belirlenimi olmadığı gibi, zaman, belirleniminden de de sıyrılmıştır, zamanın dışındadır. (Felsefede) Nicel bakımından göz önüne alınmış şeyler topluluğunu ölçüp karşılaştırarak soyutlama ile elde edilen temel kavram. // Sıra sayı: sırayı, dizeyi belirtir (birinci, ikinci); bayağı sayı: niceliği belirtir (bir, iki). Sayıyı temel ilke yapan Pythagorasçı öğretiye göre nesnelerin özü, gerçeği, varlığın ana özdeği sayıdır. Her şey sayı bağlantılarına göre düzenlenmiştir, sayılarla bilinebilir. Aristoteles, sayıyı ölçülebilen miktar olarak tanımlar; bu yüzden "bir" henüz bir sayı değildir. Oysa Locke'a göre sayı, birimin ya da bir'in en yalın tasarımıdır; birin yinelenmesinden ve bu ikisinin birleştirilmesinden 2 ile gösterilen tasarım oluşur. Berkeley, sayıyı bir düşünme ürünü olarak açıklar. Kant'a göre de sayı, bir anlık kavramıdır, ama somut olarak ancak zaman ve uzay kavramlarının yardımıyla gerçekleşebilir.

 

Gramer anlamı:

Bir kelimenin karşıladığı kavramın teklik-çokluk yani sayı bakımından görünümünü yansıtan dil bilgisi kategorisi. Bu kategorinin çeşitli dillerde teklik, ikilik ve çokluk olmak üzere üç türü vardır. İkili sayı özellikle Arapça için geçerlidir. bk. sayılar.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: doğal sayı] tümsayı, gerçek sayı, karmaşık sayı, sayal sayı, sıral sayı. sayı boncuğu : Her birisine dokuzar devingen yuvar geçirilmiş birbirine koşut çubukları tutan bir çerçeveden oluşan işlencelerne aygıtı. Anlamdaş. çörkü.

Yerel Türkçe anlamı:

Doğru, sahi.

Bilimsel terim anlamı:

Topun, kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu.

Kelimelerin anlattıkları kavramın tek veya çok ( bazı dillerde ikili, üçlü ) olması temeline dayanılarak yapılmış olan ayırma. bk. Tekil. Çoğul, İkil, Üçül.

 

Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (Buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. Erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.)

[Bakınız: sıral sayı] [Bakınız: sayal sayı]

Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç. Bu giriş, oyun sırasında olursa 2, serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir. Oyun süresi içinde en çok sayı yapan takım yenmiş sayılır.

Azerbaycan Türkçesi: say; Türkmen Türkçesi: birlik-köplük saan; Gagauz Türkçesi: sayı; Özbek Türkçesi: són(birlik...); Uygur Türkçesi: san; Tatar Türkçesi: san (berlek...); Başkurt Türkçesi: han (berlek-küplek);Kmk: sanaw (teklik-köplük); Krç.-Malk.: san (birlik); Nogay Türkçesi: san (birlik...);Kazak Türkçesi: san (birlik); Kırgız Türkçesi: san; Alt:: too (t'anıs); Hakas Türkçesi: san ~ pîr san; Tuva Türkçesi: san; Şor Türkçesi: san (pir); Rusça: çislo (yedinstvennoye...); (...)

Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim.

Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim.

Bir küme oluşturan nesnelerin ya da birimlerin niceliğini gösteren değer.

Karşılaşma sırasında yumrukoyuncularının yaptıkları vuruşları değerlendirmek için yan hakemlerce kullanılan birim.

Süreli yayınların, her çıkışında aldıkları sıra numarası.

İngilizce'de Sayı ne demek? Sayı ingilizcesi nedir?:

goal, digit, number, hit, "given or received", score, point

Fransızca'da Sayı ne demek?:

nombre, numéro

Osmanlıca Sayı ne demek? Sayı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kemmiyyet, aded

Sayı hakkında bilgiler

Sayı, bir çokluğu belirtmek için kullanılan soyut birimdir. Fakat modern matematikte artık büyüklük belirtmediği halde geleneksel sayıların çeşitli özelliklerine benzer özellikler taşıyan nesnelere de sayı denmesi âdettendir. Sayıları yazılı olarak göstermek için rakamlar kullanılmaktadır.

Sayı kısaca anlamı, tanımı:

Birim : Bir kümenin her elemanı. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.

Adet : Sayı. Tane.

Sayı hesabıyla : Bir spor yarışmasında bir sporcu veya takımın kazandığı sayı bakımından.

Sayım suyum yok : Çocuklar arasında bir işte şakaya yer verilmeyeceğini anlatan bir söz. çocuk oyunlarında "kısa bir süre için oyun dışıyım" anlamında kullanılan bir söz.

Sayısını allah bilir : "o kadar çok ki saymakla bitmez" anlamında kullanılan bir söz.

Sayı boncuğu : Basit sayma ve hesap işleri yapmakta kullanılan, her teline onar boncuk geçirilmiş hesap aracı, çörkü, abaküs.

Sayı farkı : Futbol vb. karşılaşmalarda bir takımın elde ettiği sayıların, karşı takımın elde ettiklerine oranlanmasıyla bulunan sayı, averaj.

Sayı göstergesi : Sayıları veya sayı durumunu gösteren levha, sayı levhası.

Sayı levhası : Sayı göstergesi.

Sayı sıfatı : Adı sayı kavramı bakımından belirten sıfat.

Abstre sayı : Soyut sayı.

Artı sayı : Kendisinden önce + işareti bulunan, sıfırdan büyük sayı, pozitif sayı.

Asal sayı : Kendisinden ve 1'den başka böleni olmayan, 1'den büyük sayı: 2, 3, 5 vb.

Banko sayı : Şans oyunlarında kazanacağı tahmin edilen sayı.

Çift sayı : 2 ve 4, 6, 8 gibi 2'nin katı olan ve 2'ye bölünebilen tam sayı.

Doğal sayı : 0, 1, 2, 3, ... sayılarından her biri.

Eksi sayı : Sıfırdan küçük sayı, negatif sayı.

Gerçek sayı : Bir eksen üzerindeki bir noktanın yerini belirlemeye yarayan sayı.

Karmaşık sayı : Kesirleri ondalık sayının tersine olarak çeşitli birimlere göre bölümlenmiş sayı, sanal sayı.

Katsayı : Cisimlerin fiziksel özelliklerini belirten değişmeyen büyüklükler. Bir yasayı anlatan formülün yazılışında yer alan, değişmeyen sayı. Bir niceliğin kaç katı alındığını gösteren sayı, emsal.

Kesirli sayı : Kesri olan sayı.

Negatif sayı : Eksi sayı.

Ondalık sayı : Payda olarak 10 veya 10'un herhangi bir kuvvetini alan kesirli sayı.

Özel sayı : Bir süreli yayının belli bir konuya ayrılmış sayısı.

Pozitif sayı : Artı sayı.

Rasyonel sayı : Tam veya kesirli sayıların ortak adı.

Sanal sayı : Karmaşık sayı.

Sınırlı sayı : Sonsuz değerli olmayan sayı.

Sınırsız sayı : Sonsuz değerli sayı.

Soyut sayı : Birimlerinin türü belirlenmemiş sayı, abstre sayı.

Tam sayı : Bir bütünü oluşturan tekler için kararlaşmış bulunan sayı, adedimürettep. Kesirsiz sayı, adedimürettep.

Tek sayı : 1, 3, 5, 7, 9 gibi kesirsiz olarak 2'ye bölünemeyen sayılar.

Toparlak sayı : Yuvarlak sayı.

Tüm sayı : Bir derneğin, örgütün bütün üyelerinin oluşturduğu toplam üye sayısı.

Yeter sayı : Bir toplantının, bir oturumun açılabilmesi için orada bulunması gereken üye sayısı, nisap.

Yuvarlak sayı : Bütüne tamamlanmış sayı, toparlak sayı, toparlak rakam.

Atom sayısı : Bir atom çekirdeğinin içerisinde bulunan protonların sayısı, atom numarası.

Baskı sayısı : Gazete, kitap, dergi vb.nin bir defada basıldığı sayı, tiraj.

Eleman sayısı : Bir kümedeki varlıkların sayısı.

Pi sayısı : Çember çevresinin uzunluğunun çapının uzunluğuna bölünmesi ile elde edilen sabit sayı (3,1416).

Servis sayısı : Teniste rakibin karşılayamadığı, doğrudan doğruya sayı getiren servis.

Taşıma sayısı : Bir iyon tarafından taşınan akımın geçen toplam akım miktarına olan oranı.

Topluluk sayısı : Topluluğu meydana getiren sayı.

Üye tam sayısı : Bir meclisi, derneği veya kurulu oluşturan üyelerin toplamı olan sayı.

Ardışık sayılar : Bir, iki, üç gibi birbiri ardınca gelen sayılar.

Asıl sayılar : Sıra veya üleştirme eki almamış yalın sayılar, temel sayılar.

Ortak ölçülmez sayılar : Aralarında ortak tam bölen bulunmayan sayılar.

Temel sayılar : Asıl sayılar.

Sayma sayıları : 1'den sonsuza kadar olan sayılar.

Sayıca : Sayı bakımından, adetçe, adedî.

Sayıcı : Vergi almak için hayvan sayımı yapan kimse.

Sayıcılık : Sayıcının yaptığı iş.

Sayıklama : Sayıklamak işi.

Sayıklamak : İstediği, özlediği bir şeyden sürekli söz etmek. Uykuda veya bir hastalığın verdiği dalgınlık sırasında anlamsız, tutarsız sözler söylemek.

Sayılama : Sayılamak işi. Sayımlama.

Sayılamak : Nesnelerin veya olayların niceliğini rakamlarla belirtmek.

Sayılı : Sayısı belli olan, sayılmış olan. Herhangi bir sayısı olan. Az görülen, önemli, mahdut.

Sayılı fırtına : Toplumun görgü kurallarına uygun davranan, hak arayan, yiğit kimse.

Sayılma : Sayılmak işi, ad, addedilme, addolunma.

Sayılmak : Sayma işine konu olmak, addedilmek.

Sayım : Sayma işi, tadat.

Sayım bilimi : İstatistik.

Sayım vergisi : Her yıl tespit edilen hayvan sayısı üzerinden alınan vergi, ağnam.

Sayımlama : Sayımlamak işi, sayılama. İstatistik.

Sayımlamacı : İstatistikçi.

Sayımlamak : Sayım yapmak.

Sayımlı : Sayısı bulunan.

Sayımsal : Sayımlama veya sayım bilimi ile ilgili olan.

Sayımsız : Sayısız.

Sayın : Konuşma ve yazışmalarda saygı belirtisi olarak kişi adlarının önüne getirilen söz.

Sayıp dökmek : Ne var ne yok, hepsini söylemek.

Sayış : Sayma işi.

Sayısal : Sayı ile ilgili, sayıya dayanan, numerik, dijital. Sayıya dayanan konuları kapsayan (sınav).

Sayısal loto : Dönen bir küre içinden çekilecek toplar üzerine işaretlenmiş birden kırk dokuza kadar olan sayılardan altı tanesinin önceden tahmin edilmesine ve para yatırılmasına dayanan bir talih oyunu.

Sayısız : Sayılmayacak kadar çok, pek çok, sayımsız.

Sayısızlık : Sayısız olma durumu.

Sayışma : Çocuk oyunlarında sayı sayarak ebeyi belirleme. Sayışmak işi, takas.

Sayışmak : Ödeşmek, hesaplaşmak, hesabına saymak, takas etmek. Çocuk oyunlarında sayı sayarak ebeyi belirlemek.

Açık sayım : Bir seçim sonunda verilen oyların açık olarak sayılması, aleni tadat.

Ardında yüz köpek havlamayan kurt kurt sayılmaz : "önemli kimseleri çekemeyip onlara dil uzatanlar çok olur" anlamında kullanılan bir söz.

Günleri sayılı olmak : Bir yerde kalmak için ancak birkaç günü bulunmak. ölümü yakın olmak.

Hatırı sayılır : Önemli, saygın, saygıdeğer. oldukça çok.

Kasa sayımı : Günlük kasa mevcudunun kasanın devredilmesinden önce sayılıp belirlenmesi.

Kavgada yumruk sayılmaz : "kavga sırasında hem dayak yenilir hem de atılır" anlamında kullanılan bir söz.

Kemikleri sayılmak : Çok zayıflamak.

Meşru sayılmak : Geçerli bulunmak.

Nüfus sayımı : Ülkenin nüfus sayısını tespit etmek için yapılmış olan sayım.

Parmakla sayılacak kadar az olmak : Çok az olmak.

Sıra sayı sıfatı : Bir şeyin diziliş veya aşamadaki sırasını bildiren sıfat.

Sayma : Saymak işi, ad, tadat, addetme.

Ölçme : Ölçmek işi.

Tartma : Başörtüsü, yemeni. Tartmak işi. Güreşte rakibi kucağa alıp ayağını yerden kesme.

Gazete : Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer. Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın.

Dergi : Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Hızlı süren, hızlı giden. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü.

Yayın : Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat. Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat.

Belirtmek : Açıklamak, tebarüz ettirmek.

Sayı adı : Sayı anlatan kelimelere, tek başlarına oldukları vakit, SAYI ADI, bir isme sanlık gibi getirildikleri vakit SAYI SIFATI ( Adjectif numéral ) denir. bk. Asıl sayı, Sıra sayısı, Üleştirme sayısı, Topluluk sayısı, Kesir sayısı. Sayı kavramı veren ad: Bes, yedi, yüz vb. Sayı adları takısız tamlama biçiminde kullanılır: Bin iki yüz on yedi vb. Sayı kavramını gösteren ad. üç, beş, yedi, dokuz, on, yüz, bin, bin dokuz yüz, seksen altı, bir milyon üç yüz elli altı bin, tümen vb.

Sayı çizelgesi : Karşılaşma sırasında güreşçilerin kazandıkları puanları gösteren liste.

Sayı değişkeni : Değer alanı doğal sayılar kümesi olan değişken: n, m, i, j, k, I.

Sayı dizgesi : Sayılar adını alan bir nesneler kümesi, bunlar arasındaki işlemler ve bunların kullanımına ilişkin bir belitler kümesinden oluşan uzambilgisel dizge. Sayıları göstermeye yarayan sayıtları yazma yöntemi. Sayılar arasındaki ilişkileri düzenleyen ve kullandığı sayar sayısı, katlanma kurallarına göre birbirinden ayrılan dizgelerden her biri.

Sayı dizgesinin özellikleri : Gerçek sayıların oluşturduğu dizgenin sıra, aralık, başlangıç noktası adıyla anılan özellikleri: a. Sıra özelliği: "Gerçek sayılar birbiriyle kesin bir sıra ilişkisi içindedir." b . Aralık özelliği: "Gerçek sayılar arasındaki uzaklık eşittir." c. Başlangıç noktası özelliği: "Gerçek sayıların sıfır sayısının belirlediği bir saltık başlangıç noktası vardır." bk. ölçüm düzeyleri, saltık sıfır noktası.

Sayı doğrusu : [Bakınız: sayı ekseni] Gerçel sayılarla eşlenmiş doğru.

Sayı ekseni : Üzerinde durgan bir başlangıç noktası, artı yön ve birim uzunluk belirlenmiş doğru, Anlamdaş. gerçek eksen, gerçek doğru, sayı doğrusu. (matematik)

Sayı gezmek : Saya gezmek

Sayı gösterimi : Bir sayılar dizgesinde, bir sayının gösterimi.

Sayı grubu : Basamak sistemine göre sıralanmış ve herhangi bir ek almadan yan yana gelmiş sayı adlarının oluşturduğu grup. Bu grupta büyük sayı başta küçük sayı sonda bulunur. Vurgu sondaki küçük sayı üzerindedir: yirmi sekiz, yüz on, beş yüz seksen, yedi milyon üç yüz, iki milyar dört yüz milyon yüz altmış gibi. Sayı grubunun içinde sıfat grubu oluşturan sayılar da bulunabilir. Söz gelişi beş yüz seksen sayı grubu içindeki beş yüz, yedi milyon üç yüz sayı grubundaki yedi milyon ve üç yüz, on milyon beş yüz sayı grubundaki on milyon ve beş yüz de birer sıfat tamlamasıdır. Sayı grupları cümlede ad ve sıfat görevi yüklenir: Mayıs ayının on ikisinde toplantı yapılacaktır. Sinan Bey’in evindeki havuz sayısı bir değil üçtür (ad). Orada, on sekiz gün oturdu. Beş yaşındayken annesinden ayrıldı. Bir sırada dört kişi oturuyordu. Siz hiç beş kapılı dolap gördünüz mü? (sıfat) vb.

Sayı ile ilgili Cümleler

  • Ali sayısız kanunu çiğnedi.
  • İtalyancada da nasıl sayılacağını biliyor musun?
  • Sayı nedir?
  • Sayıca fazlaydım.
  • Bir siyasetçi olarak onun günleri sayılı.
  • Tom'un sayısız kız arkadaşı vardı.
  • Sayıca fazlaydık.
  • Bir milyon, yedi basamaklı bir sayıdır.
  • Sayıları binleri bulan göstericiler toplu taşıma araçlarını ateşe verdi.
  • "4" Japonya'da uğursuz bir sayıdır.
  • Sayılar da her zaman önemlidir. Daha önceden belirlenen bir cetvele bakarak karşımızdakini sayı yoluyla anlayabiliriz.
  • Sayılar tamamen rastgele seçilmiş olsa ve duygusal ilişkileri olmasa daha iyi olur mu?
  • Çok sayıda aptalca sorular sormayı durdurmanı öneriyorum.
  • Sayıca sizden üstün olduğumuzu görmüyor musun?

Diğer dillerde Sayı anlamı nedir?

İngilizce'de Sayı ne demek? : adj. numerary

n. number, numeral, quantity, count, figure, score, issue, basket, button, cage, conversion, goal, point

Fransızca'da Sayı : nombre [le], numéro [le], quantité [la], compte [le], livraison [la]

Almanca'da Sayı : n. Anzahl, Exemplar, Numerus, Nummer, Point, Quantität, Zahl, Zahlwort, Ziffer

Rusça'da Sayı : n. число (N), числительное (N), счет (M), очко (N), номер (M), перечисление (N), слагаемое (N)