Sayma nedir, Sayma ne demek

"Sayma" ile ilgili cümleler

  • "Don Luis bir iki rakam daha saymaya hazırlanmıştı ki kahvenin camı arkasından görünen sokakta ani bir kaynaşma oldu." - N. Hikmet

Yerel Türkçe anlamı:

Meyve kurularından yapılmış olan hoşaf.

Yapıda kullanılan dar ve kalınca tahta, lata.

Sosyoloji'deki anlamı:

Belli bir tarihsel dönemde bir toplumda ya da bir toplumsal kümede yaygın olan gelenek, görenek, moda, alışkı. . . gibi genel uygulama ya da kullanım biçimlerinin her biri.

İngilizce'de Sayma ne demek? Sayma ingilizcesi nedir?:

convention

Sayma anlamı, kısaca tanımı:

Sayma sayıları : 1'den sonsuza kadar olan sayılar.

Ritmik sayma : Bir kural dâhilinde sayı aralıklarını değiştirmeden ileri, geri sayma.

Varsayma : Varsaymak işi.

Saymaca : Gerçekte öyle olmadığı hâlde öyleymiş gibi kabul edilen, itibari, nominal. (sa'ymaca) Sayarak.

Saymak : Önemsemek. Arka arkaya söylemek, sıralamak. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. Gibi görmek, kabul etmek. Ödemek, peşin vermek. Sayıları arka arkaya söylemek. Hesaba katmak, dikkate almak. Geçer tutmak. Varsaymak, tutmak, farz etmek. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek.

 

Saymakla bitmemek : Pek çok olmak.

Saymamazlık : Saygı göstermeme durumu, saymazlık.

Sayman : Bir kurum, kuruluş vb.nin hesap işleriyle uğraşan kimse, muhasebeci, muhasip.

Saymanlık : Hesap işlerinin görüldüğü yer, muhasiplik.

Saymazlık : Saymamazlık.

Adamdan saymak : Bir kimseye gereğinden fazla değer vermek, saygı duymak.

Alacağına saymak : Bir şeyi borca karşı almak.

Avucuna saymak : Peşin olarak ödemek.

Azı çoğa saymak : Verilen küçük bir armağanı çok beğenmek.

Cana minnet saymak : Bir lütuf olarak kabul etmek.

Dalga saymak : Yersiz ve gereksiz şeylerle uğraşmak. boş ve aylak durmak.

Fasulye gibi kendini nimetten saymak : Kendine çok değer vermek, kendini bir şey sanmak.

Geri saymak : Geriye doğru saymak.

Gün saymak : Herhangi bir iş veya olayın belirlenmiş süresinin sonunu heyecanla beklemek.

Gününü saymak : Kurtulamayacak hasta son günlerini yaşamak.

Hakaret saymak : Bir sözü veya davranışı hakaret olarak kabul etmek.

Hatır saymak : Gerekli saygıyı göstermek.

Hiçe saymak : Önemsememek, önem vermemek.

İzinli saymak : İzin vermek. bir işte ayrı tutmak.

Kendini fasulye gibi nimetten saymak : Kendini çok önemli biri gibi görmek.

Lokmasını saymak : Sofrada yemek yiyen bir kimsenin ne kadar yediğine dikkat etmek.

Nabzını saymak : Bir dakikadaki kalp atışını saymak.

Para saymak : Ödemek.

Pösteki saymak : İçinden çıkılmaz bir iş yüklenip uğraşmak.

Sövüp saymak : Aralıksız küfürler sıralamak, uzun uzadıya söverek yermek.

 

Yabancı saymak : Yabancı gibi görmek, yabancı olarak benimsemek.

Yenik saymak : Yenilmiş olarak kabul etmek.

Yerinde saymak : İlerleyememek, gelişememek, değişememek. yürür gibi yaparak hep aynı yerde, sürekli olarak ayağın birini kaldırıp birini basmak.

Yıldızları saymak : Geceleri uyku uyuyamamak.

Zül saymak : Bir olay veya sözü küçültücü, alçaltıcı, aşağılayıcı olarak değerlendirmek.

Tadat : Sayma. Sayarak yoklama yapma. Sayım.

Addetme : Sayma.

Ad : Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim.

Sayma ölçümü : (…)

Sayma sayısı : [Bakınız: doğal sayı] N+ = {1,2,3,...} kümesinin her bir elemanı.

Saymaca anamal : Ortaklığın kuruluşunda niceliği açıkça belirtilen anamal.

Saymaca anonim : Yazarı birden çok olan ama bunlardan hiç birinin ötekinden üstün olmadığı yapıt. Bir kurum adına yayımlanan ve temel fişi bu kuruma göre çıkarılan yapıt.

Saymaca arakoruncaklar : Genel arakoruncaklara konulması çok zor ve giderli olan gümrüklü malların konulmasına özgü arakoruncaklar. (Bunlar iyelerinin olup gümrük bakımından arakoruncak sayılırlar.)

Saymaca dara : Ağırlık ve durumlarında bir değişim olmaması nedeniyle aynı tür ve ağırlıkta olan sarmalaçlarla işlem gören, çay kahve, pirinç ve benzeri malların sarmalanmış ağırlıkları ile kendi ağırlıkları arasındaki fark.

Saymaca değer : Pay, borç belgitleriyle diğer tecim belgitlerinin üzerlerinde yazılı para değerleri.

Saymaca eder : Tecim alanı değerine yaklaşık eder.

Saymaca kağıt para : Altın ya da gümüş karşılığı olmayan kâğıt para. Devlet gücüyle dönüştürülen zorunlu bir borçlanmadan başka bir anlam ve niteliği olmayan kâğıt para.

Saymaca para : Bankacılık kesiminin, üzerine çek yazılabilen veya virman emri ile kullanılan vadesiz mevduatla, geri dönüş oranı ve karşılık oranına bağlı olarak kağıt üzerinde yarattığı para. Gerçek değeri ile ilişkisi olmayan ve saymaca değeriyle değişim birimi olarak kullanılmakta olan madeni ve kâğıt paralar.

Sayma ile ilgili Cümleler

  • Samanyolu galaksisinde 100 milyardan çok yıldız vardır. Eğer onları tek tek saymaya çalışsaydınız bu 3000 yıldan fazla sürerdi!
  • Saymaya başla.
  • "Hayır"ı cevaptan saymayacağım.
  • "Ben şimdi Fransızca 1'den 100'e kadar sayabilirim." "Vay bu harika. Peki 100'den 1 kadar geriye doğru saymaya ne dersin?" "Hayır, o benim için hala imkansız."
  • Oğlum yüze kadar saymaya başladı.
  • Saymada yanlış yapmamaya özen göstermelisin.
  • Ben saymayı durdurdum.
  • Hemşire Tom'a anestezi uygularken 10'dan geriye doğru saymasını söyledi.
  • Sayman kim?
  • Gerçeği yok sayma.
  • Saymayı bıraktım.

Diğer dillerde Sayma anlamı nedir?

İngilizce'de Sayma ne demek? : n. counting, reckoning, count

Fransızca'da Sayma : comptage [le], énumération [la]

Almanca'da Sayma : n. Ausrechnung, Beachtung, Huldigung, Rücksichtsnahme, Schätzung

Rusça'da Sayma : n. счет (M), отсчет (M), насчитывание (N), подсчет (M), подсчитывание (N), учет (M), перечисление (N), перечень (M)